Ana içeriğe geç
Sözlük

göçe ile cümle

göçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Acestea sunt fetele nomade care au devenit prostituate pentru oamenii de afaceri afgani.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Dessa är nomadiska flickor som blev prostituerade för afghanska affärsmän.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Die sind die Nomadenmädchen, die zu Prostituierten für afghanische Geschäftsleute wurden.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Dit zijn de nomadenmeisjes die de prostituees van de Afghaanse zakenlui werden.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Estas são raparigas nómadas que se tornaram prostitutas para empresários afegãos.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Estas son chicas nómadas devenidas prostitutas de los empresarios afganos,
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Ezek nomád kislányok, akik prostituáltjai lettek az afgán üzletembereknek.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Ini adalah para gadis biasa yang melacurkan diri kepada para pengusaha Afgan.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.이들은 아프가니스탄 비지니스맨들에게 몸을 팔아서 살아가는 유목민 소녀들입니다.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Queste sono ragazze nomadi, diventate prostitute per gli uomini di affari Afgani.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.To są nomadki, które stały się prostytutkami dla Afgańskich biznesmenów.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Toto jsou nomadské (kočovné) děvčata, které se stali prostitutkami pro afghánské obchodníky.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Toto sú nomádske dievčatá, ktoré sa stali prostitútkami pre afganských obchodníkov.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Voici des filles nomades qui sont devenues prostituées pour des hommes d'affaires afghans.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Αυτά τα κορίτσια είναι νομάδες που εκδίδονται από Αφγανούς επιχειρηματίες.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Това са момичета номади, които проституират за Афганистански бизнесмен.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Це дівчатка, що кочують, і які стали проститутками для афганських бізнесменів.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.Это кочующие девочки, ставшие проститутками для Афганских бизнесменов.
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.על גגות קאבול 10 שנים אחרי תחילת המלחמה. אלה הבנות הנוודות
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.اولئك فتايات رُحّل اصبحن عاهرات لامتاع رجال الاعمال الافغان
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.アフガンのビジネスマン達の娼婦になりました 戦争が終わった10年後のこれらの
Bunlar da Afgan iş adamları için ileride hayat kadınlığı yapacak olan göçebe kızlar.依啲喺遊牧民族唧女仔, 佢哋成為咗阿富汗商人唧性工具。
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ce sont les nomades Touaregs, et ils vivent leur vie pratiquement comme ils le font depuis des siècles.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ci sono i nomadi Tuareg, che vivono la loro vita come fanno da secoli.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Das sind die Tuareg, und sie leben schon seit Jahrhunderten so.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dette er Tuareg nomaderne, og de lever deres liv ligesom de har gjort i århundreder.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dit zijn de Toeareg-nomaden en ze leiden nog hetzelfde leven als eeuwen geleden.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.그들은 투아레그 족이라 불리우며 그들은 수 세기동안 그들의 삶을 매우 잘 꾸려가고 있습니다.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Sunt nomazii Tuareg, îşi duc vieţile la fel de secole.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Tässä on tuaregi-nomadeja ja he elävät nyt niin kuin he ovat tehneet jo vuosisatojen ajan.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.To nomadzi Tuareg, żyją w ten sposób od wieków.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Това са номадите туарег, които живеят живота си от векове без особена промяна.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Эти кочевники туарегов, и они живут так же, как жили на протяжении столетий.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.אלה הם הנומדים של טוארג, והם חיים את החיים שלהם כפי שעשו מזה מאות שנים.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.المسمين بالطوارق حيث يقضون حياتهم هناك مثل أجدادهم لقرون عديدة
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.同じスタイルの暮らしを続けています 地表から発掘したこんな物が
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezinde칼 노든 (Carl Norden)은 1차 세계대전 바로 직전 미국으로 이민을 와서 맨하탄 시내의 라파예트 거리 (Lafayette Street)에
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeCarl Norden emigrál az Egyesült Államokba épp az első világháború előtt, és üzletet nyit a Lafayette Streeten,
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeקארל נורדן מהגר לארצות הברית ממש לפני מלחמת העולם ופותח את חנותו ברחוב לפאייט
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeلقد هاجر لاحقاً الى الولايات المتحدة الامريكية قبل الحرب العالمية الاولى وافتتح محلاً في شارع لافييت
Carl Norden Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Birleşik Devletler'e göçer ve Manhattan şehir merkezindeアメリカに移住し マンハッタンのダウンタウンにある ラファイエット通りに工場を開きました
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.용감한 이주자들과 그들의 후손들은 해안을 따라서 동쪽에 있는 아시아로 갔고,
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.Nieustraszeni wędrowcy i ich potomkowie podążyli przybrzeżnym szlakiem.
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.הנוודים שנלכדו וצאצאיהם, המשיכו לנוע לאורך החופים מזרחה באסיה.
Cesur göçebeler ve onların torunları sahil kıyısı boyunca Asya'nın doğu kısmına doğru ilerledi.彼らは2、3000年の間に今日のマレーシアへとたどり着きました。
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz.""Jsme svědky něčeho, co se nedá nazvat jinak než masivním únikem do virtuálních světů a prostředí online her."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."그리고 말하길, "우리가 목격하는 것은 가상 세계와 온라인 게임 환경으로의 대량 탈출이다."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz.""Sme svedkami ničoho menšieho, než je masový exodus do virtuálnych svetov a prostredia online hier."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz.""Wij zijn getuigen van niets minder dan een echte massa exodus naar virtuele werelden en online gamewerelden."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."А той е икономист.
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."Він сказав: "На наших очах відбувається масова втеча до віртуальних світів та мережевих ігрових спільнот".
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."Он говорит: "Мы свидетели массовой миграции в виртуальные миры и онлайн игры".
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."והוא אומר "אנחנו עדים למה שמוגדר כלא פחות מהגירה המונית לעולמות וירטואליים וסביבות משחק ברשת."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."ويقول، "نحن نشهد ما لا يمكن تعريفه بأقل من نزوح جماعي إلى العالم الإفتراضي."
Diyor ki; "Biz online oyun çevresine ve sanal dünyaya yapılan büyük bir göçe şahit oluyoruz."仮想世界とオンラインゲーム環境への 大移動であると言って差し支えない」と彼は言っています そして彼は経済学者で 理性的です
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.A stalo sa, keď sa rušali od východu, že našli rovinu v zemi Sineáre a bývali tam.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Comme ils étaient partis de l`orient, ils trouvèrent une plaine au pays de Schinear, et ils y habitèrent.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da de nu drog østerpå, traf de på en Dal i Sinear, og der slog de sig ned.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.Da sie nun zogen gen Morgen, fanden sie ein ebenes Land im Lande Sinear, und wohnten daselbst.
Doğuya göçerlerken Şinar bölgesinde bir ova bulup oraya yerleştiler.E deslocando-se os homens para o oriente, acharam um vale na terra de Sinar; e ali habitaram.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod