gönderdim ile cümle

gönderdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim.""Ich habe dir meinen einzigen Sohn geschickt."
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim.""내 하나뿐인 아들을 보내노라"라고 말하지요.
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim.""Я послал тебе своего единственного сына".
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim."אומר לכדור הארץ: "שלחתי לכם את בני יחידי"
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim."يقول له عندما وصل الى الارض " يا بني الوحيد لقد ارسلتك الى الارض "
Dünya'ya şöyle diyor: "Sana tek oğlumu gönderdim."(笑)
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Aku sudah utus Tuan Hwang kesana, jadi dia yang akan urus situasinya.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Ho già mandato il signor Hwang, quindi gestirà la situazione.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Ich habe schon Mr. Hwang schicken lassen, damit er die Situation klärt.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.J'ai déjà envoyé Mr Hwang, donc il va gérer la situation.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Już wysłałem pana Hwang'a on zajmie się cała ta sytuacją.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.L-am trimis deja pe dl Hwang sa se ocupe.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Έχω ήδη στείλει τον Κύριο Χουάνγκ, οπότε θα χειριστεί την κατάσταση.
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.Я уже послал Хванга, он разберется
Durumu açıklığa kavuşturması için bunu Bay Hawang' a gönderdim.لقد ارسلت سابقا مستر هوانج , اذن سيقوم بحل الامر
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Am trimis sute de vederi editorilor şi directorilor, dar nu am primit răspuns.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Ich verschickte hunderte von Postkarten an Lektoren und künstlerische Leiter, aber sie blieben unbeantwortet.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Ik stuurde honderden briefkaarten naar redacteuren en art directors, maar die werden niet beantwoord.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Inviavo centinaia di cartoline a editori e art director, ma rimanevano senza risposta.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Jag brukade skicka hundratals vykort till redaktörer och art directors, men de fick inga svar.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.수석 디자이너들에게 보냈습니다, 하지만 아무도 답을 주지 않았습니다.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Mandava centenas de postais para editores e diretores de artes, mas nunca recebia resposta.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Százával küldtem szét képeslapokat szerkesztőknek és művészeti vezetőknek, de egyikre sem kaptam választ.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Έστελνα εκατοντάδες κάρτες σε συντάκτες και καλλιτεχνικούς διευθυντές, αλλά δεν είχα καμία απόκριση.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.Розсилав сотні листівок редакторам та арт-директорам, але вони не відповідали.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.לעורכים ולמנהלים אמנותיים אבל לא קיבלתי שום תשובה.
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.للمحررين و مدراء الفن لكنها تذهب بلا إجابة
Editörlere ve sanat yönetmenlerine yüzlerce kartpostal gönderdim, ama cevaplanmadı.でも返事は返ってきませんでした 祖父からは毎週電話がかかってきて
Fotoğrafları, yazdığım notu ve maaş makbuzunu panele gönderdim ve sonunda bana bir görüşme tarihi verildi.Presenté las fotos, el memorándum, y el certificado de mi sueldo, y me dieron cita para una entrevista.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››aber stehe auf, steig hinab und zieh mit ihnen und zweifle nicht; denn ich habe sie gesandt.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Ale vstaň, sídi a iď s nimi a nič nepochybuj, pretože som ich ja poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››alzati, scendi e và con loro senza esitazione, perché io li ho mandati»
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Ayo lekas turun ke bawah dan jangan ragu-ragu mengikuti mereka, sebab Akulah yang menyuruh mereka.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››일어나 내려가 의심치 말고 함께 가라 내가 저희를 보내었느니라 하시니
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Levanta-te, pois, desce e vai com eles, nada duvidando; porque eu tos enviei.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Levántate, pues, y baja. No dudes de ir con ellos, porque yo los he enviado.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››lève-toi, descends, et pars avec eux sans hésiter, car c`est moi qui les ai envoyés.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››men stå op, stig ned, og drag med dem uden at tvivle; thi det er mig, som har sendt dem."
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››niin nouse nyt, astu alas ja mene arvelematta heidän kanssaan, sillä minä olen heidät lähettänyt".
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Nosza kelj fel, eredj alá, és minden kételkedés nélkül menj el õ velök: mert én küldöttem õket.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Protož vstana, sejdi dolů a jdi s nimi, nic nepochybuje; neboť jsem já je poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Przetoż wstawszy, zstąp, a idź z nimi, nic nie wątpiąc, bomci ja je posłał.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››scoală-te, pogoară-te, şi du-te cu ei, fără şovăire, căci Eu i-am trimes.``
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Sta op, ga naar beneden en aarzel niet met hen mee te gaan, want Ik heb hen gestuurd."
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››stå op og gå ned, og dra med dem uten å tvile! for det er jeg som har sendt dem.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Stå upp, och gå ditned och följ med dem, utan att tveka; ty det är jag som har sänt dem.»
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vậy , hãy đứng_dậy , xuống mà đi với họ , chớ hồ_nghi , vì ta đã sai họ đó .
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vậy, hãy đứng dậy, xuống mà đi với họ, chớ hồ nghi, vì ta đã sai họ đó.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Vstani torej, stopi doli in pojdi ž njimi brez pomišljevanja; zakaj jaz sem jih poslal.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››σηκωθεις λοιπον καταβηθι και υπαγε μετ' αυτων, μηδολως δισταζων, διοτι εγω απεστειλα αυτους.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››встань, сойди и иди с ними, нимало не сомневаясь; ибо Я послал их.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››И тъй, Петър слезе при човеците и рече: Ето, аз съм оня, когото търсите. По коя причина дойдохте?
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››Уставши ж, зійди та йди з ними, не розбираючи; бо я післав їх.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››לכן קום רד ולכה נא אתם ואל תתמהמה כי אנכי שלחתים׃
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››‎لكن قم وانزل واذهب معهم غير مرتاب في شيء لاني انا قد ارسلتهم.
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››起 來 、 下 去 、 和 他 們 同 往 、 不 要 疑 惑 . 因 為 是 我 差 他 們 來 的
‹‹Haydi kalk, aşağı in. Hiç çekinmeden onlarla git. Çünkü onları ben gönderdim.››起來 、 下去 、 和 他 們 同往 、 不 要 疑惑 . 因為 是 我 差 他 們來的
Hepsi geçici! Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.Alaposan átgondoltam az uralkodó családdal ellenkező álláspontját mielőtt a palotába küldtem.
Kitaplarımı gönderdim.Am trimis cărţile.
Kitaplarımı gönderdim.Enviaba mis libros.
İlgili Sayfalar