Ana içeriğe geç
Sözlük

göçer ile cümle

göçer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O sırada Vanita'nın altındaki zemin göçer.Den frånger sig då doften av vanilj.
Yeni parazitler tekrar barsağa göçer.Invaliderna går åter förbi.
Oyunlarda konar-göçerliğin etkisi vardır.У консеквенціалізмі вагомішими є наслідки.
Oradan da şu anki yere göçerek mahallesi kurmuşlardır..Звідси вони вже разом пішли в Бахчисарай.
Bu tür göçertmelerin oldukça dikkatli yapılması gerekmektedir.Подібний метод прискорення запитів слід використовувати обережно.
1903 yılında ailesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göçerek Los Angeles - Kaliforniya'ya yerleşti.El și familia lui s-au mutat în 1940, la Los Angeles, California.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Iarna populațiile din nord migrează spre sud.
Sonradan yakın yüzyılda konar göçer Beritanlılar iskan edilmişlerdir.A következő évszázadban azonban bencés pusztatemplomot építettek a helyébe.
Bu tür göçertmelerin oldukça dikkatli yapılması gerekmektedir.Ezért az ilyen jellegű panaszokat is nagyon komolyan kell venni.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".Kertész-voltom miatt Istar (istennő) bizony belém szeretett.”
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Pohjoisimmat yksilöt muuttavat etelään talveksi.
Konar-göçer Oğuzların Türkmen, Avşar boyları uzun yıllar yörede kışlak olarak yaşamışlardır.Ο μπαρμπα-Ζάχος με το γιο του Κωνσταντή εργάζονται χρόνια στα κτήματα του Θανάση Δημούλια.
Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı.Her stod slaget mellem nybyggere indbyrdes.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.Da reiste de døde seg fra gravene og gikk løs på forfølgerne som rømte.
Onun için çoğumuz aradığımız tapınağa varamadan yolda göçeriz.Deretter gikk de til toppen av tempelet hvor de ville motta neste ledetråd.
Sonbaharda tropikal Afrika'ya göçer ve Nisan sonu ya da Mayıs başında geri döner.Steinskvetten trekker til tropisk Afrika i august-september og kommer tilbake i april-mai.
Ataları, konar-göçer yörükleridir.Kẻ thù của chúng là loài bọ chiến binh.
Ailesiyle birlikte Saint-Andiol kentine göçer.Nó tiếp cận với Saint-Avold.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.死者を支配することもできるため召喚者に何らかの危害を及ぼす事もある。
1939'da Britanya'ya ailesiyle göçerek buranın vatandaşlığına geçmişlerdir.1939年、家族とともにイギリスに亡命。
Bir süre buralarda konar göçer yaşamışlardır.しばらく、風雅家に居候していたことがあった。
"(Ferhat Göçer - Hande Yener - Hepsi) Ahkam "İçimde Kalmasın" Der! - 3".「三(位)」などと言ってはならない。
Yazları ise köy halkı yaylaya göçer.夏朝,东夷族曾在此建国。
Göçertme sonucu yeryüzünde hasarlar oluşabilir.理由是出境可能危害國家安全。
Osmanlı'dan olup ilk Göçerlerdendir.上古時候,北方有翟族(後稱翟國)。
Köye göç edenler beraberinde Ordu'dan gelen göçerlerle de etkileşime geçmiştir.但孟養他忉不服,他率軍驅逐錫箔軍,進圍阿瓦城。
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.又有一說,塞芒人為了使死者能「真實死亡」,都是實行火葬。
Pajitnov 1991'de ABD'ye göçer ve orada Henk Rogers ile Tetris Şirketini (Tetris Company) kurdu.브라드미르 포크힐코와 함께, 파지트노프는 1991년 미국에 이주했으며 헨크 로저스와 함께 테트리스 회사 (The Tetris Company)를 설립했다.
Ölen kimseler de bu geçitten (Yer’in göbeği) geçerek öte- âleme göçerler.천하 (泉下) 황천(黃泉)의 아래라는 뜻으로, 죽어서 가는 저승을 이르는 말.
Yeni parazitler tekrar barsağa göçer.הזיפים יופיעו מחדש בנשל הבא.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Те летят към юг за зимата!“).
Orta Asya'dan göçerek buraya yerleşmişlerdir.Također su se iz Središnje Azije doselili u Indiju.
Fakat bu yapıların hepsi kaçak olup konar göçerdir.To všetko sa však odstraňuje ako potenciálny zdroj nákaz a škodcov.
Onun için çoğumuz aradığımız tapınağa varamadan yolda göçeriz.Skupaj so potovali dalje, dokler ob poti niso opazili pastirja, ki je ubijal kačo.
Göçebe-göçer kültürü, hayvancılık ve tarım kültürü baskındır burada.Danes se v vasi prepletajo kultura, ekološko kmetijstvo in turizem.
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezinde칼 노든 (Carl Norden)은 1차 세계대전 바로 직전 미국으로 이민을 와서 맨하탄 시내의 라파예트 거리 (Lafayette Street)에
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeCarl Norden emigrál az Egyesült Államokba épp az első világháború előtt, és üzletet nyit a Lafayette Streeten,
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeקארל נורדן מהגר לארצות הברית ממש לפני מלחמת העולם ופותח את חנותו ברחוב לפאייט
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeلقد هاجر لاحقاً الى الولايات المتحدة الامريكية قبل الحرب العالمية الاولى وافتتح محلاً في شارع لافييت
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeアメリカに移住し マンハッタンのダウンタウンにある ラファイエット通りに工場を開きました
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.A stalo sa, keď sa rušali od východu, že našli rovinu v zemi Sineáre a bývali tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Comme ils étaient partis de l`orient, ils trouvèrent une plaine au pays de Schinear, et ils y habitèrent.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da de nu drog østerpå, traf de på en Dal i Sinear, og der slog de sig ned.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da sie nun zogen gen Morgen, fanden sie ein ebenes Land im Lande Sinear, und wohnten daselbst.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.E deslocando-se os homens para o oriente, acharam um vale na terra de Sinar; e ali habitaram.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Emigrando dall'oriente gli uomini capitarono in una pianura nel paese di Sennaar e vi si stabilirono
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.És lõn mikor kelet felõl elindultak vala, Sineár földén egy síkságot találának és ott letelepedének.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.I stalo se, když se brali od východu, nalezli pole v zemi Sinear, a bydlili tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.I stało się, gdy wyszli od wschodu słońca, znaleźli równinę w ziemi Senaar, i mieszkali tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.이에 그들이 동방으로 옮기다가 시날 평지를 만나 거기 거하고
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Kun he lähtivät liikkeelle itään päin, löysivät he lakeuden Sinearin maassa ja asettuivat sinne.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Men när de bröto upp och drogo österut, funno de en lågslätt i Sinears land och bosatte sig där.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Nhưng khi ở Ðông phương dời đi , người_ta gặp một đồng_bằng trong xứ Si-nê - a , rồi ở tại đó .
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Nhưng khi ở Ðông phương dời đi, người ta gặp một đồng bằng trong xứ Si-nê-a, rồi ở tại đó.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Og da de drog frem mot øst, fant de en slette i landet Sinear, og de bosatte sig der.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Pornind ei înspre răsărit, au dat peste o cîmpie în ţara Şinear; şi au descălecat acolo.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Zgodi se pa, ko so potovali od jutra, da so našli ravnino v deželi Sinearski, ter so se nastanili tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Και οτε εκινησαν απο της ανατολης, ευρον πεδιαδα εν τη γη Σεννααρ και κατωκησαν εκει.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Двинувшись с востока, они нашли в земле Сеннаар равнину и поселились там.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.И като потеглюваха човеците към изток, намериха поле в Сенаарската земя, гдето се и заселиха.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod