gönderdi ile cümle
gönderdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fusari bu şarkıları, arkadaşı da olan yapımcı Vincent Herbert'a gönderdi.Fusari sendte disse sange til sin ven, produceren og musikdirektøren Vincent Herbert.
1607 yılında Cornelis Matelief de Jonge onu Banda Denizi ve Ambon Adası'na gönderdi.I 1607 sendte Cornelis Matelieff de Jonge ham til Ambon og Bandaøerne.
Şirket Haavik'i gönderdi ve ikilisi "Trax" kurdular.Pladeselskabet sendte Haavik, og de etablerede duoen Trax.
1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi.I 1433 sendte Sejong general Kim Jong-seo nordpå for at ødelægge Manchu.
Biraz daha ekledim ve ona geri gönderdim.Bare lidt mere, så har jeg ham.
Mani peygamberini (Mani'yi) korudu ve yurtdışına Maniheist misyonerler gönderdi.Manikæismen nød Shapurs særlige gunst; han beskyttede profeten Mani og udsendte mange manikæiske missionærer.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Salget indbragte 12.000 euros til Japan.
İmparator Gaozong, bunun üzerine Su Dingfang komutasındaki bir orduyu Batı Türklerinin üzerine gönderdi.Kejser Gaozong sendte en hær ledet af Su Dingfang for at besejre de vestlige tyrker.
Onları Budapeşte'ye geri gönderdi.Han besøgte Budapest.
Clodia ile olan evliliği mükemmel değildi ve onu annesine geri gönderdi.Ægteskabet var ikke lykkeligt, og Matilda forlod ham og vendte hjem til sin far.
Ve gönderdiğiniz içeriğe ulaşacağınız internet adresini veriyor.Det er i den man indtaster den adresse man vil ringe til.
30 Ağustos - Uluslararası Af Örgütü Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'na bir rapor gönderdi.10. december – FN's generalforsamling vedtager Verdenserklæringen om Menneskerettighederne.
1997 - NASA'nın gönderdiği Pathfinder adlı araştırma robotu Mars'ın yüzeyine indi.1997 - Den amerikanske rumsonde Mars Pathfinder lander på Mars.
Tom sana gönderdi mi?Sendte Tom dig?
Onları gönderdin mi?Sendte du dem?
Seni nereye gönderdiler?Hvor sendte de dig hen?
"And olsun, senden önce de peygamberler gönderdik.Slik forfulgte de også profetene før dere.
1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi.I 1433 sendte Sejong general Kim Jong-seo nordover for å ødelegge Manchu.
Yarışmaya Pierre Cuypers de katılmıştı ve gönderdiği tasarım ikinci seçilmişti.Pierre Cuypers deltok også i konkurransen, og hans forslag fikk andreplass.
Şirket Haavik'i gönderdi ve ikilisi "Trax" kurdular.Plateselskapet sendte Haavik, og sammen dannet de duoen Trax.
410'da Doğu Roma İmparatorluğu Honorius'u kurtarmak için 6 lejyon (40.000 asker) gönderdi.I 410 sendte Østromerriket seks legioner for å støtte Honorius.
Nihayet 62 yılında saray muhafızı Tigellinus Faustus'un öldürülmesi için suikastçileri gönderdi.I 62 ble en vaktmann ved palasset, Tigellinus, sendt for å myrde Faustus.
E-posta: 1971 yılında BBN'den Ray Tomlinson ilk e-postayı gönderdi .Ray Tomlinson fra BBN Technologies oppfant e-post i 1971.
Ancak bu mektupları kimin gönderdiği bilinmemektedir.Det er fortsatt usikkert hvem som skrev brevet.
Neredeyse her hafta ona hediye olarak bir-2 adam gönderdi.Hun fikk ett til fire brev nesten hver dag.
Vietnam hükümeti Japon halkına yardım için 200,000 dolar gönderdi.Den amerikanske regjeringen betalte 200 000 amerikanske dollar til ofrene.
MÖ 247 yılında Kartaca, General Hamilcar Barca'yı Sicilya'ya gönderdi.Mot slutten av konflikten (249 f.Kr.) sendte Karthago general Hamilcar Barca, far til Hannibal, til Sicilia.
Fulk onu tekrar sürgüne gönderdi, Konstans'ın hükümdarlığı için yeniden düzenleme yaptı.Fulko forviste Alice på nytt og gjenetablerte regentskapet for Constance.
Clodia ile olan evliliği mükemmel değildi ve onu annesine geri gönderdi.Ekteskapet var ikke lykkelig, og Maud gikk fra ham og vendte hjem til sin far.
Bu yüzden bazı ailelerin 2 hatta 3 çocuğunu gönderdikleri saptanmıştır.Den inneholder 2–3 familier.
1986 - SSCB, Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.1986 – Sovjetunionen skyter opp romstasjonen Mir.
Şarkıyı bana geri gönderdiler ve ben de prodüksiyonunu bitirdim.Det ble bygget et nettverk av kanaler, og jordbruket ble derved forbedret.
Bunun üzerine ona müt'a verdi, giyindirdi ve ailesine geri gönderdi.”Han fikk deretter tilbake sin rikdom, og gjenforent med sin familie.
NASA'nın 1996'dan beri Mars'a gönderdiği dördüncü robottur.Genesis var en romsonde som ble sendt opp av NASA den 3. august 2001.
Babası Mısır valisi olunca, Mısır’a gittiler ve oğlunu Medine’ye tahsile gönderdi.Du var en sønn, og du drepte din egen far og tilranet deg hans trone.
10 Nisan 1945'te ise dört öykü daha gönderdi.30. september 1964 spilte de inn fire tagninger til.
Babası bütün parasını oğlu Horatius'un eğitimine harcamıştı ve ilköğretimini alması için onu Roma'ya gönderdi.Plinus' far tok ham med til Roma for at han skulle få en utdannelse.
Gece Filippikos'u yaklaşan tehditle uyarıda bulunmak için bir elçi gönderdi.Pada malam hari, dia mengirim utusan untuk memperingatkan Philippikos ancaman mendekat.
Bunun üzerine Qing Hanedanı 2,700 askerini Kore'ye gönderdi.Tiongkok mengirimkan 2.700 orang tentara ke Korea.
Sadece, hemen hemen 700 olan Grek kent devletlerinin 70'inin delege gönderdiğini biliyoruz.Hanya 70 dari sekitar 700 negara kota Yunani yang mengirim perwakilan.
1607 yılında Cornelis Matelief de Jonge onu Banda Denizi ve Ambon Adası'na gönderdi.Pada tahun 1607 Cornelis Matelieff de Jonge mengirimnya ke Pulau Ambon dan Banda.
Kronig ve Rabi sonuçlarını yazıp 1927’de bu sonuçları yayınlayacak olan Physical Review’a gönderdiler.Kronig dan Rabi menuliskan hasilnya dan mengirimkannya ke Physical Review, yang diterbitkan pada 1927.
1990'da Monaco, Henry'yi bir karşılaşmada izlemesi için Arnold Catalano adlı gözlemcisini gönderdi.Pada tahun 1990, AS Monaco mengirim pencari bakat Arnold Catalano untuk menonton Henry bertanding.
1956, 1960 ve 1964, ülkeler birlikte bir Almanya kadrosu gönderdiler.Pada tahun 1956, 1960 dan 1964, kedua negara mengirimkan United Team of Germany.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Karena peristiwa ini, maka Allah melarang Musa dan Harun masuk ke dalam tanah Kanaan.
21 Aralıktan 23 Aralık 1941'e kadar Sōryū, Wake Adası'na hava saldırıları gönderdi.Dari 21 Desember hingga 23 Desember 1941 Sōryū melluncurkan serangan udara terhadap Pulau Wake.
Alman Wehrmacht subayları onu bir hastaneye gönderdi.Tak diduga, perwira Wehrmacht Jerman kasihan padanya dan mengirimkannya ke rumah sakit.
O yılın sonbaharında Mauricius onu Dicle nehri boyunca Pers topraklarını yağmalaması için gönderdi.Pada musim gugur tahun itu, Maurice mengirimnya menyeberangi sungai Tigris untuk menjarah wilayah Persia.
Pupienus, Maximinus'la yüz yüze gelmek için ordunu başını ona gönderdi, Balbinus Roma'da kaldı.Pupienus diutus untuk menghadapi Maximinus dan Balbinus tetap di Roma.
1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi.Pada tahun 1433, Sejong mengirimkan Jenderal Kim Jong-seo (金宗瑞), untuk menyerang Jurchen.
1897) 1957 - Laika, Sovyetler Birliği'nin uzaya gönderdiği köpek (Dünya yörüngesine giren ilk memeli) (d.1957 - Laika, Anjing Pertama Yang pernah ke luar angkasa asal Rusia (l.
Yusuf'un babası Yakup'ta on oğlunu Mısır'a tahıl satın almaya gönderdi.Yakub menyuruh 10 saudara Yusuf untuk ke Mesir membeli makanan.
Dört yıl sonra MÖ 28'de Jumong, General Bu Wiyeom'u Okjeo Krallığı'nı fethetmesi için gönderdi.Pada tahun 28 SM, Jumong menaklukkan kerajaan Okjeo dengan mengirimkan hulubalang Bu Wiyeom.
Bunları irşat için Allah İbrahim’i gönderdi.Dan Allah mengambil Ibrahim menjadi kesayangan-Nya.
1986 - SSCB, Mir uzay istasyonu'nu uzaya gönderdi.1986 - Uni Soviet meluncurkan stasiun ruang angkasa Mir.
İHH ve AKUT da bölgeye ekipler gönderdi.Hatta dan Sjahrir dipindahkan ke Banda.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Karena keduanya membuat keributan, mereka berdua pun digiring ke kantor polisi.
95. maddeye göre her bir federal yapının gönderdiği 2 üyeden oluşur.Menurut Pasal 95, Dewan Federasi terdiri dari dua perwakilan dari masing-masing subjek federal Rusia.
Ölüm tehditleri üzerine Peiper ailesini Almanya'ya geri gönderdi.Atas ancaman ini, Peiper, yang bertahan di Traves, mengirim keluarganya kembali ke Jerman.
Bir müddet sonra Süleyman Erzurûmî kendisini Şam'a, Abdullah Dağıstânî'nin yanına gönderdi.Setelah sampai, Datu Sulaiman lalu dipertemukan dengan Tandipau (Maddikka Bua saat itu).