Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında, The Mori diye bir müze açıldı.Tháng 11 năm ngoái, một bảo tàng mở cửa tại Tokyo tên là Bảo thàng Mori, trên một tòa nhà chọc trời, tầng 56.
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında, The Mori diye bir müze açıldı.W listopadzie otwarto w Tokio Muzeum Mori w drapaczu chmur, aż na 56. piętrze.
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında, The Mori diye bir müze açıldı.В прошлом ноябре в Токио открылся музей Мори на 56 этаже небоскреба.
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında, The Mori diye bir müze açıldı.Миналия ноември музеят "Мори" отвори врати в Токио на 56-я етаж на един небостъргач.
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında, The Mori diye bir müze açıldı.Минулого листопада в Токіо відкрився "Музей Морі" на 56 поверсі хмарочосу.
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında,בנובמבר האחרון, נפתח מוזיאון בטוקיו, שנקרא מוזיאון מורי
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında,في شهر نوفمبر الماضي، افتتح متحف في طوكيو، يدعى متحف "موري"
Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında,高層ビルの56階にあります
Haklarını vermek lazım Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Das muss man ihnen lassen die Pyramiden, Wolkenkratzer, Phantom Jets
(Kahkahalar) Geçen Kasım ayında, Tokyo'da, bir gökdelenin 56. katında,Em novembro passado, abriu um museu em Tóquio chamado "Museu Mori", num arranha-céus, no 56.º andar.
Mühendislik öğrencileri için yerçekimi anlamıyorum izin gibi olduğunu gökdelenler inşa.Es ist wie, Hochbaustudenten zu erlauben Wolkenkratzer zu bauen, wenn sie nicht verstehen wie
Mühendislik öğrencileri için yerçekimi anlamıyorum izin gibi olduğunu gökdelenler inşa.Je to jako dovolit budoucím inženýrům, kteří nerozumějí gravitaci, aby stavěli mrakodrapy.
Mühendislik öğrencileri için yerçekimi anlamıyorum izin gibi olduğunu gökdelenler inşa.Olyan, mintha mérnök hallgatókat, akiknek nincsen fogalmuk a gravitációról hagynánk felhőkarcolókat építeni.
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri, Çin SeddiDe pyramides, wolkenkrabbers, straaljagers, de Grote Muur van China
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri, Çin SeddiPiramidy, drapacze chmur, odrzutowce wielki Mur Chiński
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri, Çin SeddiPyramidit, pilvenpiirtäjät, hävittäjät, ja Kiinan Muuri.
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Kim tự tháp, nhà chọc trời, máy bay phản lực,
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Las pirámides, los rascacielos, jets invisibles, la Gran Muralla China
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Le Piramidi, i grattacieli, i jet fantasma,
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Les pyramides, les gratte-ciels, les avions espions,
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Piramidele, zgarie nori, avioane cu reactie
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Pyramidy, mrakodrapy, stíhačky
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Pyramídy, mrakodrapy, tryskáče,
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Οι πυραμιδες, ουρανοξιστες, φαντομ τζετς.
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,Пирамиды, небоскрёбы, истребители
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,الاهرامات ، ناطحات السحاب ، طائرات الشبح,
Piramitler, gökdelenler, fantom jetleri,万里の長城、
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.In de huidige stand van de productie hebben we wolkenkrabbers.
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.그러니까 오늘날 제조법에서 우리에게는 고층 건물들이 있고--
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.Έτσι, στην παρούσα φάση των κατασκευών, έχουμε ουρανοξύστες
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.Отже, у виробництві теперішнього рівня, ми маємо хмарочоси --
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.אז במצב הנוכחי של היצור, יש לנו גורדי שחקים --
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.إذن في الوضع الحالي للتصنيع، لدينا ناطحات سحاب --
Sanayideki mevcut teknoloji ile gökdelenler yapıyoruz.建築期間は2年半
Sangay buyuklugundeki bir sehire fabrika gibi insa etmeye basladiginnizda, bu gercekten gokdelen ormani.비로소 도시를, 상하이의 규모에 주목하기 시작할 겁니다. 이건 말 그대로 고층 건물들의 숲입니다.
Sangay buyuklugundeki bir sehire fabrika gibi insa etmeye basladiginnizda, bu gercekten gokdelen ormani.ואז אתם מתחילים לפרק לגורמים לתוך עיר בגודל של שנחאי, זה ממש יער של גורדי שחקים.
Sangay buyuklugundeki bir sehire fabrika gibi insa etmeye basladiginnizda, bu gercekten gokdelen ormani.و تبدأ بالحساب على مستوى مدينة كاملة بحجم شانغهاي انها غابة من ناطحات السحاب
Sangay buyuklugundeki bir sehire fabrika gibi insa etmeye basladiginnizda, bu gercekten gokdelen ormani.上海は文字通り高層ビルの森です 息をのまずにはいられません あまりものスピードで都市が変化しているのです
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.A on povedal: "Šanghaj je mesto, ktoré má najviac mrakodrapov na svete."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.A on powiedział: "Szanghaj jest miastem, które ma najwięcej wieżowców na świecie."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.E lui ci disse, "Shanghai e la città del mondo con il maggior numero di grattacieli."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Hij zei: "Shanghai is de stad met de meeste wolkenkrabbers ter wereld."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Il a dit : "Shanghaï est la ville où il y a le plus de gratte-ciels au monde."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.그는 "상하이는 세계에서 가장 많은 초고층빌딩을 지닌 도시입니다." 라고 했습니다.
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Ő azt mondta, "Sanghajban található a legtöbb felhőkarcoló a világon".
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Și el a spus: "Shanghai este orașul cu cei mai mulți zgârie-nori din lume."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Und er sagte: "Shanghai ist die Stadt mit den meisten Wolkenkratzern der Welt."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Và ông ấy nói, "Thượng Hải là thành phố có nhiều tòa nhà chọc trời nhất thế giới."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi."Xangai é a cidade do mundo com mais arranha-céus."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Y dijo, "Shanghai es la ciudad del mundo con más rascacielos".
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Αυτός μας είπε, "Η Σαγκάη είναι η πόλη με τους περισσότερους ουρανοξύστες στον κόσμο."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.И той каза, "Шанхай е градът в света с най-много небостъргачи.'
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.Мэр сказал: "Шанхай - город с самым большим в мире числом небоскрёбов".
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.והוא אמר "שנחאי היא העיר עם הכי הרבה גורדי שחקים בעולם."
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.ومن ثم قال "شانغهاي هي أكثر مدينة في العالم تحتوي على ناطحات سحاب"
"Şangay dünyada en çok gökdeleni olan şehirdir" dedi.最も高層建築が多い都市です でも彼にとっては まるで根っ子とのつながりが絶たれているようで
Son 10 yılda Şanghay'da inşa edilen 2500 gökdelenden birinde bir ofis binasındaydım.사무실 지역에 있을 때, 지난 10년간 지어졌던 2,500 개의 고층건물 중 하나에 앉아서
Son 10 yılda Şanghay'da inşa edilen 2500 gökdelenden birinde bir ofis binasındaydım.2500の高層ビルの一つで ティモシー チェンという青年と 食事をして来ました
Son 10 yılda Şanghay'da inşa edilen 2500 gökdelenden birinde bir ofis binasındaydım.Một trong số 2500 tòa nhà chọc chời họ đã xây ở Thượng Hải trong vòng 10 năm qua.
Son 10 yılda Şanghay'da inşa edilen 2500 gökdelenden birinde bir ofis binasındaydım.Un des 2500 gratte-ciels qu'ils ont construit à Shanghai ces 10 dernières années.