1688'de Alman göçmenler geldi.Em 1616, chegaram os portugueses.
Çok kullanılan göçmen dilleri ise Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.As línguas imigrantes mais usadas são o turco, o polonês, as línguas dos Bálcãs e o russo.
Şehir Brezilya'nın diğer bölgelerinden de göçmen çekmektedir.Esse desenvolvimento atraiu migrantes brasileiros de outras regiões.
Beklenen göçmen bıldırcınlar ve Almanya’dan gelecek eş ise gelmeyecektir.É necessário impedir novas imigrações de não alemães.
Daha sonra köye Kürt göçmenler yerleşmiştir.Para instalá-la foram trazidos alpinistas ucranianos.
Bu dönemde gelen göçmenlere 93 Muhacırı denilmektedir.Já foram contabilizados onze nascimentos neste tipo de circunstâncias.
Bulgaristan göçmenleri de köyde mevcuttur.Também é forte na região a presença de imigrantes.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.A percentagem de novos imigrantes também é muito alta.
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.Em 2000 havia 162 000 imigrantes em Luxemburgo, representando 37% do total da população.
Bu işçilerin çoğu yasa dışı ülke sınırlarında oldukları için göçmenlerin kesin nüfusu bilinmemektedir.Entretanto o número real de estrangeiros é incerto devido a existência de muitos imigrantes ilegais.
Göç sırasında göçmen kuşların bir kısmı gündüz, bir kısmı ise gece uçarlar.Durante a migração geralmente viaja durante o dia, embora algumas aves o possam fazer de noite.
Kışı geçirmek için uzun mesafe göçmendirler.No inverno, migram longas distâncias para sul.
Yelkovankuşları göçmen kuşlarıdır.As espécies africanas são migratórias.
Göçmen olanları vardır.Os imigrantes falaram.
Göçmen değildirler.São eles os não-cliente.
Özellikle göçmen kuşların üreme ve kışlama alanıdır.A área é particularmente um lugar de criação e de invernação para aves migratórias.
Londra doğumlu olan Kaluuya, Ugandalı göçmen bir ailenin oğludur.Kaluuya nasceu em Londres, filho de imigrantes ugandeses.
Köy halkının geçmişi 1900 yıllarındaki gelen göçmenlere dayanır.A ocupação por parte dos imigrantes acontece por volta de 1900.
Çerkesler'in Abzah boyundan olan göçmenler 1860-1870 arasında bir dönemde köye yerleşmiştir.Imigrantes alemães da Pomerânia estabeleceram-se na região entre 1860–1880.
1974) 1888 - Bartolomeo Vanzetti, İtalyan göçmeni Amerikalı anarşist (ö.1888 — Bartolomeo Vanzetti, anarquista italiano (m. 1927).
İsviçreli göçmen bir ailenin oğluydu.Era filho de um imigrante suíço e uma americana.
Köyün aslını Selanikli göçmenler oluşturmaktadır.Com o povoamento definido chegam os imigrantes.
Göçmendirler, merkezi ve Güney Amerika'da kışı geçirirler.É migratória, passando o Inverno na América Central e América do Sul.
Ailecek eşyalarını toparlayıp kente göçmeye ve orada yeni bir hayata başlamaya karar verirler.Ela vai passear na cidade com os dois filhos, pronta para começar uma nova vida e ter um futuro melhor.
Güneyde yaşayanları yerleşikken, daha kuzeyde yaşayan popülasyonlar göçmendir.As populações mais a Norte são migratórias enquanto que as populações mais a Sul são residentes.
Günümüzde yine de Malmö; bir göçmen kenti olarak yoğun nüfusa sahiptir.Hoje em dia Stavropol é uma cidade bem desenvolvida com a população multinacional.
STEM kısaltması ABD’de ilgili alanlarda çalışan göçmenlere verilen vizeler için de kullanılmaktadır.O título também se refere ao status de imigrantes nos EUA.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Liddell é um missionário escocês que corre em devoção a Deus.
Göçmen değildir ama yöresel bitki örtüsü değişiklikleri nedeniyle göçebelik yapabilir.O município não conta com nenhuma favela, mas isso pode mudar devido ao desenvolvimento de invasões.
ABD bir göçmenler ülkesidir.Os Estados Unidos continuam a ser a terra de entrada de milhões de imigrantes.
Nüfusu çoğunlukla kırsal göçmenlerin oluşur.A maioria da população é composta por trabalhadores imigrantes de outros estados.
Lihtenştayn’daki 1.000 kişiden 6'sı göçmendir.Serve de 13.000 membros na área de Tennessee.
New York bir göçmen kentidir.Venda Nova do Imigrante.
Bunlar eski Sovyetler Birliği'nden gelen Yahudi göçmenlerdir.Um exemplo disso são as antigas Repúblicas da União Soviética.
Türlerin bazıları göçmendir.Pelo menos uma espécie é migratória.
Soyu göçmen İtalyan Katoliklere dayanmaktadır.Possui origem étnica de imigrantes italianos.
Tüm türleri göçmendir ve kış mevsiminde daha sıcak sulara göçerler.São predominantemente residentes, mas alguns indivíduos migram para zonas mais quentes no inverno.
Germen göçmeni ve gelenekleri: Igrejinha'da kutlanan OktoberfestO imigrante germânico e suas tradições: Oktoberfest em Igrejinha.
Willie İskoçyalı bir göçmendir, ülkesiyle oldukça gurur duymaktadır.Willie is een Schotse immigrant en zeer trots op zijn thuisland.
Afrika ve Endonezyalı göçmenler Madagaskar'a ulaşır.Afrikaanse en Indonesische kolonisten bereiken Madagaskar.
Elio Di Rupo, İtalyan göçmenlerin oğludur.Di Rupo is de jongste zoon van Italiaanse immigranten.
Anne ve babası İngiltere ve Litvanya'dan gelen Yahudi göçmenlerin çocukları idi.Zijn ouders waren kinderen van joodse immigranten uit Engeland en Litouwen.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Bernard Gantmacher kwam in 1914 aan in New York City als Joodse immigrant uit Oekraïne.
1890 - New York'taki Ellis Adası, kapılarını ABD'ye gelmek isteyen tüm göçmenlere açtı.1892 – Opening van Ellis Island, de plek waar alle immigranten de Verenigde Staten van Amerika binnenkomen.
Gropius da Amerika'ya göçmen olarak gitmişti.Gropius emigreerde in die tijd naar de Amerika.
1935 yılında Le Corbusier’in ABD’ye göçmen olarak gelmesi için uğraş verdi.In 1935 bezochten Léger en Le Corbusier de Verenigde Staten.
Belarus'dan göçmen olarak gelen bir aileye mensuptur.Die dachten dat hij een Wit-Russische emigrant was.
Çerkes göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğdu.Scheer werd geboren als kind van immigranten.
Köy halkının tamamı Kafkas göçmenidir.Alle besmette inwoners worden gek.
Kısmen göçmendirler.Gedeeltelijk zijn het trekvogels.
Sonraki göçmenler ise Kantonca konuşanlardır.De eerste Chinezen spraken een Kantonees dialect.
Göçmen bir Yahudi ailenin çocuğu idi.Hij was de zoon van Joodse immigranten.
1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.In 1834 kwamen de eerste Chinezen aan in de haven van Liverpool.
İtalyan Sahil Güvenlik ekipleri, 2.700 fazla göçmenin Libya açıklarında kurtardıklarını duyurdu.De Italiaanse kustwacht redt circa 2.700 bootvluchtelingen op de Middellandse Zee.
1947 yılında Amerika'ya göçmen olarak gitti.In 1947 emigreerde hij naar de Verenigde Staten.
Aynı zamanda göçmen çocukların sayısı da artmaktadır.Hierop neemt het aantal Arabische vluchtelingen verder toe.
Göçmendirler, Afrika, güney Asya ve özellikle Hindistan'a göçerler.Ze trekken naar Afrika en zuidelijk Azië, vooral India.
Göçmen olan bu kuş Kuzey ve Orta Amerika'da bulunur.De vogel komt voor in Noord- en Midden-Amerika.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.In de relaties met die mannen voelt ze zich sterk en vrij.
Göçmen değillerdir.Die emigreren niet!