göğe ile cümle

göğe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Biz senin yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz.W geście złożonych rąk i wyrazie twarzy możemy dostrzec skruchę wskrzeszonego.
Genellikle mezar olarak çevrilmiştir: Matta 11:23 Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın?Zobacz: Ewangelia Mateusza 11,23: A ty, Kafarnaum, czy aż do nieba masz być wyniesione?
Hamsin Yortusu İsa'nın göğe yükselişi Kutsal Hafta Kutsal PerşembeŚwiątkowice Parafia Najświętszego Serca Pana Jezusa w Świątkowicach
Son aşamada ise onunla birlikte dirilinir ve göğe yükselinir.Wstanę i będę wychwalony i wstąpię do nieba, jako Bóg, wiarą i miłością Ciebie wywyższając”).
Miraç: Göğe çıkmak.Wyprawa do raju.
Göğe doğru uzanabilir.Czy wzleci ku niebu?
Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz.Vi ropa dig (kör, nymfer) Recitativ med kör: Men se! här blir var smärta ny (första nymfen, nymfer) Scen 9.
Hamsin Yortusu İsa'nın göğe yükselişi Kutsal Hafta Kutsal PerşembeNYA TESTAMENTET Övre fältet: Jesu födelse.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.Elden drog deras blickar mot himlen.
Aias sularla boğuşurken, tanrıça Athena göğe yükselir ve onun üzerine bir yıldırım gönderir.När Kaká gör mål så pekar han alltid upp mot himlen, för att tacka Gud.
Göğe doğru uzanabilir.Дотягнутися до небес.
Koro: Göğe erer başımız başınla senin!Сонце моє, зігрій мені серце!
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Бог зглянувся з високого неба на вашу недолю.
Yine ibadetler göğe en yakın yerlerde, yükseklerde yapılırdı.Zajatci zoufají a prosí nebesa o pomstu (sbor Quelle rigueur de nous contraindre).
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.Vždyť i nebe i paláce bohů se mohou zřítit.
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allâh’a giden yolda meleklerle karıştık.Pro svou pýchu však se postavil proti němu a Bůh jej srazil z nebe i s anděly, kteří jej následovali.
Eski Katolik Kilisesi tarafından Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos olarak belirlendi.Slavnost Nanebevzetí Panny Marie katolická církev slaví 15. srpna.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.Din vârful fortului ea capătă o perspectivă mai largă asupra lumii.
Göğe doğru uzanabilir.Biztosan a mennyországba fog jutni.
Tanrı ona ölümsüzlük vermiştir ve o, Tanrı’nın oturduğu göğe yükselmiştir.Isten feltámasztotta az örök életre és a menybe (Isten tartózkodási helyére) helyezte.
Aias sularla boğuşurken, tanrıça Athena göğe yükselir ve onun üzerine bir yıldırım gönderir.Kezdetben csak víz volt, Isten leküldi az ördögöt a víz alá, hozzon fel homokot.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Mennybe ment és az Atya mellett a „kegyelem királyi székében" ül.
Eski Katolik Kilisesi tarafından Meryem'in göğe kabul edilişi 15 Ağustos olarak belirlendi.Szűz Mária tiszteletére szentelt római katolikus templomát 1993. augusztus 15-én szentelték fel.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Tämän jälkeen hän astui taivaaseen ja istuutui Jumalan oikealle puolelle.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.Kaukaisimpia koskaan paljain silmin nähtyjä kohteita taivaalla.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Και ανέβηκε στον ουρανό και κάθισε στα δεξιά του Πατέρα.
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allâh’a giden yolda meleklerle karıştık.For Herrens engel steg ned fra himlen og trådte hen og væltede stenen fra og satte sig på den.
Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir.Himmelen hadde avgjort saken.
Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir.Empunya surga ikut serta dalam Perang Surga.
Çok büyük bir parlamanın ardından ölümsüzlüğe erişen Heng E göğe doğru yükselir ve Ay'a ulaşır.Di atas langit itu terbentang langit yang biru pekat (angkasa), ini adalah tempat kediaman matahari dan bulan.
İlkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir.Chúng ta đang thấy những tia sáng lóe lên khắp bầu trời.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.Hồn chàng bay lên trời để tìm đến Hiên Hom.
Sure burçlar (buruc) la dolu göğe yemin ederek başlar.^ 正確には「蒼天と蒼海を抱き、豊穣の蒼き星を守るモノ。
Herkesin gökte bir yıldızı vardır ve herkesin yaşamı ve yazgısı göğe bir iple bağlıdır.また、土公神はかまどの神(かまど神)ともされ、かまどにまつり朝晩に灯明を捧げることとされる。
Göğe üst katlarına kadar yükselir.道中で天目指峠(あまめざすとうげ。
Çünkü üst üste yığılan günahları göğe erişti, Ve Tanrı onun suçlarını anımsadı.彼女の罪は積もり積もって天に達しており、神はその不義の行いを覚えておられる。
Göğe doğru uzanabilir.天地を行き来することができる。
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.イエスはこう言い終えると天にあげられ、神の右の座についたという。
Sure burçlar (buruc) la dolu göğe yemin ederek başlar.“天部”(“天部”(てんぶ)) 從有歷史前的遙遠過去就已經滅絕的亞神種族。
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.祂升了天,坐在全能天主父的右边。
Göğe üst katlarına kadar yükselir.然此眾生在長壽天上。
Çünkü, yurdun çevresindeki yangınlar göğe yükseliyor ve Gök Sultan, alevleri içeri sokmamak için didiniyordu.火災造成廣大院的御末奧女中全數到吹上御殿避難。
Miraç: Göğe çıkmak.後來投身天界。
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.往者天下大亂,上下失序,明公用武攘之,十平其九。
Biri yere, diğeri göğe ait kısmı simgeler.차이가 있지만 하나님은 유일신, 하느님은 하늘님으로 하늘에 계신 창조주를 의미한다.
Göğe doğru uzanabilir.하늘을 날 수 있다.
Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz.우리는 현실을 직시하며 원대한 곳을 바라보고(着眼遠大), 비근한 것부터 착수하여(着手卑近) 건국도상의 청년다운 순감(純感)을 바칠 것을 기한다."
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.그분은 하늘에 올라 성부 오른편에 앉아 계십니다.
Bu bağlamda göğe doğru olmayı belirtir.그는 이것이 하늘의 도리, 순리로 해석하였다.
Herkesin gökte bir yıldızı vardır ve herkesin yaşamı ve yazgısı göğe bir iple bağlıdır.나는 모든 것 속에 있으며, 하늘들을 지탱하며, 굳건한 토대이다.
Kimse “Yeraltı”na (öte-âlem) inmeden Göğe çıkamaz.그러나 송진우는 자신이 하늘을 한점 우러러 부끄러움이 없는데 무엇이 두려우냐며 피신 권고를 일축하였다.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.마지막으로 배경 하늘은 지상에서보다 우주가 더 깊다.
Biz senin yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu görüyoruz."현재 하늘 아래 아직도 우리에게 신하로 복종하지 않는 나라는 다만 너희 나라(고려)와 송나라뿐이다."
Uyandığında evin fırtınada kendisi ve köpeğiyle beraber göğe yükseldiğini fark eder.그리고 새벽녘이 되어 자신을 감싸주던 새가 날아 갔을 때 꿈에서 깨어나 버렸고 자신도 연인과 떨어져 있다는 것을 알게 되었다는 내용이다.
Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allâh’a giden yolda meleklerle karıştık.삼한(三韓) 시대에 5월에 씨뿌리고 난 뒤 하늘에 제사지내던 풍습이 있었고 이를 수릿날이라 하였다.
Tanrı’nın sağ tarafında oturmak üzere göğe yükselmiştir.ישו חזר השמיימה ויושב לימינו של האל.
Yere bakışı göğe bakışından daha uzun sürerdi.גדול הנהנה מיגיעו (מיגיע כפו) יותר מירא שמים.
Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli: Ağrı Dağı Belli, Oktay.(רש"י שבת נו ע"ב) ומפרש הרד"ק: "'להר המשחית' – הר הזיתים.
Dalları ise göğe, tanrıların yurduna kadar yükselir.И възлезе на небесата и седи отдясно на Отца.
Göğe çıkan şamanı ayartıp yolundan çevirmeye çalışırlar.Нима искат да го изолират, да го премахнат от пътя си?

İlgili Sayfalar