gömlek ile cümle
gömlek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben hep mavi bir gömlek giyerim.I always wear a blue shirt.
Genellikle mavi gömlek giyerim.I often wear blue shirts.
Genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyerim.I often wear blue jeans and a blue shirt.
Tom onun için çok büyük olan bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a shirt that's way too large for him.
Çalışmak için genellikle beyaz bir gömlek giyerim.I usually wear a white shirt to work.
Dün sarı bir gömlek giyiyordum.I was wearing a yellow shirt yesterday.
Tom bugün gömleklerimden birini giyiyor.Tom is wearing one of my shirts today.
Beyaz bir gömlek giydim.I wore a white shirt.
Hangi renk gömlek istiyorsun?What color shirt do you want?
Tom'un dün hangi renk gömlek giyiyordu?What color shirt was Tom wearing yesterday?
O güzel bir gömlek.That's a nice shirt.
O hoş bir gömlek.That is a nice shirt.
Tom'un bana verdiği gömleklerin hepsi mavi.All of the shirts that Tom gave me are blue.
Tom bir gömlek giymemişti.Tom didn't have a shirt on.
Tom mavi bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a blue shirt.
Tom beyaz bir pamuklu gömlek giyiyor.Tom is wearing a white cotton shirt.
Tom dün gömleklerimden birini giydi.Tom wore one of my shirts yesterday.
Tom beyaz bir pamuklu gömlek giyiyordu.Tom was wearing a white cotton shirt.
Bu gömlek temiz değil.This shirt isn't clean.
Bu gömlek temiz.This shirt is clean.
Neden hep mavi gömlek giyiyorsun?Why do you always wear blue shirts?
Tom gömleklerini ütüledi.Tom ironed his shirts.
Mary, Tom'un gömleklerini ütüledi.Mary ironed Tom's shirts.
Bu gömlek sana uyar mı?Does this shirt fit you?
O gömlek senin için çok büyük.That shirt's too big for you.
Tom'un sana verdiği gömlek uydu mu?Did the shirt that Tom gave you fit?
Tom ekose bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a plaid shirt.
Tom mavi ve beyaz çizgili bir gömlek giyiyordu.Tom was wearing a blue and white striped shirt.
Leyla kısa bir gömlek giymişti.Layla wore a short shirt.
Lütfen bu gömlekleri ütüleyin.Please iron these shirts.
Lütfen bu gömlekleri ütüle.Please iron these shirts.
Önce bu gömlekleri ütüleyin.Iron these shirts first.
Önce bu gömlekleri ütüle.Iron these shirts first.
Yüzde elli indirimle gömlek satıyor.He sells shirts at a 50 percent discount.
Gömlekleri yüzde elli indirimli satıyor.She sells shirts at a 50 percent discount.
Gömlek satılık değil.The shirt is not for sale.
Bu gömlek bana oluyorsa sana da olur.If this shirt fits me, it should fit you, too.
Tom bavulunu açtı ve temiz bir gömlek çıkardı.Tom opened his suitcase and took out a clean shirt.
Bu gömlek onunla aynı değil. Düğmeler farklı.This shirt isn't the same as that one. The buttons are different.
Mary gömlekleri ütüledi ve ütüyü kapatmayı unuttu.Mary ironed the shirts and forgot to turn off the iron.
O, yeşil bir gömlek giyiyor.He's wearing a green shirt.
Her zaman beyaz gömlek giyerim.I always wear a white shirt.
Bu gömlek benim için çok büyük. Daha küçük bir şeyin var mı?"This shirt's too big for me. Do you have anything smaller?
Gant gömlekleri, 1960’ların başlarında Amerikalı erkek öğrenciler arasında oldukça popüler olmuştur.GANT dress shirts were popular among American male students in the early and mid 1960s.
Gant şirketi, düğmeli yakalı gömlekleri kitle piyasasına sunan şirket olarak bilinmektedir.GANT is recognized as the brand that brought button-down shirts to the mass-market.
Üzerinde sadece kısa bir gömlek vardı.She owns only one shirt.
Bazen yalnızca bir gömlektir.It’s very hard to find a shirt.
Gömlek üzerine yelek de giyilebilir.A vest may be worn over the shirt.
Gömlek yakaları, diğer personele göre farklı idi.The collar patches were different to those of the Army.
Zincir gömlek (diğer adıyla gömlek zırh veya hauberk) örme zincirden yapılmış bir gömlektir.The jacket worn above this is Tego which is provided with Wonju, the inner jacket.
Erkekler çoğunlukla sakallı ve beyaz gömlekli ve beyaz veya kara takkeler giyerler.The men are commonly bearded and dress in white shirts and white or black skullcaps.
Daha sonra gömlek ustalığı, ayakkabıcı çıraklığı gibi çeşitli işlerde çalıştı.He would then go to work for several hours as a shochet.
Altunî Gömlek, Altuni Şort ve Çorap.Shirts, shorts and socks.
O yıllarda forma olarak mavi-beyaz gömlek kullanılırdı.In general, all white shirts were acceptable.
Bunlar "Demirci" "Gömleksiz" ve "Yalçın" lardır.It will be Nike sneakers and smiley shirts.
Bu, bay Me'nin sipariş ettiği gömlek.It's the shirt that Sir Me ordered.
Bir keresinde onlara ceket, gömlek giydirttim ve kravat bağlattım.There was a time when I made them wear jackets and shirts and ties.
Gömlek, pantolon, havlu ve üç çift çorap.Shirts, pants, towels and 3 pairs of socks
BENVOLIO İki, iki, bir gömlek ve bir önlük.BENVOLlO Two, two; a shirt and a smock.
Coppola'nın senaryosu bu adamları şöyle tanımlıyor " gömlekli, tükenmiş bir halde."Coppola's script describes these guys as, "exhausted in shirt sleeves.
İlgili Sayfalar