gökyüzü ile cümle
gökyüzü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Maar dat leek niet zo'n goed idee als een muur geverfd in ochtendblauw.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Mais ça n'était clairement pas aussi satisfaisant que de peindre un mur bleu comme un ciel matinal.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Ma non dava lo stesso effetto del dipingere tutta la parete di blu, come fosse un cielo mattutino.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Mas isso não era tão satisfatório como pintar uma parede de azul como o céu da manhã.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Men det var tydeligvis ikke så tilfredsstillende som at male en væg helt blå som morgenhimlen.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.No nebolo to až tak uspokojujúce, ako namaľovanie stien namodro ako ranné zore.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Világos volt azonban, hogy ez nem lesz olyan kielégítő mintha a reggeli ég kékjére festjük a falat.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.Но това не беше така удовлетворително, като да се боядиса цяла стена в синьо, като небето сутрин.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.כמו מאפייה צרפתית קטנה. אבל זה לא היה מספק כמו לצבוע קיר שלם בחול כמו השמיים בבוקר.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.مثل المخبز الفرنسي الصغير. لكن كان واضحاً أن ذلك لم يكن مرضياً كطلاء الحائط باللون الأزرق مثل سماء الصباح.
Ama açıkçası bir duvarı sabahki gökyüzü gibi maviye boyama fikri pek de hoş değildi.朝の青空のように真っ青に塗りました すべて真っ青
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Aber tatsächlich sah der Himmel so aus, es war ein wunderschöner, komplexer Himmel.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Ale ve skutečnosti to nebe vypadalo takhle; bylo to nádherné, spletité nebe.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Ale w rzeczywistości niebo wyglądało tak: było piękne i skomplikowane.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Car en réalité le ciel ressemblait à ça. C'était un ciel magnifique, complexe.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.De a valóságban az ég így festett. Gyönyörű, összetett ég.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.În realitate cerul arăta așa, un cer frumos, complex.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.하지만 현실적으로 하늘은 이렇듯이 아름답고 복잡 미묘합니다.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Maar in werkelijkheid zag de lucht er zo uit. Het was een complexe, mooie lucht.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Ma in realtà il cielo somigliava a questo; un meraviglioso cielo complesso.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Men i virkeligheden, så himlen sådan ud. Det var en smuk, kompleks himmel.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Pero en realidad el cielo se veía como este, era un cielo bello y complejo.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Но всъщност небето изглеждаше ето така; беше красиво, сложно небе.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.Однако на самом деле небо выглядело вот так: красивое многогранное небо.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.אך במציאות השמיים נראו כך; שמיים נפלאים ומורכבים.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.و لكن في الحقيقة، السماء تبدو كذلك، سماء جميلة و معقدة.
Ama gerçekte gökyüzü böyle görünür; güzel, karmaşık bir gökyüzü.空にはピンクや青などの色が現れます。このように、私たちはコンプレクシティーを愛してやみません。
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Aber ich... ich werd' hin und wieder mal schauen, ob's dir gutgeht.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Aku akan menjengukmu dari waktu ke waktu, Sayang ?
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Ale... ...będę do was czasem zaglądał.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?A sem ter tja te bom pogledal.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Dar... Te voi veghea din când în când, OK, iubito?
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?De... Időnként majd meglátogatlak.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Ma io... ...ti verrō a trovare spesso, va bene tesoro?
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Mais je... ... je viendrai te voir de temps en temps.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Mas... visitar-te-ei de vez em quando.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Men jag... ...jag ska titta till dig då och då.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Men jeg... Jeg ser ned til dig af og til, ikke?
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Mutta minä... ...seurailen sinua sieltä toiselta puolelta.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Pero iré... ...a ver cómo estás de vez en cuando.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım? Seni seviyorum, Grace.Ale... ...občas se na tebe přijdu podívat.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım? Seni seviyorum, Grace.-Bố yêu con, Grace.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım? Seni seviyorum, Grace.Maar ik... ...ik kom af en toe wel 's kijken.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Όμως... Θα έρχομαι να σου ρίχνω μια ματιά πού και πού.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Ще те навестявам понякога.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?Ще те навестявам понякога.
Ama... ...gökyüzünden size bakacağım, tamam mı tatlım?لكن أنا سأتفقدك من وقت لآخر موافقة يا عزيزتى؟
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Aber wenn wir zum Himmel sehen und Vorhersagen sehen möchte, können wir das immer noch.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Ale jestli se chceme podívat do oblak a vidět předpovědi, stále můžeme.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Dar dacă vrem să ne uităm la cer și să vedem previziuni, o putem face.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.De ha fel akarunk nézni az égre és jóslatokat akarunk látni, most is tudunk.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.하지만 우리가 하늘을 보고 예측하기를 원한다면, 여전히 그런 예측이 가능합니다(과학을 통해).
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Maar als we naar de hemel kijken, kunnen we nog steeds voorspellingen doen.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Mais si on veut regarder le ciel et y voir des prédictions, c'est toujours possible.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Ma se volete guardare il cielo e vedere previsioni, si può fare.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Mas se quisermos olhar para o céu e fazer previsões, podemos fazê-lo.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Możemy jednak nadal patrzeć w niebo i przewidywać.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Namun jika kita ingin melihat langit dan membuat ramalan, kita masih bisa.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Nhưng nếu chúng ta muốn nhìn lên trời và nhìn thấy những dự đoán, chúng ta vẫn có thể.
Ama hala gökyüzüne bakıp tahmin yürütebiliriz.Pero si queremos mirar al cielo y ver predicciones, todavía podemos.