Görüşülen konular, Göçmen krizi, Milliyetçilik Akımını tehlikeleri ve populizmin Avrupa Ekonomisine etkileri.Témami diskusií bola utečenecká kríza, nebezpečie nacionalizmu a populizmu a pozícia Európy v ekonómii.
Göçmendirler, Afrika'da kışlarlar.Je to sťahovavý druh, zimuje v Afrike.
Nüfusun çoğunluğunu Eski Sovyetlerden gelen göçmenler oluşturur.Značný podiel imigrantov pochádza z bývalého Sovietskeho zväzu, ktorí sa považujú za etnických Fínov.
Balkan kökenli göçmen bir ailenin oğludur.Zaujímavosťou je, že je synom imigrantov zo susedného Poľska.
New York bir göçmen kentidir.Newyorská gastronómia je ovplyvnená imigrantmi.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Približne rovnaký je aj počet prisťahovalcov z Filipín.
Orta Doğu bölgesi, göçmen Hintlerin en büyük istihdam yeridir.Štvrť patrí k oblastiam s najvyšším podielom prisťahovalcov.
Dünyanın çeşitli ülkelerindeki yerleşik göçmenlerle birlikte nüfusları yaklaşık 60 milyon kadardır.Presídľovanie obyvateľstva sa dotklo desiatok miliónov ľudí na celom svete.
Türlerin çoğu göçmen değildir.Väčšina druhov migruje.
Göçmen (muhacir), bir ülkeden başka bir ülkeye yerleşmek amacıyla göç eden kişidir.Utečenec je osoba, ktorá nedobrovoľne odchádza zo svojej rodnej krajiny.
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Na jar a v jeseni vedie cez Bitarovú migračná cesta vtáctva.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır.Prisťahovalci sa v nich cítia odtrhnutí od majoritnej spoločnosti.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.Väčšina obyvateľov sú potomkovia nemeckých a talianskych prisťahovalcov.
Eyalette az sayıda ülkenin diğer bölgelerinden gelen göçmenler de yaşamaktadır.Ostatní sú potomkovia neskorších prisťahovalcov v iných častiach provincie.
Aslen Tunceli (Dersim) göçmenidirler.Zakázal napr. vysviacať (bývalých) ariánov.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.V razvitem svetu so te okužbe najpogostejše pri povratnikih s potovanj ali med priseljenci.
1688'de Alman göçmenler geldi.Leta 1688 so v mesto prišli nemški priseljenci.
Daha sonra köye Kürt göçmenler yerleşmiştir.Kasneje so se tu naselili prebivalci katoliške vere.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Irski terierji so zelo socialni in se dobro razumejo z ljudmi.
"Göçmenlerin havarileri"."Dežela živih mrtvecev".
Sonraki göçmenler ise Kantonca konuşanlardır.Materni jezik prebivalcev Macaa je kantonska kitajščina.
Anne ve babası Bulgaristan göçmeniydi.Njegova starša sta bila nemška priseljenca.
Bu durumun sebebi dijital göçmenlerin eğitim düzeylerinin değişmesinden kaynaklanmaktadır.Obstajajo dokazi, da se digitalni razkorak glede na spol spreminja.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Po njegovih besedah naj bilo med njimi okoli deset odstotkov civilistov.
Bu göçmen Arap kabileleri Arap Yarımadası'ndan gelmiş ve Ürdün topraklarına yerleşmişlerdir.Izhaja iz arabskih plemen, ki so se naselili v Zgornjem Egiptu.
Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu idi.Einstein je bil sin judovskih priseljencev.
Birçok Avrupalı türleri yerlidir, ama bazı kuzeyde beslenenler ve Asyalı olanlar göçmendir.Večina evropskih ptic ni selivk, ampak nekatere, ki gnezdijo severneje in večina azijskih ptic so selivke.
Bundan sonra 1812'ye kadar bu arazilere beyaz göçmenler gelmemişlerdir.Vse do leta 1829 ni bilo stalno naseljenih prebivalcev na tem območju.
Birçok Batı Avrupa ülkesinde ise genellikle göçmenlerden oluşan Müslüman azınlıklar bulunur.Nekatere države Jugovzhodne Evrope imajo skupnosti muslimanov.
Uzun mesafe göçmenidirler.Tolimas migrantas.
Yeni göçmenler genellikle Toronto, Montreal ve Vancouver gibi büyük kentsel alanlara yerleşirler.Dauguma atvykėlių apsistoja dideliuose miestuose, dažniausiai Vankuveryje, Toronte arba Montrealyje.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Pirmieji gyventojai buvo įvairios ilyrų gentys.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Yra paukščių migracijos sustojimo ir perėjimo vieta.
Kendi mesafe alanında göçmen bir kuştur.Visame savo areale tai migruojantis paukštis.
200 göçmen hayatını kaybetti.Šešerių metukų neteko motinos.
Bulgaristan'dan gelen göçmenlerin yerleştirildiği bir köydür.Į ją kėlėsi migrantai iš Skandinavijos.
Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır.Jūrinės šarkos yra migruojantys paukščiai.
Burada Rus göçmenlerin çıkardığı gazetede çalışmaya başladı.Dirbo rusų emigrantų laikraščio redaktoriumi, dalyvavo politinėje veikloje.
Çoğunlukla göçmen değildirler.Gyvena daugiausia imigrantai.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Apie pusę jų sudaro pabėgėliai.
Ayrıca Bohemya, Polonya ve Salzburg'danda çok göçmen Berlin'e.geldi .Daug imigrantų atvyko iš Bohemijos, Lenkijos ir Zalcburgo.
ABD bir göçmenler ülkesidir.Kanada – imigrantų šalis.
İlk durakları sefil bir göçmen kampıdır.Varėnos Pirmasis tvenkinys yra populiari varėniškių poilsio vieta.
19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başlarında Rumeli'den gelen göçmenlerin yerleşimine sahne oldu.XIX a. pabaigoje – XX a. pradžioje milo drabužius dėvėjo ir miesto darbininkai.
Ayrıca göçmen kuşların da köye uğramasını sağlar.Taip pat čia ilsisi migruojantys paukščiai.
20. yüzyılın son on yılı boyunca Almanya, göçmenlere karşı tutumunu değiştirmiştir.XX a. 10-tą dešimtmetį Švedijos vyriausybė pripažino, kad ši ekstradicija buvo klaida.
Anlaşma öncesinde Çin vatandaşları ülke dışarısına göçmen olarak çıkamıyorlardı.)Neramumų metu Kinijos valdžia neįleido į regioną užsienio ir Honkongo žiniasklaidos.
Ülkede yaşayanların çoğu İspanyol ve İtalyan göçmenlerin torunlarıdır.Gyventojų daugumą sudaro ispanų kolonistų palikuonys bei vėlesniais laikais imigravę italai ir ispanai.
1 milyon civarında Türkî göçmen 12. ve 13. yüzyıllarda Anadolu'ya yerleşti.Prieš atvykstant turkams Anatolijoje Antikos pabaigoje gyveno 12-14 mln. gyventojų.
"Feminist Coğrafya ve Kadın Göçmenler"."Vietiniai gyventojai ir imigruotieji lenkai."
İlkbahar ve sonbaharda birçok çeşit göçmen kuş, Almanya'dan geçer.Rudenį ir pavasarį saloje apsistoja daug migruojančių paukščių.
Avarak insanları ikinci göçmen dalgasıydı.Mitmed elanikud on teise põlvkonna immigrandid.
AB Ortak Göçmenlik politikasını desteklemektedir.Euroopa Liidul on ühine poliitilise varjupaiga poliitika.
Ailesi Meksikalı göçmenlerdir.Isa vanemad olid Mehhiko sisserändajad.
New England şirketi yeni dünyaya Mayflower gemisi ile yeni göçmenler gönderdi.Koos väljarändajatega jõudis taim Mayfloweri pardal ka Uude Maailma.
Göçmek, değişmek anlamlarını içerir.Kulgemise tähendus sisaldab muutumist.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.Eelkõige on tegemist lindude jaoks olulise peatus- ning toitumiskohaga.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Rothenburg on tuntud oma keskaegse vanalinna poolest ja väga populaarne turistide seas.
Bunlara da daha sonra birkaç Kafkas göçmeni de katılmıştır.Hiljem liitus nendega veel umbes 100 afro-kuuba päritolu meest.
Vito Sicilya göçmenidir ve fakir bir ailede büyümüştür.Sergei Sazonov sündis ja kasvas kehviktalupoja perekonnas.