göğüs ile cümle
göğüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göğüs plan: Kadrajda baş ve göğüs vardır.Die Vorderecken des Halsschildes (Pronotum) sind stumpf und gerundet.
Göğüs yüzgeçlerinde ise beyaz kenerlar vardır.Seitlich der Brust befinden sich weiße Tupfen.
Sorunu halletmek için zorluklara göğüs geriyorum.J'éprouve des difficultés à résoudre le problème.
Bir kız seviyorum ama onun küçük göğüsleri var.J'aime une fille mais elle a des petits seins.
Kum kırlangıcına benzer, ama ondan daha büyüktür ve göğüs bandı bulunmaz.La femelle est semblable au mâle mais plus terne et n'a pas les taches sur les joues.
Electric Boogaloo Göğüs hareketlerinin ağırlıklı olduğu bir figürdür.Major Boobage signifie Forte Poitrine.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Son corps est long et profond, mais il n'est pas large.
2004 yılında Keep Abreast adlı, göğüs kanserine karşı savaşan, bir organizasyon kurdu.À la suite de ces événements, elle fonde en 2004, l'organisation Keep Abreast, contre le cancer du sein.
Böylece göğüs patlatan (bebek yaratık) kurbanın (örneğin bir insanın) bedenine yerleştirilmiş olur.C'est lui qui le vainquit avec le sort Foudre divinel (Indignation).
Göğüs kasları.Poitrine blanchâtre.
Göğüslerinin doğallığıyla ilgili birçok tartışma olmuştur.Beaucoup de discussions ont eu lieu sur internet à propos de sa poitrine.
Daha güzel görünmek için bir dizi estetik ameliyat yaptırdı; göğüslerini dolgunlaştırdı.Elle a eu recours à la chirurgie esthétique pour se refaire les seins.
Erkeğin, gri bir başı ve göğsü, portakal rengi yüzü ve gri göğüs bandı vardır.Le mâle possède une tête et une poitrine grises, la face orange et une bande pectorale grise.
Ayrıca, siyah bir bant da çeneden göğüs yüzgeçlerine uzanır.Cette dernière se différencie aussi par le semis de tâches noires qui descend de l'œil à la poitrine.
Laertes ile Hamlet göğüs göğüse gelir ama kavga durdurulur.Lui et Hamlet en viennent aux mains, mais la bagarre est brisée.
Bazılarının göğüs ve parmaklarında beyaz benekler bulunur.Un peu de blanc sur le poitrail et sur les doigts est admis.
Tomalara göğüs geren, İşte benim Zeki Müren!Saucisse aux choux c'est nous, papet vaudois c'est toi !
Göğüs daha koyudur ve böğürler vücudun kalanından daha kırmızıdır.Le haut de la poitrine est plus sombre que le reste du corps roussâtre.
Göğüslerinin doğallığıyla ilgili birçok tartışma olmuştur.Mucha discusión se ha dado sobre la naturaleza de sus pechos.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Pecho : Profundo, pero no estrecho.
Kum kırlangıcına benzer, ama ondan daha büyüktür ve göğüs bandı bulunmaz.La hembra es similar al macho, pero de coloración más opaca; en la espalda no hay manchas o son escasas.
Sürekli göğüslerinin büyüklüğünden rahatsız olur.Con frecuencia se preocupa por el tamaño de sus pechos.
Göğüs kısmına ise hiçbir şey sürülmez.No caber a alguno una cosa en el pecho.
Kuyruksokumu ve göğüs kısmı bembeyazdır.Sólo la cabeza y parte del pecho son compactos.
En resmî kimono, göğüste, omuzlarda ve arkada beş kamon içeren sade siyah kimonodur.El estilo de kimono más formal es de seda negra lisa con cinco kamons en el pecho, hombros y espalda.
Dev anaları bir göğüslerini omuzlarına atarlar.Los Strogg fuertes llevan una al hombro.
O zaman ilerlemiş derecede göğüs kanseri olarak açlıktan ölmek yerine ölmeyi tercih etti.Debido a un cáncer prefirió la eutanasia como forma de muerte.
Göğüs kasları.Huesos de la cara.
Bu ekip, ipi göğüsleyemedi.Esta vela no llevaba rizos.
Zanpakutō'nun genişliği Ichigo'nun göğüs kafesine yakındır.Un pilar de Luz aparece detrás de Ichigo.
Baş ve göğüs kısmı koyu siyah renktedir.En el pecho y los costados hay rayas negras.
Göğüs daha koyudur ve böğürler vücudun kalanından daha kırmızıdır.Su pecho es más oscuro y sus flancos más rojizos que el resto del cuerpo.
Tanrıça Kıpay-Hotun bu ağaçta yaşar ve göğüslerini insanlığı beslemek için kullanırdı.Él o ella entonces vaga por el bosque comiendo seres humanos.
Kurtarmada birer ilmek göğüs ve bacakları kavrar, kelepçede iki bileği kavrarlar.Las manos tenían los dedos formando pezuñas en dos dedos, y cojines.
"Göğüslerine silikon taktırdı".«En su mano cogió una chirimía»...
Güney Amerika kıyıları ve Arjantin pampalarında türlü tehlikelere göğüs gererler.Suelen darse en las Grandes Llanuras de EE.UU y en las llanuras Pampeanas de Argentina.
Ön kısmıyla göğüse bağlanır ve arkaya doğru genellikle gittikçe azalır.Los dientes son mayores en el frente y declinan gradualmente hacia la parte posterior.
Bedene tohumlama ve göğüste patlama.Desactivar el pecho y el abdomen.
Karbon fiber paneller, kostümün karın, göğüs ve bacak bölümlerine monte edildi.Colocaron paneles de fibra de carbono adentro de las secciones de piernas, pecho y abdomen.
Ayrıca, siyah bir bant da çeneden göğüs yüzgeçlerine uzanır.Tiene una mancha negra que se extiende de las mejillas hasta el pecho.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Il pelo è forte, piuttosto grosso, ma non eccessivamente duro.
En resmî kimono, göğüste, omuzlarda ve arkada beş kamon içeren sade siyah kimonodur.Il tipo di kimono più formale è completamente nero, con cinque kamon sul petto, sulle spalle e sulla schiena.
Her iki karakter de çıplaktır, feniksin göğüs uçlarından biri ve kalçaları görülmektedir.Entrambi i personaggi sono raffigurati nudi, e una parte del seno e delle natiche della fenice sono visibili.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.L'utilità della fisioterapia respiratoria nella polmonite non è ancora stata determinata.
Göğüs göğse çarpışmalar bütün cephelerde yaşanır.Che i tuoi raggi risplendano sul mio petto durante il giorno.
Göğüs kısmı beyaz renktedir.Il resto del petto è di colore chiaro.
Kurak mevsimlerde karaya çıkarak göğüs yüzgeçleri üzerinde hareket edebilir.Può atterrare lentamente durante i suoi balzi.
Dev anaları bir göğüslerini omuzlarına atarlar.I capelli castani le cadono sulle spalle.
Sanatçı göğüs kanseri nedeniyle 17 Mayıs 2016'da 51 yaşında ölmüştür.Morì il 17 maggio 2016 a causa di un tumore al seno, all'età di 51 anni.
Birinci derecenin ayrıca göğüsün sol tarafına takılan bir şemsesi bulunmaktadır.Il terzo personaggio ha solo parte della spalla sinistra.
Şövalyede ise göğüse rozet takılmaz.Non si potevano portare appese al petto.
Eşi Manuela’nın göğüs kanseri olduğu tespit edilmiştir.Sam, sorella di Lili, scopre che lei ha il cancro al seno.
Tanıklar Jones'un öldüğü gün göğüs ağrısı şikayeti olduğunu belirtmişlerdir.Свидетели говорят, что в день смерти Джонс жаловался на боль в груди.
Kurotomesodede, genellikle, kollarda, göğüste ve arkada olmak üzere beş tane kamon bulunur.У курутомэсодэ на рукавах, груди и спине часто имеется пять гербов камон.
Muharebede en önde bulunan, gerektiğinde düşmanla göğüs göğüse muharebe edecek olan askerlerden oluşur.Если противник намного сильнее, отряд следует распустить и собрать в установленном заранее месте.
En resmî kimono, göğüste, omuzlarda ve arkada beş kamon içeren sade siyah kimonodur.Наиболее формальны чёрные кимоно с пятью гербами на плечах, груди и спине.
1940'larda ise formanın sol göğüs üzerindeki kısmına arma eklenmiştir.До лета 1943 г. носился на левой стороне груди.
"Göğüslerine silikon taktırdı".«Она дотронулась до меня своей грудью…».
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Грудь глубокая, но недостаточно широкая.
Kanserli sağ göğsü çıkartmak için yapılan göğüs ameliyatından birkaç ay sonra Astell 1731’de öldü.Эстел умерла в 1731 году, через несколько месяцев после мастэктомии по удалению раковой опухоли правой груди.