Valinor'dan göçerken, Oromë'nin hediyesi olan köpeği Huan'ı da yanına almıştır.Из Валинора он взял с собой гигантского пса Хуана, подарок Оромэ.
2011b, Göçebe Kuramı.Задворный, 2011b.
Ancak Ağustos ve Eylül dönemlerinde sıcak bölgelere tekrar göçerler.Имаго встречаются в августе и сентябре, в теплых и сухих местах.
Ferhat Göçer / Seni Sevmeye Aşığım Remixes".«Consumer Guide: Love Me Back».
Barbados'un en erken sakinleri Amerikan göçebeleriydi.История Барбадоса Первыми поселенцами на Барбадосе были индейские кочевники.
Ubıhlar yarı göçebe olarak yaşıyorlardı.Кулайцы проживали в полуземлянках.
Ev kemesinin kulakları göçebe kemenin kulaklarından büyüktür.От рёва моторов Уайлер оглох на одно ухо.
Her ikisi de İngiltere'den göçetmişlerdi.Оба они бежали из Спарты.
Cücelerin büyük çoğunluğu göçebe bir millet haline geldi.Как и большинство островитян стал моряком.
Çingenelerin göçebe yaşam tarzı yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır.Образ жизни селитьбенцев резко отличался от жизни окружающего населения.
Özbeklerin aksine yerleşik değil göçebedirler ve hayvancılıkla geçinirler.Они не были предназначены для постоянного проживания, но предоставляли убежище для жителей и скота.
Şafak Vakti'nde dört göçebe de Cullenlar'a destek olmuştur.К шести вечера кастильцы были готовы сражаться.
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Северные популяции мигрируют зимой на юг.
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.أدت الأزمة إلى أكبر هجرة من آيسلندا منذ 1887.
Günümüzde bile bazı yerlerde görülen bu anlayış gerçek bir göçebelik değilidir.وهذا المفهوم(الترحال)الذي يوجد في بعض الأماكن حالياً لا يعد ترحالاً حقيقيا.
Ekolojisi tam olarak bilinemeyen virüsün yayılmasında göçeden kuşların önemli bir etkisi olduğu görülmektedir.كما أن إنتشار الفيروسات الغير معروفة بشكل تام على البيئة يكون له تاثير مهم جدا على الطيور المهاجرة.
Üreme alanlarının daha yumuşak iklime sahip olduğu batı kısımlarında ise bazı kuşlar göçer.أما في الأجزاء الغربية التي يكون المناخ فيها أكثر اعتدالا فتهاجر بعض الطيور إليها في مواسم التزاوج.
Ana madde: Rusya tarihi Tarih öncesi zamanlarda Güney Rusya'nın geniş bozkırları göçebe kabilelerin vatanıydı.خلال عصور ما قبل تاريخ السهوب هي الأراضي الشاسعة في جنوب روسيا كانت موطناً لقبائل الرعاة الرحل.
Batı Hunları klasik göçebe ekonomik hayatına sahipti.كان للهون الغربيين الحياة الاقتصادية للرحالة الخيالة التركية الكلاسيكية.
"(Ferhat Göçer - Hande Yener - Hepsi) Ahkam "İçimde Kalmasın" Der! - 3".روى مسلم في صحيحه حديث: «لا يحل دم امرء مسلم إلا بإحدى ثلاث: الثيب الزاني..»
Hunlar ev yapamaz çünkü göçebe bir uygarlık olduğu için yerleşik bir hayat sürmemişlerdir.لا يستطيع الناس بناء منزل إذا لم يحصلوا على الأرض.
Köylü, yaz mevsiminde Çukurova'ya göçerek pamuk toplamaktadır.وتمركزت مستوطنتهم الصيفية في كوروشيكا.
Bu sebeple, köyde bugün de birçok göçebe aile bulunur.حاليا يقطن الوادي العديد من العائلات.
1970'li yıllarda Anavatan'a göçenler de olmuştur.وجاءت مجموعة أخرى من الهنود من أوغندا خلال السبعينيات.
İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.عرفوا بعد إذن باسم مهاجر، والعملية التهجير.
11 Ekim 2007. ^ Göçek, Fatma Müge (2015).Göçek، Fatma Müge (2015).
Genellikle Aksaray ve civar illere göçen halk, geçimini inşaat sektöründe çalışarak elde etmektedir.فهو عملية مهمة ويومية غالبًا يستخدمها الناس في محاولة للقيام بما هو صحيح.
Bunları göçe zorlayan nedir?Quem fica entediado neste set?
Kriz, 1887 yılından bu yana İzlanda'dan en büyük göçe sebep oldu.Esta crise tem resultado na maior onda emigratória islandesa desde 1887.
Göçebe, Knut Hamsun kitabı.Literatura - Knut Hamsun.
İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.Para o lugar de onde ele saiu o migrante é um emigrante.
Daha sonra da Afrikalıların köleleştirilmesi ve zorla göçettirilmesi dönemi başladı.Começou-se, então, a ensaiar a entrada de escravos africanos.
Sonra Göçebenin en iyi arkadaşlarından olur.Imediatamente se torna a melhor amiga dos orfãos.
Bu göçebeler, Sierra San Francisco dağ sırasındaki mağaralarda yaşıyorlardı.Estes nómadas viveram em protecção, nas cavernas da Serra de São Francisco.
Ana madde: Rusya tarihi Tarih öncesi zamanlarda Güney Rusya'nın geniş bozkırları göçebe kabilelerin vatanıydı.Em tempos pré-históricos, as vastas estepes do sul da Rússia eram o lar de tribos de pastores nômades.
Alanlar da, İskitler gibi, göçebe bir kavimdi ve onlara yakın bir dil konuşuyorlardı.E foram vistas por eles línguas repartidas, como que de fogo, as quais pousaram sobre cada um deles.
Deliorman'dan Gaziantep'e göçen bir ailenin çocuğuydu.Um dos meninos que viviam com Gaspard.
Göçebe'yi öldürme teşebbüsünde bulunmuştur.No entanto, foi feita uma tentativa de assassinato contra Hugo.
Malililerin %5 ila %10 arasındaki bir oran göçebedir.Por isso, muitos itálicos são de 5% a 10% mais estreitos que os romanos.
Göçmen değildir ama yöresel bitki örtüsü değişiklikleri nedeniyle göçebelik yapabilir.O município não conta com nenhuma favela, mas isso pode mudar devido ao desenvolvimento de invasões.
Sonraları kabilesini bırakıp şehre göçen Many Lightnings ve Mary Nancy Eastman'ın oğludur.Filho do Dakota Many Lightnings e a mestiça Mary Nancy Eastman, que morreu quando ele nasceu.
Tüm türleri göçmendir ve kış mevsiminde daha sıcak sulara göçerler.São predominantemente residentes, mas alguns indivíduos migram para zonas mais quentes no inverno.
Her ikisi de İngiltere'den göçetmişlerdi.Zijn beide zonen waren naar Engeland gevlucht.
1903 yılında ailesi ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'ne göçerek Los Angeles - Kaliforniya'ya yerleşti.In 1903 verhuisde hij met zijn familie naar Los Angeles, Californië.
Göçebe halkın kültürünü korumak.Ter behoud van de Tibetaanse cultuur.
Bu durum göçerler ile yerleşikler arasında çatışmalara yol açtı.Daarmee kwamen er echter toenemende conflicten tussen en binnen de nederzettingen.
Göçmendirler, Afrika, güney Asya ve özellikle Hindistan'a göçerler.Ze trekken naar Afrika en zuidelijk Azië, vooral India.
Göçebe vampirler grubunun lideridir.Vampiers leven in cirkels met een leider.
Mahallenin kökeni konar göçer TÜRKMENLERE dayanmaktadır.De uitspraak van de plaats zou plaatselijk verbasterd zijn tot Turksen.
Ancak Ağustos ve Eylül dönemlerinde sıcak bölgelere tekrar göçerler.Ze trekken in augustus/september weer weg naar de overwinteringsgebieden.
İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.Iemand die migreert wordt een migrant genoemd.
Göçebe, Knut Hamsun kitabı.Langs overwoekerde paden, door Knut Hamsun.
Türkmen nüfus ise göçebe - sürücü topluluklardır.Zij moeten — Zweden heeft een staatskerk — ook protestanten zijn.
10. yüzyılda kaleme alınan Hudûd el-âlem'de Kırgızların ölülerini gömmeyip yakan göçebeler olduğu yazılmıştır.Wieczorem udawano się natomiast na mogiły przodków, gdzie pozostawiano dla nich jadło i wspominano zmarłych.
Genellikle yerleşiktirler, ancak Doğu Asya populasyonları kışları daha ılıman güneylere göçerler.Na większości obszaru osiadły, lecz wschodnioazjatycka populacja migruje w zimie na cieplejsze rejony.
İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.Liczy się go wzorem: Imigranci minus Emigranci.
Kökeni göçebe olan aileler de vardır.Dlaczego na celowniku są rodziny?
Kuzeydekiler kışın güneye göçerler.Populacje północne przenoszą się zimą na południe.
"(Ferhat Göçer - Hande Yener - Hepsi) Ahkam "İçimde Kalmasın" Der! - 3".Oto, czego dokonałem!” (w trzecim).
Afrika ve Asya'da ise göçebe hayvancılık görülür.Loty do Afryki i Azji są wykonywane tylko w formie czarterów.