göçebe ile cümle

göçebe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Това са момичета номади, които проституират за Афганистански бизнесмен.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Це дівчатка, що кочують, і які стали проститутками для афганських бізнесменів.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Это кочующие девочки, ставшие проститутками для Афганских бизнесменов.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.על גגות קאבול 10 שנים אחרי תחילת המלחמה. אלה הבנות הנוודות
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.اولئك فتايات رُحّل اصبحن عاهرات لامتاع رجال الاعمال الافغان
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.アフガンのビジネスマン達の娼婦になりました 戦争が終わった10年後のこれらの
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.依啲喺遊牧民族唧女仔, 佢哋成為咗阿富汗商人唧性工具。
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ce sont les nomades Touaregs, et ils vivent leur vie pratiquement comme ils le font depuis des siècles.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ci sono i nomadi Tuareg, che vivono la loro vita come fanno da secoli.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Das sind die Tuareg, und sie leben schon seit Jahrhunderten so.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dette er Tuareg nomaderne, og de lever deres liv ligesom de har gjort i århundreder.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dit zijn de Toeareg-nomaden en ze leiden nog hetzelfde leven als eeuwen geleden.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.그들은 투아레그 족이라 불리우며 그들은 수 세기동안 그들의 삶을 매우 잘 꾸려가고 있습니다.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Sunt nomazii Tuareg, îşi duc vieţile la fel de secole.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Tässä on tuaregi-nomadeja ja he elävät nyt niin kuin he ovat tehneet jo vuosisatojen ajan.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.To nomadzi Tuareg, żyją w ten sposób od wieków.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Това са номадите туарег, които живеят живота си от векове без особена промяна.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Эти кочевники туарегов, и они живут так же, как жили на протяжении столетий.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.אלה הם הנומדים של טוארג, והם חיים את החיים שלהם כפי שעשו מזה מאות שנים.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.المسمين بالطوارق حيث يقضون حياتهم هناك مثل أجدادهم لقرون عديدة
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.同じスタイルの暮らしを続けています 地表から発掘したこんな物が
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.용감한 이주자들과 그들의 후손들은 해안을 따라서 동쪽에 있는 아시아로 갔고,
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.Nieustraszeni wędrowcy i ich potomkowie podążyli przybrzeżnym szlakiem.
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.הנוודים שנלכדו וצאצאיהם, המשיכו לנוע לאורך החופים מזרחה באסיה.
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.彼らは2、3000年の間に今日のマレーシアへとたどり着きました。
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Eşti în mijlocul ultimei populaţii de nomazi din lume.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Je leeft samen met 's werelds laatste grote nomadenvolk.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.여러분은 세계 최후의 거대한 유목민들과 만납니다.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Man gnubber virkelig skuldre med verdens sidste store nomadefolk.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Ocieramy się o kulturę Nomadów. Ocieramy się o kulturę Nomadów.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Sie begegnen den letzten Nomaden auf dieser Welt.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Te estás codeando con las últimas personas nómadas del mundo.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Veljeilet maailman viimeisen suuren nomadikansan kanssa.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Vivrete a stretto contatto con le ultime grandi popolazioni nomadi del mondo.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Vous côtoyez vraiment le dernier grand peuple nomade du monde.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Вы находитесь плечом к плечу с последним кочевым народом.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.Наистина се сблъскваш с последните велики номадски народи на света.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.אתם ממש מתחככים עם העם הנודד הגדול האחרון בעולם.
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.ستتمكن من الوقوف كتفا بكتف مع آخر البدو الرحل
Dünyanın son büyük göçebe insanlarıyla gerçekten omuz omuzasınız.遊牧民たちと寝食を共にします トゥアレグ族は何世紀も
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migración de campesinos encontraron a cazadores-recolectores.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrujący rolnicy spotykali myśliwych i zbieraczy.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrující farmáři se potkali s lovci-sběrači.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Migrujúci roľníci sa stretli s lovcami-zberačmi.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.Фермери, що подорожували, зустрічали мисливців-збирачів.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.נתקלו החקלאים בציידים-מלקטים נודדים.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.واجه المزارعون هجرة الصيادين.
Göçebe tarımcılar avcı-toplayıcılarla karşı karşıya kalıyorlardı.例えば、アフリカのサハラ砂漠のような所では、 5000年前に現在のカメルーンのあたりから 南と東へと農民は散らばっていきました。
"Hey göçebe istilacılar! Buraya gelin, şu anki kraldan daha iyi görünüyorsunuz."Kom binnen; jullie lijken beter dan de laatste vent."
"Hey göçebe istilacılar!"Привет, кочевники! Милости просим!
"Hey göçebe istilacılar!אז אם אתם רואים פולשים נוודים מתקרבים אולי תהיו רק כאילו, "היי פולשים נוודים!
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker azul cidade de montanha cigarro elementar que você sabe que eu escolher
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker Blue Bergstadt elementaren Zigarette, was Sie wissen i holen it up
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvעיירת ג'וני ווקר הכחול הר סיגרית יסודות מה שאתה יודע אני מרים אותו tv עישון נוודים
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvجوني ووكر بلو ماونتن بلدة عنصر السجائر ما كنت أعرف أنني اختيار الامر tv التدخين الرحل
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.A nomád vadászok családi közösségekben ejtik el a nyulakat, gyűjtögetik az élelmet.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.En pequeños grupos familiares, los cazadores nómadas aportan conejos, recolección de alimento.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.In kleine familiegropen vangen nomadische jagers konijnen en verzamelen ze voedsel.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.In kleinen Familiengruppen, erlegten nomadische Jäger Kaninchen, um Nahrung zu sammeln.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.În mici grupuri de familie, vânătorii nomazi prindeau iepuri pentru hrană.

İlgili Sayfalar