göçmen ile cümle
göçmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dersimli Ermenilerin %95'i Lori göçmenidir.Därför är 98% av dafnierna honor.
Ortak AB göçmenlik politikasını desteklemektedir.Partiet vill införa ett försörjningskrav för anhörighetsinvandring.
Bangladeş, Hindistan ve Pakistan'dan gelen göçmenler hakkında da raporlar yayınlanmıştır.Fynd har även rapporterats från Burma, Indien och Bangladesh.
Avrupa'dan gelen göçmenler ilk defa 1623 yılında buraya yerleştiler.Området bosattes av européer första gången under 1620-talet.
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.Exempel på detta är: Göteborg har, likt över delar av Sverige, en stor offentlig sektor.
İtalya'da yaşayan göçmenlerin ülke içindeki dağılımı ise oldukça dengesizdir.De mindre förläningarna i Italien blir ärftliga.
Göçmen olanları vardır.Hur många invandrare finns?
Birçok Batı Avrupa ülkesinde ise genellikle göçmenlerden oluşan Müslüman azınlıklar bulunur.I flera muslimska länder är det dock fortfarande vanligt med slavar.
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.Detta födde en speciell och spännande laddning mellan de två gitarristerna.
Bazı göçmenler İskoçya'ya kadar vardı.Några medlemmar invandrade till Sverige.
Günümüzde Iraklı göçmen sayısı 6,000 kadar olup, her geçen yıl bu sayı artmaktadır.Världsarvslistan har idag över 900 poster och antalet ökar varje år.
Göçmenlik suçları, hapis, para cezası ve dayak ile cezalandırılır.Medlemmarna dömdes till fängelse, straffarbete och böter.
Genellikle Çin'den yeni gelen göçmenler buralara yerleşirler.Kineserna bosatte sig oftast i städerna.
Türkiye nüfusunun %2,5'i göçmenlerden oluşmaktadır.Turkiska talas av omkring 90,5 procent av invånarna.
Yurt dışında göçmen sayısı fazla olması hasebiyle Havaalanı yurt dışı seferleri yapmaktadır.Tåg som ska gå utomlands har fler godkännandeprocesser att se fram emot.
Bazıları da yükselti göçmenidir.Vissa har även en upphöjd form.
Bu ötleğen, kuvvetle göçmendir; bütün popülasyonları güneydoğu Asya'da kışlarlar.Den är genomgående flyttfågel och hela beståndet övervintrar i Sydostasien.
Sonraki göçmenler ise Kantonca konuşanlardır.Dialekten som talas i orten tillhör kantonesiskan.
Son Haitili göçmenler Guantanamo'yu 1 Kasım 1995'te terk etmiştir.Första turen med passagerare avgick från Karlshamn den 3 augusti 1995.
Niçin diğer kuşlar gibi, göçmen kuşlar da yurtlarında kalıcı değildir?Liksom andra kottepalmer är det inte en äkta palm.
Göçmenlerin çoğu Polonya'nın Żelechów kasabasından geldi.Fångarna var i huvudsak polacker från regionen Wielkopolska.
Birçok göçmen kuş, Avrupa'dan Afrika'ya giden yolculuklarında Türkiye'yi adeta köprü olarak kullanır.Många flyttfåglar tar vägen via Malta.
New York bir göçmen kentidir.Jag är en gammelgädda i landsflykt.
Ayrıca Bohemya, Polonya ve Salzburg'danda çok göçmen Berlin'e.geldi .Många invandrare kom från Böhmen, Polen och Salzburg.
Ailesi 17. yüzyılda ülkeye gelen ilk Hollandalı göçmenlerdendir.De härstammar från invandrare som kom från främst Nederländerna på 1600-talet.
İsrail'de günlük hayatta göçmen nüfus nedeniyle pek çok farklı dil kullanılabilir.I staden talas idag, på grund av invandringen, många olika språk.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.У розвинутих країнах ці інфекції найчастіше зустрічаються в людей, що повертаються з мандрів або імігрантів.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Його батьки були єврейськими іммігрантами з Англії і Литви.
Fransa'da kaldığı süre boyunca Yahudi göçmenlere yardım ve destek sağlamaya çalıştı.Впродовж роботи у Франції вона працювала, щоб допомогти єврейським біженцям.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.Особливістю цих акул є забарвлення.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Проте, на жаль, зменшується також і кількість усиновлених дітей.
Çoğunluğu Yahudilerden oluşan 10,000 kadar göçmen, Litvanya hükumetinden yardım bekliyordu.Близько 10 000 біженців, здебільшого євреїв, покинули край у пошуках притулку і підтримки від уряду Литви.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Він — емігрант з Шотландії і дуже пишається своєю культурою й звичаями.
Göçmenler 22 Temmuz 1587 tarihinde Roanoke Adası'na çıktı.Англійці досягли берегів Північної Америки 22 липня 1587 року.
29 Temmuz günü göçmenler Amerika kıyısına vardı.29 липня «Америка» перетнула Ла-Манш.
Göçmen yasası protesto edildi.Протестантське богослужіння було заборонене.
Birçok Batı Avrupa ülkesinde ise genellikle göçmenlerden oluşan Müslüman azınlıklar bulunur.В більшості європейських країн європейські лісові коти є рідкісними.
İdrisîler'in ardından Arap göçmenler Fas'taki politik güçlerini yitirdiler.Після правління Ідрісідів, арабські завойовники втратили політичний контроль над марокканським регіоном.
Peşaver'de 1 milyon Pakistan'lıya karşılık 1 milyon Afgan göçmen yaşıyor.За оцінками, більше 1 млн гуджаратців живе в Пакистані.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.Якщо індивіди поклонятимуться цій істоті, то вони здобудуть безпеку і емоціональну силу.
13. yüzyılda, zencefilli kek alman göçmenler tarafından İsveç'e getirildi.Під час 13-го століття, німецькі емігранти привезли імбирні пряники до Швеції.
Ve en pahalı göçmen de Cermenlerdedir.Один з найбільших землевласників Чернігівщини.
Annesi Annetta Giovanna Maillard, yarı İtalyan, yarı Fas asıllı bir göçmen ailesinden geliyordu.Мати М. М. Баєра Єлизавета Тимофіївна була на половину українка, наполовину туркеня.
Bunlara da daha sonra birkaç Kafkas göçmeni de katılmıştır.А згодом збожеволіло ще кілька шахтарів.
İsveç Göçmen Enstitüsü 1965 yılında açıldı.Новоукраїнська лікарня відкрилась у 1956р.
Annesi Yugoslavya göçmeni, babası ise Egelidir.ЇЇ мати була іммігрантом з Югославії, а батько був з берегів Егейського моря.
Elio Di Rupo, İtalyan göçmenlerin oğludur.Di Rupo je synem italských imigrantů.
1969 yılında, Peres, Göçmen İltihak Bakanlığına atandı ve 1970 yılında Ulaşım ve İletişim Bakanı oldu.V roce 1969 byl Peres jmenován ministrem absorpce imigrantů a v roce 1970 ministrem dopravy a komunikací.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.V rozvinutém světě se tyto infekce vyskytují nejčastěji u osob, které se vrátily z cest, nebo u imigrantů.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Jedná se o skotského imigranta, který je na svoji rodnou zemi nesmírně hrdý.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Leeovi rodiče byli děti židovských imigrantů z Anglie a Litvy.
Göçmen olanları vardır.Postoje k imigrantům.
Daha sonra bu kişinin yanına başka aileler ile, Bulgaristan ve Yunanistan'dan gelen göçmenler yerleşmiştir.K nim se připojili další přistěhovalci z Polska a Rumunska.
Göteborg, İsveç'in diğer büyük şehirlerinde olduğu gibi çok sayıda göçmen barındırmaktadır.Malmö má stále vysokou míru nezaměstnanosti v porovnání s ostatními velkými městy Švédska.
Nikaragua'ya ilk göçmenler 1920'lerde Fransa'dan geldi.První turisté sem začali přijíždět v roce 1920 z Československa.
Aslen Bulgaristan göçmenidir.Čestným hostem bylo Maďarsko.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Početně je převyšují imigranti z celého bývalého Sovětského svazu.
Genel amaçlı sınav ise akademik olmayan çalışma, staj veya göçmenlik başvuruları için gereklidir.Všeobecná slouží k neakademickému vzdělávání, práci či k imigračním účelům.
Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu idi.Byla dcera židovských emigrantů.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır.Přistěhovalci se v nich mohou cítit odtržení od majoritní společnosti.