göğüs ile cümle

göğüs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.A mellkas mély, nem túl széles.
Göğüs ve toraks kelimeleri zaman zaman hatalı olarak birbirinin yerine kullanılır.A SIGINT és a COMINT kifejezéseket néha, helytelenül, egymás szinonimájaként is használják.
Halk Sağlığı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanıdır.Közegészségügyünk és járványügyünk tizéves fejlődése.
Göğüste ve omuz kısmında siyahlıklar vardır.Lábain, farkán és mellkasán fekete foltok vannak.
Kerkenez Kukumav Pembe göğüslü ötleğen Kızıl şahin ^ a b Kaya, Selim.Boletus queletii) Vörösbarna gerebengomba, v.
Göğüsleri çok büyüktür.Rintaevät ovat suuret.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Rintakehä on erittäin syvä, mutta ei kovin leveä.
Bu arada göğüs kanseri olduğu ortaya çıkar.Pian he saavat selville, että hän sairastaa rintasyöpää.
Göğüs siperi, bir tahkimat türüdür.Rintakipu on yksi heijastuskivun lajeista.
1829 yılında göğüs kanseri olduğunu öğrendi.Το 1829 μαθαίνει πως είχε καρκίνο του μαστού.
Göğüslük zırh ve miğferlerin ağırlığıyla yere eğildiler, diğerleri ateşe yakalandı" şeklinde yazdı.Μερικοί βυθίστηκαν, υπό το βάρος των θωράκων και των κρανών τους, ενώ άλλοι έπιασαν φωτιά".
Başları ve üst kısımlar daha açık kahve, göğüsten aşağı doğru çizgilidir.Είναι καφέ επάνω με άσπρες κηλίδες, ανοιχτόχρωμος κάτω με ραβδώσεις στο στήθος.
Baş ve göğüs bölgesinden vuruldu.Είχε πυροβοληθεί στο κεφάλι και στο στήθος.
Böylece göğüs genişliği Cye çıkmış oldu.Το στήθος σου έγινε πεδίο μάχης.
Göğüs radyografisi tanı konarken sıklıkla kullanılır.Η ακτινογραφίας θώρακα χρησιμοποιείται συχνά κατά τη διάγνωση.
Kuyruksokumu ve göğüs kısmı bembeyazdır.Το στήθος και η κοιλιακή χώρα είναι κατακίτρινα.
En resmî kimono, göğüste, omuzlarda ve arkada beş kamon içeren sade siyah kimonodur.Den fineste kimono for mænd er helt sort med fem hvide ”kamon” på bryst, ærmer og ryg.
Peyton, biyolojik annesi Ellie Harp'ın göğüs kanseri olduğunu öğrendiğinde onu tanımak ister.Lige efter at have lært hendes biologiske mor, Ellie, at kende, mister hun hende til brystkræft.
Vücutları cephalo (baş), thorax (göğüs) ve abdomen (karın) olmak üzere 3 bölümden oluşur.Kroppen er opdelt i tre afsnit: hoved (cephalon), bryst (thorax) og bagkrop (abdomen).
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Kraftigt og ikke for langt hoved.
Formalarının göğüs bölümünde bir veya iki tane kart cebi vardır.Visse skjorter bliver udstyret med en eller to brystlommer.
Göğüsleri tasvir edilmeyen figürinlerin erkek olabileceği ileri sürülmektedir.Mens resten mener, at utildækkede bryster er et tabu, der skal opretholdes.
Kişi hastaneye yatırılmasına yetecek kadar hastaysa göğüs radyografisi tavsiye edilir.Hvis patienten er så syg, at man må indlægge, anbefales det at tage røntgenbilleder.
Göğüs kısmına ise hiçbir şey sürülmez.Der er ikke nedslag af betydning i kraterbunden.
Bu safhada, göğüste ve karında sıvı birikebilir.Den kan dække både bryst og ryg.
Göğüs göğüse çarpışmalar yaşandı.Skudsaar i Brystet.
Erkeğin, gri bir başı ve göğsü, portakal rengi yüzü ve gri göğüs bandı vardır.Hannen har grått hode og bryst, oransje fjes og et grått brystbånd.
Göğüs plan: Kadrajda baş ve göğüs vardır.Den har et lyst brunlig hode, halsskjold (pronotum) og dekkvinger.
Göğüs yüzgeçlerinin haricinde tüm yüzgeçleri koyu gri renktedir.De er brunlige, utenom lårene ('coxa) som er mørke.
Göğüsleri çok büyüktür.Brystfinnene er ofte store.
Göğüsleri erken büyüdüğü için tüm erkekleri peşine takar.Konsekvensen av det kan bli at menn utvikler bryster.
Ek olarak kadın da göğüslerini yukarı aşağı hareket ettirerek ilişkiyi kontrol edebilir.Kvinner kan også stimulere seg selv ved å beføle brystene.
Balgam söktürücü ve göğüs yumuşatıcı olarak kullanılır.Blinklys og speil må brukes aktivt.
Daha güzel görünmek için bir dizi estetik ameliyat yaptırdı; göğüslerini dolgunlaştırdı.Hun ble svekket etter en omfattende operasjon for brystkreft, hvor flere ribben måtte fjernes.
Eller olabildiğince açık tutulup sırta ve/veya göğüse çekilir.Hensikten er å hjelpe til med å holde armen eller skulderen mest mulig i ro.
Perküsyon özellikle batında (karın) ve toraksta (göğüs) kullanılır.Logat Connacht diucapkan terutama di Connemara (Conamara) dan Kepulauan Aran (Oileáin Árann).
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Manfaat fisioterapi dada dalam pneumonia belum ditentukan.
Göğüslük zırh ve miğferlerin ağırlığıyla yere eğildiler, diğerleri ateşe yakalandı" şeklinde yazdı.Beberapa dari mereka tenggelam karena beratnya baju baja dan helm mereka; yang lainnya terbakar."
Göğüs insan ve çeşitli diğer hayvanların anatomik bir parçasıdır.Dada adalah bagian anatomi pada manusia dan hewan.
Göğüsleri çok büyüktür.Ia memiliki ukuran payudara yang besar.
Göğüs kısmına ise hiçbir şey sürülmez.Tidak ada bagian dada.
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Penyakit paru-paru bisa menyebabkan rasa sakit di dada, nafas tersengal-sengal dan batuk.
Göğüsleri erken büyüdüğü için tüm erkekleri peşine takar.Dia seringkali mengecoh para pria karena banyak laki-laki yang tertarik dengan payudaranya.
Göğüs plan: Kadrajda baş ve göğüs vardır.Setelah itu, badan diturunkan dengan tetap menjaga kondisi badan dan kaki tetap lurus.
Göğüslerinde ise, gelişmiş dört çift yürüme bacağı vardır.Chân chỉ có 4 ngón (kém 1 ngón so với voi hiện nay), da dày.
Göğüs kısmına ise hiçbir şey sürülmez.Phía trong gốc vây ngực không phủ vảy.
Göğüs: Derin; fakat fazla geniş değildir.Bộ lông khá dày đặc, nhưng không quá nhiều.
Göğüs kasları.Đau ngực.
Hakemin şu andaki lisans derecesini belli eden rozet genellikle sol göğüs cebine yapıştırılır.Phù hiệu, giấy phép của trọng tài và các năm hiệu lực thì thường được gắn ở túi ngực phía bên trái.
Akciğer kanseri, göğüs röntgeni ve bilgisayarlı tomografi (BT) ile görülebilir.Ung thư phổi có thể quan sát qua những tấm ảnh X quang ngực và chụp cắt lớp vi tính (CT).
Göğüsleri çok büyüktür.Cơ ngực lớn.
Göğüs göğüse çarpışmalar yaşandı.7 nguyên nhân gây đau thắt lưng
Akciğer hastalığı ise göğüs ağrısına, nefes darlığına ve öksürüğe yol açabilir.Bệnh ảnh hưởng đến phổi có thể gây đau ngực, khó thở và ho.
1829 yılında göğüs kanseri olduğunu öğrendi.1829年、自分が乳がんを患っていることを知った。
Sürekli göğüslerinin büyüklüğünden rahatsız olur.いつも大きな胸を重たがっている。
Karın, göğüse ince bir bel (pedisel) ile bağlanmıştır.桜庭 香澄(さくらばかすみ) 巧己の妻。
Daha sonra göğüslerini büyüttü.ついでに胸も大きくなった。
Özellikle anterior göğüs duvarında görülürler.胸郭前壁の内面に存在する。
Göğüslerinde cehennemler yanan sanat cücelerinin kınalar yakıp, ziller takıp şıkır şıkır oynadıklarını gördük!それは、自らを生み出すために灼熱の炉に焼べられた、人柱の苦痛と怨嗟の叫び故に。
Göğüsleri çok büyüktür.胸はかなり大きい。

İlgili Sayfalar