gönderdim ile cümle

gönderdim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kitaplarımı gönderdim.Ich schickte meine Bücher an Verleger.
Kitaplarımı gönderdim.Ik verstuurde mijn boeken.
Kitaplarımı gönderdim.Inviavo i miei libri.
Kitaplarımı gönderdim.Jag brukade skicka mina böcker.
Kitaplarımı gönderdim.J'envoyais mes livres.
Kitaplarımı gönderdim.저의 책과 수 백장의 엽서를 편집장들과
Kitaplarımı gönderdim.Mandava os meus livros.
Kitaplarımı gönderdim.Rozsyłałem rękopisy.
Kitaplarımı gönderdim.Szétküldtem a könyveimet.
Kitaplarımı gönderdim.Tôi đã gửi sách đi.
Kitaplarımı gönderdim.Έστελνα τα βιβλία μου.
Kitaplarımı gönderdim.Розсилав свої книги.
Kitaplarımı gönderdim.שלחתי את הספרים שלי. שלחתי מאות גלויות
Kitaplarımı gönderdim.أرسل كتبي. و أرسل المئات من البطاقات البريدية
Kitaplarımı gönderdim.本を送ったり 編集者や美術監督者に 何百枚も絵葉書を送りました
Kıdemlime neden sormadım? Neden onu eve gönderdim?왜 전문의에게 물어보지 않았나? 왜 내가 그녀를 퇴원시켰나?
Kıdemlime neden sormadım? Neden onu eve gönderdim?Γιατί δεν ρώτησα τον επιβλέποντα; Γιατί την έστειλα σπίτι;
Kıdemlime neden sormadım? Neden onu eve gönderdim?מדוע לא התייעצתי עם הממונה? מדוע שלחתיה הביתה?
Kıdemlime neden sormadım? Neden onu eve gönderdim?لماذا لن اسأل المسؤول؟ لماذا ارسلتها الى المنزل؟
Kıdemlime neden sormadım? Neden onu eve gönderdim?最悪のときにはこう思っていました
Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.Σε έστειλα στο παλάτι γιατί κατάλαβα τις αντιρρήσεις σου για τη μοναρχία.
Monarşiye karşıt olduğunu düşündüğüm için seni saraya gönderdim.لقد ارسلتك للقصر لانني اعرف موقفك من العائلة الملكية لكن لحد الان لم ارى نتيجة
Neden onu eve gönderdim?Czemu odesłałem ją do domu?
Neden onu eve gönderdim?De ce am externat-o?
Neden onu eve gönderdim?Miért nem kérdeztem meg a konzultánsom?
Neden onu eve gönderdim?Perché l'ho mandata a casa?
Neden onu eve gönderdim?Porque é que a mandei para casa?
Neden onu eve gönderdim?¿Por qué la envié a su casa?
Neden onu eve gönderdim?Prečo som ju len poslal domov?"
Neden onu eve gönderdim?Proč jsem ji poslal domů?
Neden onu eve gönderdim?Tại sao lại cho bệnh nhân về nhà?
Neden onu eve gönderdim?Und dann in meinen schlimmsten Momenten:
Neden onu eve gönderdim?Защо я изпратих в къщи?
Neden onu eve gönderdim?Почему я выписал её?
Neden onu eve gönderdim?Чому я відправив її додому?
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.사실은 갖고 노는 게 너무 즐거워서 제 프로젝트를 만드는 대신에 열몇개의 프로젝트에 관한 링크를 제 어머니께 보냈습니다.
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.Spodobało mi się to aż tak, że zamiast zrobić własny projekt, wysłałem mamie linki do tych kilkunastu kartek.
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.למעשה, אהבתי את זה כל כך, שבמקום להכין פרוייקט לאימי, שלחתי לאימי לינק לבערך שנים עשר מהפרוייקטים האלה.
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.في الحقيقة، لقد أحببتها جدًا لدرجة أني عوض أن أصمم مشروعي الخاص، أرسلت لأمي العشرات من روابط تلك المشاريع.
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.事實上,由於我太鍾意呢啲作品 原本諗著親手整張 但後來就直接將十幾個作品嘅連結
O kadar sevdim ki, kendi projemi yapmak yerine, anneme onlarca projenin linkini gönderdim.母には これらの作品へのリンクを 10個ばかり 送ることにしました(笑) 母は実際 私の期待していた反応を 返してくれました
O kokmuş eski tiyatro mu? Oraya birkaç adam gönderdim.Взагалі-то, я відправила декого у ваш паршивий театр.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Alem posłał do niego, mówiąc: Nie jest to, co powiadasz; ale sam sobie to wymyślasz.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Am trimes următorul răspuns lui Sanbalat: ,,Ce ai spus tu în scrisoare nu este; tu dela tine le născoceşti!``
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Então mandei dizer-lhe: De tudo o que dizes, coisa nenhuma sucedeu, mas tu mesmo o inventas.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Entonces envié a decirle: "No han sucedido esas cosas que tú dices, sino que tú las inventas en tu corazón.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Je fis répondre à Sanballat: Ce que tu dis là n`est pas; c`est toi qui l`inventes!
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››내가 보내어 저에게 이르기를 너의 말한바 이런 일은 없는 일이요 네 마음에서 지어낸 것이라 하였나니
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Ma io gli feci rispondere: «Le cose non stanno come tu dici, ma tu inventi!»
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Men jeg sendte ham det Bud: Slige Ting, som du omtaler, er slet ikke sket; det er dit eget Påfund!
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Mijn antwoord luidde: "Wat u schrijft, zijn allemaal leugens! Er is geen woord waar van alles wat u zegt!
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Nato pošljem k njemu in sporočim: Nič takega se ni zgodilo, kar ti praviš, temuč v srcu svojem si to izmislil.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Tedy poslal jsem k němu, řka: Neníť toho nic, což ty pravíš, ale sám sobě to vymýšlíš.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Но я послал к нему сказать: ничего такого не было, о чем ты говоришь;ты выдумал это своим умом.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››Тогава пратих до него човеци да кажат: Няма такова нещо каквото ти казваш; но ти ги измислюваш от себе си.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››ואשלחה אליו לאמר לא נהיה כדברים האלה אשר אתה אומר כי מלבך אתה בודאם׃
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››فارسلت اليه قائلا لا يكون مثل هذا الكلام الذي تقوله بل انما انت مختلقه من قلبك.
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››我 就 差 遣 人 去 見 他 說 、 你 所 說 的 這 事 、 一 概 沒 有 、 是 你 心 裡 捏 造 的
Ona şu yanıtı gönderdim: ‹‹Söylediklerinin hiçbiri doğru değil. Hepsini kendin uyduruyorsun.››我 就 差遣 人 去 見 他 說 、 你 所 說 的 這事 、 一 概 沒 有 、 是 你 心裡 捏造 的
Onu evine gönderdim.Eigentlich machte ich zwei Fehler.
İlgili Sayfalar