göğe ile cümle
göğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Allora l'angelo che avevo visto con un piede sul mare e un piede sulla terra, alzò la destra verso il ciel
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Bấy giờ vị thiên sứ mà tôi đã thấy đứng trên biển và trên đất, giơ tay hữu lên trời,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Bấy_giờ vị thiên_sứ mà tôi đã thấy đứng trên biển và trên đất , giơ tay hữu lên trời ,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.De engel, die ik op de zee en het land zag staan, stak zijn rechterhand omhoog naar de hemel.
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.És az angyal, a kit láték állani a tengeren és a földön, felemelé kezét az égre,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Et l`ange, que je voyais debout sur la mer et sur la terre, leva sa main droite vers le ciel,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.In angel, ki sem ga videl stoječega na morju in na zemlji, vzdigne roko proti nebu
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Ja enkeli, jonka minä näin seisovan meren päällä ja maan päällä, kohotti oikean kätensä taivasta kohti
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.내가 본 바 바다와 땅을 밟고 섰는 천사가 하늘을 향하여 오른손을 들고
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Lalu malaikat yang saya lihat berjejak di laut dan di darat itu mengangkat tangan kanannya ke langit
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.O anjo que vi em pé sobre o mar e sobre a terra levantou a mão direita ao céu,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Och ängeln, som jag såg stå på havet och på jorden, lyfte sin högra hand upp mot himmelen
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Og Engelen, som jeg så stå på Havet og på Jorden, opløftede sin højre Hånd imod Himmelen
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Og engelen som jeg så stod på havet og på jorden, løftet sin høire hånd op mot himmelen
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Şi îngerul, pe care -l văzusem stînd în picioare pe mare şi pe pămînt, şi -a ridicat mîna dreaptă spre cer,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Tedy anděl, kteréhož jsem viděl stojícího na moři a na zemi, pozdvihl ruky své k nebi,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Tedy Anioł, któregom widział stojącego na morzu i na ziemi, podniósł rękę swoję ku niebu,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Und der Engel, den ich sah stehen auf dem Meer und der Erde, hob seine Hand gen Himmel
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Y el ángel que vi de pie sobre el mar y sobre la tierra levantó su mano derecha al ciel
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.И Ангел, которого я видел стоящим на море и на земле, поднял руку свою к небу
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.І ангел, котрого я бачив, що стояв на морі і на землї, зняв руку свою до неба,
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.Те са двете маслини и двата светилника, които стоят пред Господаря на земята.
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.והמלאך אשר ראיתיו עמד על הים ועל הארץ הרים ידו אל השמים׃
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.والملاك الذي رأيته واقفا على البحر وعلى الارض رفع يده الى السماء
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.我 所 看 見 的 那 踏 海 踏 地 的 天 使 、 向 天 舉 起 右 手 來
Denizle karanın üzerinde durduğunu gördüğüm melek, sağ elini göğe kaldırdı.我 所 看見 的 那 踏 海踏 地 的 天使 、 向 天舉起 右手來
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Alzo la mano verso il cielo e dico: Per la mia vita, per sempre
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Căci Îmi ridic mîna spre cer, Şi zic: ,Cît este de adevărat că trăiesc în veci,
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Car je lève ma main vers le ciel, Et je dis: Je vis éternellement!
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Ciertamente levantaré mis manos a los cielos y diré: ¡Viva yo para siempre
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Demi Aku sendiri, Allah yang hidup, Kuangkat tangan-Ku dan bersumpah
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Denn ich will meine Hand in den Himmel heben und will sagen: Ich lebe ewiglich.
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,For jeg løfter min hånd mot himmelen og sier: Så sant jeg lever til evig tid:
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Kajti roko svojo dvigam proti nebu in pravim: Vekomaj živim!
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,내가 하늘을 향하여 내 손을 들고 말하노라 나의 영원히 삶을 두고 맹세하노니
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Lebo pozdvihujem svoju ruku k nebesiam a hovorím: Ako že ja žijem na veky!
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Mert felemelem kezemet az égre, és ezt mondom: Örökké élek én!
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Nebo já pozdvihám k nebi ruky své, a pravím: Živ jsem já na věky.
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Pois levanto a minha mão ao céu, e digo: Como eu vivo para sempre,
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Se, jag lyfter min hand upp mot himmelen, jag säger: Så sant jag lever evinnerligen:
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Thi jeg løfter min Hånd mod Himlen og siger: Så sandt jeg lever evindelig,
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Vì ta giơ tay chỉ trời Mà thề rằng : Ta quả_thật hằng sống đời_đời ,
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Vì ta giơ tay chỉ trời Mà thề rằng: Ta quả thật hằng sống đời đời,
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Διοτι εγω υψονω εις τον ουρανον την χειρα μου, Και λεγω, Ζω εγω εις τον αιωνα
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Защото дигам ръката Си към небето И казвам: Заклевам се във вечния Си живот.
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,Я подъемлю к небесам руку Мою и говорю: живу Я во век!
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,כי אשא אל שמים ידי ואמרתי חי אנכי לעלם׃
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,اني ارفع الى السماء يدي واقول حيّ انا الى الابد.
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,我 向 天 舉 手 說 、 我 憑 我 的 永 生 起 誓
Elimi göğe kaldırır Ve sonsuzluk boyunca varlığım hakkı için derim ki,我 向 天舉手說 、 我 憑 我 的 永生 起誓
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.A keď sa už doplňovaly dni, aby bol vzatý hore do neba, pevne obrátil svoju tvár, že pojde do Jeruzalema
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.Då nu tiden var inne att han skulle bliva upptagen, beslöt han att ställa sin färd till Jerusalem.
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.De tijd van Zijn terugkeer naar God kwam steeds dichterbij. Jezus was vastbesloten naar Jeruzalem te gaan.
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.I stalo se, když se doplnili dnové vzetí jeho vzhůru, a on se byl již na tom ustavil, aby šel do Jeruzaléma,
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.I stało się, gdy się wypełniły dni, aby był wzięty w górę, że się on na to udał, aby szedł do Jeruzalemu.
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.Ja kun hänen ylösottamisensa aika oli täyttymässä, käänsi hän kasvonsa Jerusalemia kohti, vaeltaaksensa sinne.
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.Ketika sudah dekat waktunya Yesus diangkat ke surga, Ia mengambil keputusan untuk pergi ke Yerusalem
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.Khi gần đến kỳ Ðức Chúa Jêsus được đem lên khỏi thế gian, Ngài quyết định đi thành Giê-ru-sa-lem.
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.Khi gần đến kỳ Ðức_Chúa_Jêsus được đem lên khỏi thế_gian , Ngài quyết_định đi thành Giê-ru-sa-lem .
Göğe alınacağı gün yaklaşınca İsa, kararlı adımlarla Yeruşalime doğru yola çıktı.예수께서 승천하실 기약이 차가매 예루살렘을 향하여 올라가기로 굳게 결심하시고