Tursun Fransa'ya gitme konusunda bir şey söyledi.Tursun said something about going to France.
Ben Fransa'nın Avrupa'nın en güzel ülkesi olduğunu düşünüyorum.I think France is the most beautiful country in Europe.
Onlar Almanya, Fransa ve İngiltere'ye gittiler.They went to Germany, France and England.
Fransa'yı seviyorum.I love France.
Fransa'nın İtalya'yla ortak bir sınırı vardır.France has a common border with Italy.
Fransa, Avusturya ve Rusya; Prusya'ya karşı bir ittifak kurdu.France, Austria and Russia formed an alliance against Prussia.
Fransa tarihi çok ilginçtir.The history of France is very interesting.
Biri Fransa'da Fransızca konuşur.One speaks French in France.
Fransa'dan ne zaman döndü bilmiyorum.I don't know when he came back from France.
Antoine Lavoisier Paris, Fransa'da öldü.Antoine Lavoisier died in Paris, France.
Ne zaman Fransa'yı ziyaret ettin?When did you come over to France?
Fransa'nın Avrupa'nın çoğundan daha yüksek bir doğum oranı var.France has a higher birthrate than most of Europe.
Fransa'da asgari ücret nedir?What's the minimum salary in France?
Balayımız için Fransa'ya gitmek istiyoruz.We want to go to France for our honeymoon.
Pablo Neruda 1971'de Şili'nin Fransa büyükelçisiydi.Pablo Neruda was Chile's ambassador to France in 1971.
O, Fransa'dan geliyor.He comes from France.
Tom'un Fransızcası o, Fransa'ya taşındığından beri gelişti.Tom's French has improved since he moved to France.
Franklin Amerikalılara yardım etmesi için Fransa'yı ikna ediyor.Franklin convinces France to help Americans.
İki yıl önce Fransa'ya gittim.I went to France two years ago.
İngiltere ve Fransa, Manş deniziyle ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
İngiltere ve Fransa, Manş denizi tarafından ayrılır.England and France are separated by the English Channel.
Ordu, Fransa ve İspanya arasındaki sınırı koruyor.The army is protecting the border between France and Spain.
Fransa'da çok iyi karayolları var.In France there are very good highways.
Ben demiryolu ile İtalya'dan Fransa'ya gideceğim.I shall go from Italy to France by railroad.
Fransa'nın güneyindeki iklim ideal.The climate in the south of France is ideal.
Futbolda dünya kupasını 1998'de Fransa kazandı.France won the World Cup in soccer in 1998.
Fransa'da öğle yemeği iki civarında yenir.In France, lunch is eaten at around two.
Fransa'da, maden suyu genellikle restoranlarda içilir.In France, mineral water usually is drunk in restaurants.
Pireneleri geçerek Fransa'dan İspanya'ya gittik.We went from France to Spain by crossing the Pyrenees.
İsviçre, Fransa'nın doğusundaki ülkedir.Switzerland is the country to the east of France.
O, her yaz Fransa'da ailesinin evine gider.She goes to her family's home in France every summer.
Loire, Fransa'daki en uzun nehirdir.The Loire is the longest river in France.
Fransa İtalya'dan, Alplerle ayrılmıştır.France is separated from Italy by the Alps.
Başbakan, Fransa'nın hükümetinin başıdır.The prime minister is the head of the government of France.
Fransa ve İngiltere arasındaki savaş yüz yıl sürdü.The war between France and England lasted one hundred years.
O uzun bir süredir Fransa'da yaşayan bir İtalyan Yahudisidir.He is an Italian Jew who has lived in France for a long time.
Sonunda Fransa'daki arkadaşımdan bir mektup aldım.I have finally received a letter from my friend in France.
Fransa'da iyi ye.You eat well in France.
Fransa'da pek çok genç insanın motosikleti var.In France, many young people have motorcycles.
Atlantik Okyanusu, Fransa'yı Amerika Birleşik Devletlerinden ayırır.The Atlantic Ocean divides France from the United States.
Fransa'nın batısında Atlantik Okyanusu vardır.To the west of France is the Atlantic Ocean.
İki ülke Fransa ve İtalya, Alpler tarafından ayrılır.The two countries of France and Italy are divided by the Alps.
Fransa'da benzin Amerika Birleşik Devletleri'nden daha pahalıdır.Gasoline costs more in France than in the United States.
Fransa'da çocuklar yaşlı insanlara karşı her zaman nazik olmalıdırlar.Children must always be polite to older people in France.
Marsilya, Fransa'nın çok önemli bir limanıdır.Marseille is a very important port of France.
Fransa'nın Kültür Bakanı ile bir iş arıyorum.I am looking for a job with the Cultural Minister of France.
Fransa'ya dönmeyi umuyorum.I hope to return to France.
Fransa'da 17.yüzyıl klasik edebiyat dönemidir.In France, the seventeenth century is the period of classical literature.
İnsanlar Fransa'da sekiz otuz civarında akşam yemeği yerler.People have supper around eight-thirty in France.
Manş denizi Fransa'yı İngiltere'den ayırır.The English Channel separates France from England.
Teksas eyaleti, Fransa ile hemen hemen aynı boyuttadır.The State of Texas is almost the same size as France.
Fransa'ya gitmeden önce oğlum Fransızca öğrenecek.Before going to France, my son is going to study French.
Ben Paris, Fransalıyım.I'm from Paris, France.
Thomas, Fransa'da yaşar ama Belçika'da çalışır.Thomas lives in France but works in Belgium.
Marcel Kittel, Fransa Bisiklet Turu'nun ilk aşamasını kazandı.Marcel Kittel has won the first stage of the Tour de France.
Buna inanabiliyor musun? Biz Fransa'dayız.Can you believe it? We're in France!
Tom karısıyla Fransa'da okurken tanıştı.Tom met his wife when he was studying in France.
Fransa batı Avrupa'da bir ülkedir.France is a country in west Europe.
Fransa'nın kalecisi yere daldı ve Ronaldo'nun atışını kurtardı.The goalkeeper for France dived to the ground and saved Ronaldo’s shot.
Sahte palyaçolar Fransa'da insanları terörize ediyorlar.Fake clowns are terrorising people in France.