Göçmenler vadideki toprağın verimli olduğunu öğrendiler.The settlers learned that the land in the valley was fertile.
Göçmenler fiziksel ve ruhsal acıya dayandılar.The emigrants have endured physical and mental pain.
Göçmenler kıtadan Japon denizini geçti.Migrants from the continent crossed the Japan sea.
Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.Most Americans are descended from immigrants.
Gemi yüzlerce göçmeni Amerika'ya taşıdı.The ship carried hundreds of emigrants to the US.
Amerikan tarihindeki ilk göçmenler İngiltere ve Hollanda'dan geldiler.The first immigrants in American history came from England and the Netherlands.
Amerika bir göçmenler ülkesidir.America is a land of immigrants.
Amerika, göçmenler ülkesidir.America is a country of immigrants.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla arttı.In the 19th century, the number of immigrants swelled rapidly.
Piskopos terk edilen göçmenlere acıdı ve onlara yardım etti.The bishop felt pity for the immigrants who were abandoned, and gave them help.
O bir Rus göçmene aşık oldu.She fell in love with a Russian immigrant.
Ben sadece İngilizceyi, onu ana dili olarak konuşanlardan korumaya çalışan bir göçmenim.I'm only an immigrant trying to protect the English language from its native speakers.
Onlar göçmen seli için bir son talep ettiler.They demanded an end to the flood of immigration.
Fakir Japon göçmenler düşük ücretle çalışmaya istekliydiler.Poor Japanese immigrants were willing to work for low pay.
Bu yeni göçmenlerin hiçbir becerisi yoktu.These new immigrants had no skills.
Gemi Amerika'ya yüzlerce göçmen taşıdı.The ship carried hundreds of immigrants to America.
Oliver, yeni kız arkadaşının yasadışı bir göçmen olduğunu öğrendi.Oliver found out that his new girlfriend is an illegal immigrant.
Amerikalıların çoğunluğu göçmenlerin soyundan gelmektedir.The majority of the Americans are descended from immigrants.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla yükseldi.In the 19th century, the number of immigrants increased rapidly.
Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.In the 19th century, the number of immigrants grew rapidly.
Tom göçmenlere Almanca öğretiyor.Tom teaches German to immigrants.
İkinci nesil göçmenlerin tek bir evleri vardır.The second generation of immigrants has only one home.
Göçmenler sürekli bir akış içinde ülkeye giriş yaptılar.The immigrants entered the country in a steady flow.
Göçmenler Avustralya'ya deniz üzerinden geliyorlar.Immigrants come to Australia across the seas.
Britanyalı göçmenler standart İngilizce konuşmadılar.British immigrants didn't speak standard English.
İtalyalı ve İrlandalı bir sürü göçmen vardı.There were lots of immigrants from Italy and Ireland.
O bir göçmen çekirge değil, o bir çekirge!That's not a locust, that's a grasshopper!
Tom Meksika göçmeni.Tom is a Mexican immigrant.
Tom yasadışı bir göçmendir.Tom is an illegal immigrant.
Sonbaharda göçmen kuşları güneye uçar.In autumn the migratory birds fly south.
Okulumuzda birçok göçmen çiftlik işçisi çocuğu var.There are many migrant farm-worker children at our school.
Amerikalılar göçmenlerin soyundan gelirler ve çok vatanseverdirler.Americans descend from immigrants, and they are very patriotic.
Biz bütün bu evsiz göçmenlere merhamet ediyoruz.We pity all these homeless immigrants.
Her yıl kış aylarında birçok göçmen kuş bu gölete gelir.Many migratory birds come to this pond every year in winter.
İlk göçmenler, sonra siz. Bizim dayanışma - Sosyal yamyamlık için cevap.First the immigrants, then you. Our solidarity - the answer to social cannibalism.
Amerika Birleşik Devletleri göçmenler ülkesidir.The United States is a country of immigrants.
Okullardaki şiddet olaylarından göçmenler sorumlu tutuluyor.Violence at school is blamed on immigrants.
Amerika'nın göçmenlik sistemi bozuldu.America’s immigration system is broken.
Biz göçmenlik bürosuna bildirmek zorundayız.We have to report to the immigration office.
Yerli nüfus göçmenlere karşı silaha sarıldı.The indigenous population took up arms against the settlers.
Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.Tom recruited immigrant workers to rebuild his mansion.
Dan göçmen işçileri köle gibi sömürdü.Dan exploited immigrant workers like slaves.
On beş bin göçmen Kanal Tüneli'ne saldırdı.Fifteen hundred migrants stormed the Channel Tunnel.
Göçmenlerin çoğu savaş mültecileri.Many of the migrants are war refugees.
Binlerce göçmen Avrupa'ya ulaşmak için her ay Akdeniz'i geçmeye çalışıyorlar.Thousands of migrants try to cross the Mediterranean every month to reach Europe.
Birçok göçmen Balkanlar üzerinden Yunanistan'dan Batı Avrupa'ya seyahat ediyor.Many migrants travel from Greece, through the Balkans, to Western Europe.
Birçok göçmen, Yunanistan ve Balkanlar üzerinden Batı Avrupa'ya yolculuk ediyor.Many migrants travel from Greece, through the Balkans, to Western Europe.
Binlerce göçmen Macaristan'daki Budapeşte'den Avusturya'ya yürümeye karar verdi.Thousands of migrants decided to walk from Budapest in Hungary to Austria.
Onlar göçmendi.They were immigrants.
Göçmenlerin çoğu isimlerini değiştirdiler.Many of the immigrants changed their names.
Yasadışı göçmenlerin onları isteyen vatandaşlardan iş aldığı doğru mu?Is it true that illegal immigrants are taking jobs away from citizens who want them?
Önce göçmenler, sonra siz. Dayanışma sosyal yamyamlık için bizim cevabımızdır.First the emigrants, then you. Solidarity is our response to social cannibalism.
Kendimizi göçmenlik ofisine tanıtmak zorundayız.We have to introduce ourselves to the immigration office.
Ebabil Apodidae ailesinin küçük bir göçmen kuşudur.The swift is a small migratory bird of the family Apodidae.
Tom bir göçmenlik avukatıdır.Tom is an immigration lawyer.
Göçmenler, Avrupa'nın misafirperverliğini istismar ediyorlar.Immigrants are abusing the hospitality of Europe.
Göçmenler, Avrupa'nın konukseverliğini kötüye kullanıyorlar.Immigrants are abusing the hospitality of Europe.
Tom, Avustralyalı bir göçmen.Tom is an immigrant from Australia.
Tom'un ebeveynleri göçmen.Tom's parents are immigrants.
Tom bir göçmenle evlendi.Tom married a fellow immigrant.