Ana içeriğe geç
Sözlük

göçe ile cümle

göçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Aprì la porta della stanza e se ne andò nel corridoio, e poi ha iniziato la sua vagabondaggi.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Cô mở cánh cửa của căn phòng và đi vào hành lang, và sau đó cô bắt đầu của mình lang thang.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Dia membuka pintu kamar dan masuk ke koridor, dan kemudian ia mulai nya pengembaraan.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Ea a deschis uşa camerei şi a intrat în coridor, şi apoi ea a început sa rătăcirile.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Ela abriu a porta do quarto e fui para o corredor, e então ela começou a sua andanças.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Elle ouvrit la porte de la chambre et alla dans le couloir, puis elle a commencé sa errances.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Hän avasi huoneen oven ja meni käytävään, ja sitten hän aloitti vaellukset.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Hon öppnade dörren till rummet och gick in i korridoren, och sedan hon började sin vandringar.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Hun åbnede døren til værelset og gik ind i korridoren, og hun begyndte sin vandringer.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Kinyitotta az ajtót a szoba, és bement a folyosóra, aztán kezdte vándorlás.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Ona je odprla vrata v sobo in odšel na hodnik, nato pa je začela svojo potepanj.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Otevřela dveře do pokoje a vešel do chodby a pak se začala putování.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Otvorila dvere do izby a vošiel do chodby a potom sa začala putovanie.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Otworzyła drzwi pokoju i udał się do korytarza, a następnie zaczęła ją wędrówki.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Sie öffnete die Tür des Zimmers und ging in den Flur, und dann begann sie ihre Wanderungen.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.그녀는 방의 문을 열고 복도로 가서, 그리고 그녀는 그녀의 시작 wanderings.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Ze opende de deur van de kamer en ging in de gang, en toen begon ze haar omzwervingen.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Άνοιξε την πόρτα του δωματίου και πήγε στο διάδρομο, και στη συνέχεια άρχισε να της περιπλανήσεις.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Вона відкрила двері в кімнату і вийшов у коридор, а потім вона почала свою мандрівок.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Она открыла дверь в комнату и вышел в коридор, а затем она начала свою странствий.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Тя отвори вратата на стаята и отиде в коридора, и след това тя започва да я странствания.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.היא פתחה את דלת החדר, יצא למסדרון, ואז היא החלה אותה הנדודים.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.وقالت انها فتحت باب الغرفة وذهب الى الممر ، وبدأت بعد ذلك انها لها تيه.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.放浪。 それは、長い廊下であり、それは他の通路に分岐し、それは彼女が上に短いリード
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.한 세대 전까지만 해도 숲 속에서 자유롭게 살던 부족,
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.שבט נוודים מדרום-מזרח אסיה, מסאראוואק--
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.قوم رحالة من جنوب شرق آسيا، من قبائل " ساراواك" --
Penan'lar Güneydoğu Asya'dan, Sarawak'tan gelen bir göçebe toplum.一世代前まで 彼らは森林で 自由に暮らしていたのに
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Azt hiszem, hogy egy részem, mindig is nomád volt, fizikailag és spirituálisan egyaránt.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Část mého já asi vždycky byla kočovná, fyzicky i duchovně.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Cred că o parte din mine a fost întotdeauna nomadă, atât fizic, cât şi spiritual.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Credo che una parte di me sarà sempre nomade, fisicamente e spiritualmente.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Creio que uma parte de mim será sempre nómada, física e espiritualmente.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Creo que una parte de mi siempre ha sido nómada, física y espiritualmente.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Domyślam się, że część mnie, zawsze była koczownicza fizycznie i duchowo.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Ich vermute, ein Teil von mir ist immer ein Nomade gewesen, physisch und spirituell.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Ik veronderstel dat een deel van mij altijd een nomade is geweest, fysiek en spiritueel.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Jag antar att det alltid funnits en nomad i mig, fysiskt och andligt.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Je suppose qu'une partie de moi a toujours été nomade, physiquement et spirituellement.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.전 제 자신의 일부를 언제나 유목민이라고 생각해요. 육체적으로나 영적으로나..
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Tôi đoán một phần bản thân mình đã luôn là một người du mục, cả về thể chất và tinh thần.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Μάλλον ανέκαθεν ήμουν εν μέρει νομάς, σωματικά και πνευματικά.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Напевно одна половина мене завжди була невтомним мандрівником, як у фізичному, так і в духовному сенсі.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Предполагам, че една част от мен винаги е била номад, физически и духовно.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.Я думаю, что часть меня всегда была кочевником физически и духовно.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.אני חושבת שחלק בי היה מאז ומתמיד נווד, פיזית ורוחנית.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.اعتقد أن جانبا منى لطالما كان بدويا. جسديا وروحيا.
Sanırım benim bir yanım hep göçebe oldu; hem fiziksel hem de ruhsal açıdan.物語が私を追いかけ 人生を問うかのごとく
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.И поднялся Аврам и продолжал идти к югу.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Abram continua ses marches, en s`avançant vers le midi.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.A odtiaľ sa pomaly rušal Abram na juh.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Avram şi -a urmat drumul, înaintînd mereu spre meazăzi.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Darnach zog Abram weiter und zog aus ins Mittagsland.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Depois continuou Abrão o seu caminho, seguindo ainda para o sul.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Derpå drog Abram fra Plads til Plads og nåede Sydlandet.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Después partió de allí y se dirigió progresivamente hacia el Néguev
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.És tovább költözék Ábrám; folyton délfelé húzódván.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Ja sieltä Abram lähti ja vaelsi yhä edemmäksi Etelämaahan päin.
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Kế sau , Áp - ram vừa đi vừa đóng trại lần_lần đến Nam phương .
Sonra kona göçe Negeve doğru ilerledi.Kế sau, Áp-ram vừa đi vừa đóng trại lần lần đến Nam phương.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod