Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Het nieuws creëert een massale instroom van blanke kolonisten in de Lakota Nation.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.금에 대한 뉴스는 라코타 지역의 많은 백인 정착민들의 유입을 만들어냈습니다.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.La noticia del oro crea una entrada masiva de colonos blancos en la Nación Lakota.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.La nouvelle de l'or crée un afflux massif de colons blancs sur les terres de la Nation lakota.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Le notizie sull'oro portarono un consistente afflusso di conquistatori bianchi nella nazione dei Lakota.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Nyheten att det fanns guld resulterade i en enorm tillströmning av vita bosättare till Lakotanationen.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Správy o zlate spôsobujú masívny príliv bielych osadníkov do národa Lakotov.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Te novice so prinesle priliv belih priseljencev na ozemlje Lakote.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Tin tức về vàng tạo ra một lượng lớn người da trắng đổ về nước Lakota
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Vestea despre aur creează un aflux masiv de colonişti albi în Naţiunea Lakota.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Wiadomość o złocie wywołuje masowy napływ białych osadników do Państwa Lakotów.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Zprávy o zlatě odstartovaly hromadný příliv bílých osadníků do země Lakotů.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Το νέο προκαλεί μια εισροή λευκών εποίκων στη γη του Έθνους των Λακότα.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Новината за златото предизвиква масивен приток на бели заселници в Лакота нацията.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.Новости о золоте создают массивный приток белых поселенцев на земли Лакота.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.הידיעות על הזהב גורמות להגעה של המוני מתיישבים לבנים לשטחי הלאקוטה.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.الخبر الجديد سبب تدفقا هائلا من المستوطنين البيض إلى أراضي قبائل الـ"لاكوتا.
Altın haberi, Lakota Ülkesi'ne büyük bir beyaz göçmen akışını beraberinde getirdi.ラコタ国に流入します カスター将軍は連邦議会に 出来るだけ早く
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale jest to nazwa zwyczajowa w Nantucket, jak mówią, i przypuszczam, że to Peter o to emigrant stamtąd.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale to je běžné jméno v Nantucket, říkají, a myslím, že to Peter zde emigrant odtamtud.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ale to je bežné meno v Nantucket, hovoria, a myslím, že to Peter tu emigrant odtiaľ.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ampak to je skupno ime v Nantucket, pravijo, in mislim, da to tukaj je Peter izseljenec od tam.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Dar este o denumire comună în Nantucket, se spune, şi cred că această Petru aici este o emigrant de acolo.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.하지만 낸터켓에서의 일반적인 이름이다, 그들은 말하고, 나는 여기 피터는 가정 그곳에서 이민.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Ma è un nome comune a Nantucket, dicono, e suppongo che questo Pietro qui è un emigrato da lì.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Mas é um nome comum em Nantucket, eles dizem, e eu suponho que isso aqui é um Peter emigrante de lá.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Men det är ett vanligt namn i Nantucket, säger de, och jag antar att detta Peter här är en emigrant därifrån.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Men det er et almindeligt navn i Nantucket, siger de, og jeg formoder det Peter her, er en emigrant derfra.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Mutta se on yleinen nimi Nantucket, he sanovat, ja oletan tämä Peter täällä on emigrantti sieltä.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Nhưng nó là một tên phổ biến ở Nantucket, họ nói, và tôi giả sử này Peter ở đây là một di dân từ đó.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Pero es un nombre común en Nantucket, dicen, y supongo que este Peter aquí es un emigrantes de allí.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Αλλά είναι ένα κοινό όνομα στο Ναντάκετ, λένε, και υποθέτω ότι αυτό Πέτρος εδώ είναι ένα μετανάστης από εκεί.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Але це загальна назва в Нантакет, кажуть вони, і я припускаю, що це Петро тут емігрант звідти.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Но това е често срещано име в Nantucket, казват те, и аз предполагам, това Петър тук е емигрант от там.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.Но это общее название в Нантакет, говорят они, и я предполагаю, что это Петр здесь эмигрант оттуда.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.אבל זה שם נפוץ ננטאקט, הם אומרים, אני מניח שזה פיטר כאן המהגרים משם.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.وإنما هو اسم شائع في نانتوكيت ، كما يقولون ، واعتقد ان هذا هو بيتر هنا اغترابي من هناك.
Ama Nantucket ortak adıdır diyorlar, ve Sanırım burada Peter bir oradan göçmen.そこから移民。 光は非常に薄暗く、および場所見れば見るほど、時間のために、十分に静かだった、と
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.De plaatselijke stammen moesten constant verhuizen.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.É de uma tribo que é vizinha dos huaoranis.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.이 작은 아마존에 유출되었고 이에 이지역의 부족들은 끊임없이 움직여야 했습니다.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.lượng dầu tràn trong vụ tai nạn Exxon Valdez. Các bộ tộc trong khu vực này, do đó, phải di chuyển lập tức.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.דלף באותו אזור קטן של האמזונס, והשבטים באזור היו חייבים לזוז שוב ושוב.
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.على هذه الارض الصغير من الغابة واضطرت القبائل هناك مرارا وتكرار ان تنتقل ..
Amazon'un bu küçük bölgesine sızdı, ve bu yöredeki kabileler sürekli olarak göçmek zorunda aldı.ここの部族は 常に 移動しなければなりませんでした モイは
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Amerika legszegényebb kongresszusi választókerülete, Amerika legátutazóbb közössége, meg tudjuk csinálni.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Der ärmste Wahlbezirk in Amerika, die größte Einwandergemeinde in Amerika. Wir schaffen das.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Distrik termiskin di Amerika, komunitas imigran terbesar di Amerika, kami bisa.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.El distrito más pobre de Estados Unidos, la mayor comunidad migratoria de EE.UU., sí podemos hacerlo.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Hạt bầu cử nghèo nhất ở Mỹ, cộng đồng di cư lớn nhất ở Mỹ, và chúng tôi có thể làm điều này.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Het armste district in Amerika, de meest gemengde gemeenschap in Amerika kan dit aan.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.I v tom nejchudším volební obvodě v Americe, čtvrti s nejvíce přistěhovalci v Americe, to dokážeme.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.미국에서 가장 가난하고 이민자가 많은 지역에서 우리가 이런 일을 할 수 있었습니다.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Najbiedniejsza dzielnica Ameryki, dzielnica imigrantów, to jest możliwe.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Najrevnejše kongresno okrožje v Ameriki, najbolj obrobna skupnost v Ameriki, mi to zmoremo.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Най-бедният конгресен окръг в Америка, най-мигриращата общност в Америка, ние можем да направим това.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.Самый бедный район Америки, район с самым большим числом мигрантов в Америке, мы можем сделать это.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.אזור הבחירה העני ביותר בארה"ב, הקהילה עם שיעור המהגרים הגבוה ביותר, אנחנו יכולים לעשות את זה.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.المنطقة الأشد فقراً في أمريكا، المجتمع الأكثر في عدد المهاجرين في أمريكا، بإمكاننا فعل هذا.
Amerika'daki en fakir kongre bölgesi ve en çok göçmenin olduğu toplum, biz bunu yapabiliriz.アメリカで最も移民が多い この土地でそれができるんだ ビッセル・ガーデンじゃ かつてない量の食物を作っていて