Ana içeriğe geç
Sözlük

göçe ile cümle

göçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Son yıllarda Yamaçlı Köyü' nden yazları yaylaya hayvancılık yapmak için göçenler olmaktadır.Z ciekawostek można dodać iż niegdyś latem na obszar wyspy przewożono bydło celem wypasu.
Babası ölünce annesi Ukrayna’ya göçer ve burada yeniden evlenir.Po śmierci męża, matka wyszła ponownie za mąż i powróciła do Polski.
Bu periyoda aynı zamanda Erken Göçebe Dönemi de denilmektedir.Czas ten bywa nazywany również czasem Antefuturo.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".Andrzej Adamiak) „Kocha ciebie niebo (remix)” (muz. i sł.
Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı.Prowadziło to do konfliktów z mieszkańcami wsi.
Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı.Stąd musiano odbyć długą podróż na okrągło.
Bu göçebeler, Sierra San Francisco dağ sırasındaki mağaralarda yaşıyorlardı.Dessa nomadiska vandrare levde i skydd av grottorna i bergskedjan Sierra San Francisco.
Valinor'dan göçerken, Oromë'nin hediyesi olan köpeği Huan'ı da yanına almıştır.Från Valinor tog han med sig den mäktiga hunden Huan som han fått som en gåva av Oromë.
Göçebe, Stephenie Meyer kitabı.Historien om Stephenie Meyer.
Ancak bütün göçebe toplumlar devlet kuramazlar.Alla samhällsproblem kan dock inte definieras som sociala problem.
Tengriciliği bugüne kadar muhafaza etmiş olan kavimler daima göçebe olmuşlardır.Jo: alla smaragder vi hittills har upptäckt har varit gröna.
Aynı şekilde, ölenler de öte-âleme bu yolla göçerler.Också de döda transporteras denna väg.
2011b, Göçebe Kuramı.2011 Dags för plan B, Valpmynning.
Bazen kışlarını geçirmek üzere Amerika ve Kanada'nın sahillerine göçederler.Vintertid kan den ibland uppträda utmed USA:s och Kanadas kuster.
O sırada Vanita'nın altındaki zemin göçer.Den frånger sig då doften av vanilj.
Tibetliler, Tibet ve Himalaya bölgesinde göçebe bir yaşam sürdürürler.Många tibetaner lever i Tibet och i Himalaya.
Eski Türk devletleri de aynı şekilde göçebe hayvancılıkla uğraşmıştır.Andra indiska stater utförde också avrättningar med elefanter.
Kırsal kesimde, göçebe Bedevilerin sayısı, yerleşik tarımcılarınkinden yüksektir.Resultatet är att antalet utflyttade kapverdier är större än antalet som bor kvar.
Göçebe halkın kültürünü korumak.Vantrivs borgerligheten i kulturen?
Yeni parazitler tekrar barsağa göçer.Invaliderna går åter förbi.
Bölgede bulunan Türklere yapılan baskılar sonucunda Türkiye sınırlarını açarak Türkleri göçe zorlamışlardı.Eldupphöret till trots tvingade amerikanerna irakierna att lämna området den 1 mars.
Kaşkay Türkleri göçebe Türk toplumudur.Dessa turkar blir anfäder till den turkcypriotiska befolkningen.
Her ikisi de İngiltere'den göçetmişlerdi.Обидва вони втекли зі Спарти.
Ian O'Shea: Göçebe'nin aşkıdır.Іян О’Шей (англ. Ian O'Shea) — коханий Вандрівниці.
Ancak bu özellikler sadece Hunlar'da değil, diğer göçebe kabileler için de geçerlidir.Подібне полювання дозволялося не тільки громадянам України, але й іноземним мисливцям.
Cücelerin büyük çoğunluğu göçebe bir millet haline geldi.Більшість людей вже перетворилися на чудовиськ.
Barbados'un en erken sakinleri Amerikan göçebeleriydi.Першими поселенцями на Барбадосі були індіанські кочівники.
Oradan da şu anki yere göçerek mahallesi kurmuşlardır..Звідси вони вже разом пішли в Бахчисарай.
Yani oradan oraya sürekli göçen bir topluluktan bahsetmiyoruz.Тому й не заселялись безкраї простори постійними землеробами.
Mahallemize ilk gelenler Orta Asya kültürüne bağlı olarak uzun bir süre göçebe hayatı yaşamışlardır.Одні з перших людей, які жили на території Середньої Азії, займались довгий час землеробством.
Bu tür göçertmelerin oldukça dikkatli yapılması gerekmektedir.Подібний метод прискорення запитів слід використовувати обережно.
2011b, Göçebe Kuramı.2011b, čís.
Göçebe (İngilizce: The Host), Amerikalı yazar Stephenie Meyer'in yazdığı bir bilim kurgu romanı.Hostitel je sci-fi román od americké spisovatelky Stephenie Meyerové.
Bu tarih atlı göçebe Türk kültürünün başlangıcı olarak kabul edilebilir.V celku je možné toto období považovat za začátek současné japonské kultury.
(Bu mahalleler, eski Kurugöl'den göçen insanlardan oluşmuştur.)(Tento svaz byl složen vesměs z bývalých legionářů. )
Pomaklar Bulgaristan'dan göçen halktır.Belgie se bojí imigrační vlny.
Göçebe, Stephenie Meyer kitabı.Jde o adaptaci stejnojmenné knihy Stephenie Meyerové.
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.Zřejmě se jedná o nejsilnější bouři v Portugalsku od roku 1842.
Göçebe, bkz.ČTK, bbb.
Artan işsizlik ve geçim sıkıntısı, halkı göçe zorlamıstır.Boji a bitvami míříme stále výš, Lid je pánem svého osudu.
Tam bir göçebeye döndürdüler beni, hiçbir zaman yerleşik bir mekânımız olmadı.Stěhovali se z jedné zemi do druhé a neměli nikde trvalý pobyt.
Bu periyoda aynı zamanda Erken Göçebe Dönemi de denilmektedir.Toto období bývá také nazýváno předattické.
Birçok kanunla, İsrail, göçen Filistinlilerin geri dönmesini engelledi.Izrael naproti tomu schválil zákony znemožňující návrat palestinských uprchlíků zpět do jejich domovů.
Her ikisi de İngiltere'den göçetmişlerdi.O să-i trimită pe amândoi soții în Anglia.
1980'li yıllara kadar göçebe olan halk günümüzde göçebeliği bırakmıştır.Între anii 1980 și 2000 a avut loc un exod mai al populației tinere, care au părăsit comuna.
Köy halkı buraya göçebe olarak 1930'larda yerleşmiştir.Orașul a luat naștere în anii 1930 ca nod rutier.
Bugüne kadar düzenlenen turnuvalar: Göçebe İstilaları, Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası ve Büyük Fetih savaşı.Până acum au fost 3 tipuri de turnee: Invazia Nomadă, Liga Campionilor și Cupa Mondială.
Ancak, göçebe halkın ilk yerleştiği alandaki sögüt ağaçlarından geldiği zannedilmektedir.Se crede că pădurile ar fi constituit locul lor inițial de formare.
1903 yılında ailesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göçerek Los Angeles - Kaliforniya'ya yerleşti.El și familia lui s-au mutat în 1940, la Los Angeles, California.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Iarna populațiile din nord migrează spre sud.
Göçebe toplumların bu yerleşik hayata geçme eğilimi kasaba ve şehirlerin kurulması ile kendini gösterir.Organizarea socială a societății apusene este subordonată aceluiași scop al edificării cetății lui Dumnezeu.
Göçebe (İngilizce: The Host), Amerikalı yazar Stephenie Meyer'in yazdığı bir bilim kurgu romanı.A Burok (The Host) Stephenie Meyer amerikai írónő science fiction-regénye.
II. Şapur, göçebe kralı Grumbates ile birlikte, 359 yılında Romalılar'a karşı ikinci seferini düzenledi.II. Sápúr a nomád király, Grumbates támogatásával új hadjáratba kezdett a rómaiak ellen 359-ben.
Bu sebeple, köyde bugün de birçok göçebe aile bulunur.A városban ma sok külföldi is él.
Diğer bölgelerde bu tarz bir göçe rastlanmamıştır.Máshol nem találunk ilyen jellegű ábrázolást.
Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı.Ezután hosszú vándorélet következett.
Her ikisi de İngiltere'den göçetmişlerdi.Mindketten az indiai Keralából költöztek Angliába.
Özellikle İstanbul, Ankara'ya sosyal ve ekonomik nedenlerle göçenlerin sayısı oldukça fazladır.Széles körű volt a szociális és politikai elégedetlenség különösen Horvátországban.
Bunları göçe zorlayan nedir?Mi tartja őket ott?
Sonradan yakın yüzyılda konar göçer Beritanlılar iskan edilmişlerdir.A következő évszázadban azonban bencés pusztatemplomot építettek a helyébe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod