gönderme ile cümle
gönderme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
STS-122'nin birincil amacı Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Columbus bilim laboratuvarını istasyona göndermekti.O principal objetivo da STS-122 foi acoplar o módulo europeu Columbus na ISS.
Kontrolsüz bağlantı ise 802.1X PAE tarafından, EAPOL çerçevelerini göndermek ya da almak için kullanılır.A porta não controlada é usada pelo 802.1X PAE para transmitir e receber pacotes(quadros) EAPOL.
Bu aydınlık Tough Love'a bir gönderme.Nota: Não confundir com Luiz Caldas.
Şarkının nakaratı "Beni rehabilitasyona göndermeye çalıştılar, fakat ben "Hayır, hayır, hayır" dedim.Em tradução livre ao português: "Tentaram fazer-me ir à reabilitação, eu disse 'não, não, não'".
Bush'un edebi ve sinematik göndermeleri yine albümde yerini alıyordu.As influências literárias e cinematográficas de Bush estavam novamente à tona.
Ayet numarası olan 15:1, Firefox 1.0 kodlarının son halini aldığı 15 Ocak 2013’e bir göndermedir.O número do versículo 15:1 refere-se ao congelamento do código do Firefox OS 1.0 (15 de Janeiro de 2013).
Nighthawks popüler kültürde sözü edilen, göndermeler yapılan ve parodilere konu olan bir resim oldu.Nighthawks tem sido amplamente referenciado e parodiado na cultura popular.
Albümün ismi de, Birleşmiş Milletler'e (United Nations) bir gönderme yapmaktadır.O nome é um trocadilho com o nome das Nações Unidas (United Nations).
Hikâye, Rus folkloründen izler taşımakta ve otobiyografik göndermeler içermektedir.A história tem ecos do folclore russo e pode conter referências autobiográficas.
Eserlerinin çoğunda eski Hollanda atasözlerine ya da edebi metinlerine göndermeler vardı.Muitas de suas obras retratam provérbios e histórias neerlandesas.
Bill, Terminatör ve Şey adlı filmlerden bahsederken; Doktor, Karlar Ülkesi filmine göndermede bulunmuştur.Bill menciona os filmes The Terminator e The Thing, enquanto o Doutor menciona Frozen.
Bu Denizin Dişleri adlı filmdeki "Sanırım sana daha büyük bir tekne gerekiyor." repliğine göndermedir.Isto reflecte uma linha do filme Jaws: "Eu acho que você vai precisar de um barco maior".
Pelikan, kolejin adına bir göndermedir: "corpus christi", Latincede "İsa'nın bedeni" anlamına gelir.No seu pedestal a inscrição em latim lê: "Eis aqui a Cruz do Senhor.
Kaptana bir SOS sinyali göndermek için yönetir.Ela consegue enviar um sinal SOS ao Capitão.
Sanatçı, konseptin albüm adına bir gönderme olduğunu belirtti: "insanın kendisinden çıkan iyi ve kötü şeyler".Em seu livro Súplicas de Um Necessitado, afirma que "é uma arte sentir-se pobre e necessitado.
Ayrıca Asır, Yeditepe, Yenilik dergilerine de şiirler göndermeye başlamıştır.Ele também começou a enviar poemas e resenhas para jornais.
Carlo Anjullu bu imparatorluk yanlısı ayaklanmalara finansal yardım göndermeye başladı.Marcos Amaro passou então a investir em ativos imobiliários .
Olimpiyat Oyunları'nda Kıbrıs, 1980 yılından beri sporcu göndermektedir.O Chipre tem mandado atletas para todos os Jogos Olímpicos realizados desde 1980.
Albümün ismi Deep Purple'ın efsanevi konser albümü "Made In Japan"a gönderme yapmaktadır.O título é um trocadilho com o álbum ao vivo do Deep Purple, Made in Japan, também gravado no Japão.
Kurgularında bazı bazı bunlara göndermeler yaptı .Permitiu-lhe somente copiar alguns.
Salgınlarda, nezleli çocukları okula göndermemelidir.Apenas alimentar as crianças nas escolas não é suficiente.
The Cure grubunun "Killing An Arab" şarkısı kitaba bir göndermedir.Na música popular, inspirou a canção do The Cure Killing an Arab.
Token'a sahip bilgisayar veri gönderme hakkına sahiptir.Somente o nó com o token pode enviar informações.
Bu alana soru göndermek için site üyesi olmak gerekmemektedir.Não é necessário cadastro para acesso ao site.
Hera, rakibelerini Eileithyia'yı göndermeyerek cezalandırırdı (Leto, Alkmene).Foi ela quem aconselhou Rin a contratar um guarda-costas imortal (Manji).
Bunlar, İkarus'un yararsız çabasına göndermedir.E tudo isso graças a ajuda não proposital de Iago.
2011’deki bir röportajında 10-20 yıl içinde Mars’a insan göndermeyi umduğunu söylemiştir.In een interview in 2011 zei Musk dat hij hoopt binnen 10 of 20 jaar mensen naar Mars te kunnen sturen.
Alice’in Bob’a imzalanmış bir mesaj göndermek istediğini düşünelim.Veronderstel dat Alice een ondertekend bericht wil zenden naar Bob.
Hayatın olduğu yerde umut da vardır" sözlerine gönderme yapılmıştır.En waar leven is, zo zegt men, is er ook hoop.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Ouderlijk toezicht om te bepalen wie e-mails mocht sturen naar hun kinderen.
Ve çok hızlı atlı okçularını başka bir yere göndermek zorunda kalabilir.Hij moest geschikt zijn om snel naar een ander paard te worden overgebracht.
Kalabalık, çocukları içeri göndermesini istedi.Ze roepen de kinderen naar binnen.
ESA Mars’a insan göndermelerinin 2030 ve 2035 yılları arasında yer alacağını umduklarını açıkladı.De Europese ruimtevaartorganisatie, ESA, wil mensen op Mars laten landen tussen 2030 en 2035.
Şarkının klibi From Dusk Till Dawn filmindeki sahnelere gönderme yapmaktadır.Geïnspireerd op de gelijknamige bar uit de film From Dusk Till Dawn.
Peru hükümeti yardım göndermeyi teklif etti.De Filipijnse regering vroeg de internationale gemeenschap om hulp.
Komitelere ayrıca aynı dönemde B barajını (10.28) yakalayan bir sporcu gönderme hakkı verilmişti.Een NOC mocht een atleet afvaardigen, die in dezelfde kwalificatieperiode aan de B-limiet voldeed (10,28).
O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu.Er was ooit sprake van een verlenging naar Roermond, doch dit werd nooit uitgevoerd.
Ücretsiz üye olan kullanıcıların 2 GB fotoğraf gönderme sınırı vardır.Met een gratis account kunnen gebruikers van de dienst bestanden tot 2 GB versturen.
Faks göndermek ve almak mümkün olan birkaç cep telefonundan biridir.Sommige teksttelefoons hebben de mogelijkheid om een fax mee te versturen en ontvangen.
Xylene, Omnitrix'i Max'e göndermeyi planlamıştı fakat kazara Ben onu bulmuştur.Zij wilde hem de Omnitrix geven, maar Ben vond hem per ongeluk.
Yeniden gönderme sayacını arttır.Re-raise - De laatste raise opnieuw verhogen.
Diğer ülkeler ise en iyi oyuncularını Olimpiyatlar'a göndermeye başladılar.De landen werden aangevuld met de beste overige landen van de afgelopen Olympische Spelen in Peking.
Çünkü Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti.Dat zou de regen betekenen aangezien de regen ook het leven aan de aarde schenkt.
Ayrıca masaüstü sürümü, kullanıcıların iOS'la diğer cihazlara konum ve yön göndermelerine olanak sağladı.Ook konden locaties en routes worden verzonden naar andere apparaten met iOS.
Paket ayrıca Simlerin çocuklarını hazırlık okuluna göndermelerine de imkan sunar.Ik geef jullie de goede raad om jullie kinderen naar school te sturen.
Eserlerinin çoğunda eski Hollanda atasözlerine ya da edebi metinlerine göndermeler vardı.Veel van Steens schilderijen refereren aan oude Nederlands spreekwoorden of literatuur.
Nazi bürokratlar, Yahudileri Sibirya’ya gönderme plânı da yaptılar.De nazi's keerden zich ook tegen de plannen van zionisten om een joodse staat in Palestina op te richten.
Yetimlerin soyadları Baudelaire, Fransız şair Charles Baudelaire'e bir göndermedir.Jeanne Duval was de minnares van de Franse dichter Charles Baudelaire.
Ayrıca 1962 filmi En Uzun Gün'e de bir göndermedir.Deze actie is verfilmd in de film The Longest Day uit 1962.
"Road to Europe", bir dizi kültürel göndermeye yer vermektedir.Wie is dat?, met een bijdrage over multiculturalisme.
Jackson federal birlikler göndererek, batıya göndermeden önce 17.000 Çeroki'yi kamplarda topladı.Maar 's avonds nam Jackson bij een tegenaanval 7000 Unionisten gevangen.
Her albümlerinde yaptıkları bu albümde de göndermeler vardı.Dus, stopte ik alles wat ik had in dat album.
Romanda Edmund Spenser'ın Faerie Queene'e göndermeler vardır.Een andere schrijver die hetzelfde verhaal behandelde is Edmund Spenser in The Faerie Queene.
Bir mektup göndermek için postaneye gitti.Hij ging naar het postkantoor om een brief te verzenden.
Allan fazladan para ve elbise göndermesine rağmen Poe'nun borçları arttı.Allan przysyłał dodatkowe fundusze i ubrania, lecz długi Poego ciągle rosły.
Kitap'ta İbrahim Peygamber'in ve Eski Ahit'in hikâyelerine gönderme yapılır.Lecz My daliśmy już ludowi Abrahama Księgę Mądrości i ustanowiliśmy nad nimi wielkie królestwo".
ESA Mars’a insan göndermelerinin 2030 ve 2035 yılları arasında yer alacağını umduklarını açıkladı.ESA ma nadzieję, że lądowanie człowieka na Marsie nastąpi między 2030 a 2035.
Hiçbir Avrupa ülkesi turnuva başlamadan iki ay öncesine kadar takım gönderme sözü vermedi.Na dwa miesiące przed rozpoczęciem turnieju żaden zespół z Europy nie był oficjalnie zgłoszony.
802: Harun Şarlman'a bir diplomatik hediye olarak iki tane beyaz fil (albino) göndermesi.802 Harun przekazuje w darze Karolowi Wielkiemu dwa białe słonie.
Britanya, 1840 yılına kadar Yeni Güney Galler'e suçlu göndermeye devam etti.Wielka Brytania wysyłała transporty skazańców do Nowej Południowej Walii aż do 1840.