Göçe zorlanmışlar için pedagojik yeni modeller.Новые модели преподавания для переселенцев.
Göçe zorlanmışlar için pedagojik yeni modeller.מודלים חדשים של חינוך למען מי שנושלו מאדמתם.
Göçe zorlanmışlar için pedagojik yeni modeller.نماذج جديدة لعلم أصول التدريس للنازحين.
Göçe zorlanmışlar için pedagojik yeni modeller.新しいツールもあります
"Hey göçebe istilacılar! Buraya gelin, şu anki kraldan daha iyi görünüyorsunuz."Kom binnen; jullie lijken beter dan de laatste vent."
"Hey göçebe istilacılar!"Привет, кочевники! Милости просим!
"Hey göçebe istilacılar!אז אם אתם רואים פולשים נוודים מתקרבים אולי תהיו רק כאילו, "היי פולשים נוודים!
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.구름이 성막에서 떠오르는 때에는 이스라엘 자손이 곧 진행하였고 구름이 머무는 곳에 이스라엘 자손이 진을 쳤으니
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.ולפי העלת הענן מעל האהל ואחרי כן יסעו בני ישראל ובמקום אשר ישכן שם הענן שם יחנו בני ישראל׃
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.雲 彩 幾 時 從 帳 幕 收 上 去 、 以 色 列 人 就 幾 時 起 行 、 雲 彩 在 哪 裡 停 住 、 以 色 列 人 就 在 那 裡 安 營
İsrailliler ancak bulut çadırın üzerinden kalkınca göçer, bulut nerede durursa orada konaklarlardı.雲彩幾時從帳 幕 收 上去 、 以色列人 就 幾時 起行 、 雲彩 在 哪裡 停住 、 以色列人 就 在 那 裡安營
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Ad ogni tappa, quando la nube s'innalzava e lasciava la Dimora, gli Israeliti levavano l'accampamento
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A gdy odstępował obłok od przybytku, ruszali się synowie Izraelscy w ciągnieniu swem.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A keď sa zdvihnul oblak zponad príbytku, rušali sa synovia Izraelovi na všetkých svojich pochodoch.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Cît au ţinut călătoriile lor, copiii lui Israel porneau numai cînd se ridica norul deasupra cortului.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.En todas sus etapas, cuando la nube se levantaba del tabernáculo, los hijos de Israel partían
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Když pak odnášel se oblak s příbytku, brali se synové Izraelští po všech taženích svých.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.구름이 성막 위에서 떠오를 때에는 이스라엘 자손이 그 모든 행하는 길에 앞으로 발행하였고
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Men under hele deres Vandring brød Israeliterne op, når Skyen løftede sig fra Boligen;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.mikor a felhõ felszáll vala a hajlékról, az Izráel fiai elindulának; [így lõn] egész utazásuk alatt.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Och så ofta molnskyn höjde sig från tabernaklet, bröto Israels barn upp; så gjorde de under hela sin vandring.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Og når skyen løftet sig fra tabernaklet, brøt Israels barn op; så gjorde de på alle sine tog.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Und wenn die Wolke sich aufhob von der Wohnung, so zogen die Kinder Israel, solange sie reisten.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả , trong các sự hành_trình của dân Y-sơ-ra-ên , khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra_đi ;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả, trong các sự hành trình của dân Y-sơ-ra-ên, khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra đi;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Wanneer de wolk opsteeg van de tabernakel, braken de Israëlieten op en trokken verder, achter de wolk aan.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Και οτε η νεφελη ανεβαινεν επανωθεν της σκηνης, οι υιοι Ισραηλ εσηκονοντο καθ' ολας αυτων τας οδοιποριας
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.И когато облакът се дигаше от скинията, тогава израилтяните тръгваха на път, през всичките си пътувания;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Когда поднималось облако от скинии, тогда отправлялись в путь сыны Израилевы во все путешествие свое;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.ובהעלות הענן מעל המשכן יסעו בני ישראל בכל מסעיהם׃
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.وعند ارتفاع السحابة عن المسكن كان بنو اسرائيل يرتحلون في جميع رحلاتهم.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.每 逢 雲 彩 從 帳 幕 收 上 去 、 以 色 列 人 就 起 程 前 往
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.每 逢 雲彩從帳 幕 收 上去 、 以色列人 就 起程 前往
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker azul cidade de montanha cigarro elementar que você sabe que eu escolher
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvJohnnie Walker Blue Bergstadt elementaren Zigarette, was Sie wissen i holen it up
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvעיירת ג'וני ווקר הכחול הר סיגרית יסודות מה שאתה יודע אני מרים אותו tv עישון נוודים
Johnnie Walker Mavi dağ kasabası Eğer i almak bildiklerini elementel sigara o kadar göçebe sigara tvجوني ووكر بلو ماونتن بلدة عنصر السجائر ما كنت أعرف أنني اختيار الامر tv التدخين الرحل
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.A nomád vadászok családi közösségekben ejtik el a nyulakat, gyűjtögetik az élelmet.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.En pequeños grupos familiares, los cazadores nómadas aportan conejos, recolección de alimento.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.In kleine familiegropen vangen nomadische jagers konijnen en verzamelen ze voedsel.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.In kleinen Familiengruppen, erlegten nomadische Jäger Kaninchen, um Nahrung zu sammeln.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.În mici grupuri de familie, vânătorii nomazi prindeau iepuri pentru hrană.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.작은 가족 사회에서, 유목민 사냥꾼들은 토끼를 잡고 음식을 모았습니다.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.Nei piccoli gruppi familiari, i cacciatori nomadi cacciavano i conigli, raccogliendo cibo.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.Những thợ săn du cư săn bắn thỏ và thu thập thức ăn.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.W małych grupach rodzinnych, koczowniczy myśliwi strzelali do królików, zbierali jedzenie
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.Νομάδες κυνηγοί πιάνουν κουνέλια συλλέγοντας τροφή.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.В малки семейни групи ловци-номади са носели зайци и са събирали храна.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.В небольших семейных общинах кочевые охотники ловили кроликов, собирали пищу.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.בקבוצות משפחתיות קטנות, ציידים צדים ארנבות, מלקטים אוכל.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.في مجموعات عائلية صغيرة، يقوم الصيادون الرّحّل بصيد الأرانب، وجمع المواد الغذائية.
Küçük aile gruplarında, göçebe avcılar tavşanları avlıyor ve yiyecek topluyorlardı.その頃の富の形は 生きるのに十分な食物でした
Mesela, 24 karat altını bir tornavida ile ezerseniz, tornavida içeri göçecektir. .24-캐럿 금을 드라이버로 금을 때리면 이는 움푹 드러갑니다.
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğuEn Mongolia, por ejemplo, donde el 30% de la gente es nómada,
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğu예를들어 몽골은
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğuPéldául Mongóliában, ahol az emberek 30 százaléka nomád,
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğuלמשל במונגוליה,
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğuفي منغوليا على سبيل المثال،
Mesela halkın yüzde 30'unun göçebe olduğu人口の30%が遊牧民です
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Abrió la puerta de la habitación y salió al pasillo, y luego comenzó su peregrinaciones.