Artık Norveçli-Amerikalı göçmen Giovanni Henriksen'dir.Sa nouvelle identité est celle de l'immigré américano-norvégien Giovanni Henriksen.
Kuzeydekiler göçmendir.Les populations septentrionales sont migratrices.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Sa famille est d'origine juive, mais elle est athée.
Ancak az sayıda Balkan Göçmeni bulunur.Mais seule une poignée d'émigrés débarquent.
Ukraynalı Yahudi göçmen bir ailede doğdu.Il est né d'immigrants ukrainiens juifs.
Nikaragua'ya ilk göçmenler 1920'lerde Fransa'dan geldi.Les groupes migratoires proviennent du Nicaragua, arrivés en 1927.
"Göçmenlerin havarileri".Le retour des exilés ».
Göçmen bir kuştur.Elle est un oiseau migrateur.
Son Haitili göçmenler Guantanamo'yu 1 Kasım 1995'te terk etmiştir.Les derniers bagnards rapatriés quittent la Guyane le 1er août 1953.
Kaliforniya'da birçok göçmen müzisyen Alman tekrar buluşuyordu.À Paris, il y a beaucoup de musiciens étrangers qui se retrouvent.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Marie est devenue une patriote roumaine, et son influence sur le pays est grande.
Raleigh 1587'de adada kalıcı bir yerleşim sağlamak için 150 kişilik ikinci bir göçmen grubu gönderdi.En 1587, Raleigh envoya à nouveau un groupe afin d'établir une colonie permanente.
Köy halkı göçmendir.Les villageois émigrèrent.
Göçmen bir türdür.C'est une espèce migratrice.
Gustave Gilbert Yahudi asıllı Avusturya göçmenlerinin oğlu olarak 1911 yılında New York eyaletinde doğdu.Gustave Gilbert naît dans l'État de New York en 1911 ; il est le fils de Juifs émigrés d'Autriche.
Ailesi Meksikalı göçmenlerdir.Ses grands parents paternels sont des émigrants mexicains.
Uzun süreli göçmendir, kışları Afrika'ya göçer.C'est un migrant à longue distance, se déplaçant en hiver en Indonésie.
Türkiye nüfusunun %2,5'i göçmenlerden oluşmaktadır.2,8 % de la population est immigrante.
Büyük ölçüde göçmen olmayan bir kuş türüdür. ^ BirdLife International (2012).Cette espèce n’est pas considérée comme menacée par BirdLife International (2010).
Kısmen göçmendirler.Ce sont des migrateurs partiels.
Yunan ve Türk kuşları göçmendir ama diğer populasyonlar yerleşiktirler.Les oiseaux qui nichent en Grèce ou en Turquie sont migrateurs alors que les autres sont sédentaires.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Certaines espèces migrent de jour, d'autres de nuit.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.La majorité des habitants sont des descendants d'Italiens et d'Espagnols.
25 göçmen çiftlik işçisinin öldürülmesi olayından suçlu bulunarak mahkum edilmiştir.16 ouvriers agricoles sont accusés du meurtre.
Köy nüfusunun çoğu Bulgaristan'dan gelen göçmenler tarafından oluşmaktadır.La plupart de ses habitants sont des immigrants venus de Haute-Égypte.
Köy, Bulgaristan’dan göç eden göçmenler tarafından kurulmuştur.La localité a été fondée par des immigrants suédois.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.La plupart des immigrants étaient des Juifs persécutés par le régime nazi ou des survivants de la Shoah.
Öncü Göçmen (Pioneer) Müzesi :Bu müze şehrin tarihinde gelişmeleri ve eski objeleri sergilemektedir.Pioneer Museum : musée qui retrace l'histoire de la ville au travers de différents et vieux objets.
Bu Hristiyan nüfusun çoğunluğu yurt dışından gelen göçmenlerdir.L'augmentation est largement due à l'immigration de catholiques venus de l'étranger.
Göçmen kuşlar Göçmen balıklarFumisterie Séchoir à poissons
Avrupa'dan gelen göçmenler ilk defa 1623 yılında buraya yerleştiler.Les Européens parvinrent pour la première fois dans la région en 1619.
Göçmen değildir.Il n'est pas migrateur.
29 Temmuz günü göçmenler Amerika kıyısına vardı.Le 21 juillet, l'île est attaquée par les Américains.
Gimrililer Türkiye'ye yüzyıllar önce göçmeye başlamışlardır.Les Micmacs avaient auparavant campé sur l'île pendant des centaines d'années.
Bazıları da yükselti göçmenidir.Certains sont élevés pour la nacre.
Polonyalı göçmen kültürünün önemli şarkılarından biridir.Les chansons des Aborigènes sont une part importante de leur culture.
"Feminist Coğrafya ve Kadın Göçmenler".C'est important que je sois musulmane et une femme immigrée. ».
Bu göçmenlerin %50'si İran'dan, %45'i Finlandiya'dan gelmiştir.Parmi eux, 50 % étaient des Iraniens récemment arrivés.
Peşaver'de 1 milyon Pakistan'lıya karşılık 1 milyon Afgan göçmen yaşıyor.Budapest compte un million d'habitants.
Burada Rus göçmenlerin çıkardığı gazetede çalışmaya başladı.Il collabore avec la presse des émigrés russes de l'étranger.
Bu köpekbalıkları genelde göçmen türlerdir.Ces fourmis sont généralement envahissantes.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 : Ellis Island devient le centre d'accueil des nouveaux immigrants en terre d'Amérique.
Bugün Malezya'da çoğu Rus göçmeni olan yaklaşık 100 Yahudi vardır.Aujourd'hui, 100 juifs réfugiés russes vivent là-bas.
Göçmenler kıtadan Japon denizini geçti.Inmigrantes procedentes del continente atravesaron el mar de Japón.
Ana teması Almanya'daki Türk göçmenlerinin ikinci ve üçüncü kuşağının sorunlarıdır.Su tema central son los problemas de la segunda y tercera generación de inmigrantes turcos a Alemania.
Skien nüfusunun %19.6'sı ise birinci ve ikinci jenerasyon göçmenlerden oluşmaktadır.El 19,6% de la población de Skien son inmigrantes de primera o segunda generación.
Göçmenlerin çoğu Polonya'nın Żelechów kasabasından geldi.La mayoría de estos inmigrantes venían del pueblo polaco de Żelechów.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Sus padres fueron hijos de inmigrantes judíos procedentes de Inglaterra y Lituania.
20. yüzyılın son on yılı boyunca Almanya, göçmenlere karşı tutumunu değiştirmiştir.Durante la última década del siglo XX, Alemania cambió considerablemente su actitud hacia los inmigrantes.
Bir geç göçmendir, nadiren Nisan'ın sonundan önce veya Mayıs'ın başlangıcında görülürler.Es un ave migratoria tardía, pocas veces aparece antes de abril o comienzos de mayo.
1688'de Alman göçmenler geldi.En 1616 llegaron los portugueses.
Yol Üstü, Bir Göçmenin Ölümü.En el camino, la muerte de un colono.
Göçmen bir Yahudi aileye mensuptur fakat kendisi ateisttir.Nació en el seno de una familia judía, aunque es ateo.
Kısmen göçmendir.Migrador parcial.
İzmir'de müzisyen göçmenler arasında büyüdü.En el jazz fue un gente entre gigantes.
Bazı populasyonlar göçmendir ve kışta okyanus kıyılarına hareket ederler.Algunas poblaciones son migratorias, y se trasladan al sur y las costas oceánicas en invierno.
Uzun mesafe göçmenidirler.Es una migrante de largas distancias.
Bunlar, göçmen çekirgelerinin yaptığı deri değişimine uyar.(Al cambiar éstos, cambia también el número que se predica de ellos).
"Göçmenlerin havarileri"."Llegada de inmigrantes".
Kuzeyde yaşayanları göçmendir.Es migratorio en el Norte.