İngilizce, Fransızca ve Çince okudum.I studied English, French and Chinese.
Tom okulda Fransızca görüyor mu?Is Tom studying French at school?
Tom okulda Fransızca mı öğreniyor?Is Tom studying French at school?
Fransızcamı ilerletmek istiyorum ama gerçekten hiç vaktim yok.I would like to improve my French but I really have no time.
Fransızca onun ana dili.French is his mother language.
Bu iki ifadeyi Fransızcada nasıl söylüyorsunuz?How do you say these two phrases in French?
Afrika'daki birçok millet Fransızca konuşuyor.Many people in Africa speak French.
Fransız Alpleri'ndeki bizim bisiklet turumuz, iki hafta sürdü.Our bike tour of the French Alps lasted two weeks.
Yedi yaşındayken Fransızca öğrendim ama şimdi yalnızca birkaç kelime hatırlıyorum.I studied French when I was seven, but now I only remember a few words.
Ben bir Fransız doktorum.I am a French doctor.
Lityum, sodyum, potasyum, rubidyum, sezyum ve fransiyum; alkali metallerdir.Lithium, sodium, potassium, rubidium, caesium and francium are alkali metals.
Hiç frenimiz yok!We've got no brakes!
Viyana sosisine Viyana'da Frankfurt sosisi denir.Wiener sausages are called Frankfurter sausages in Vienna.
O yalnızca Almanca ve Fransızca değil, İngilizce de konuşuyor.She speaks not only German and French, but English as well.
François'nın iyi bir fikri var.François has a good idea.
Latince, Fransızca ve İngilizce konuşurdum, fakat şimdi hepsini unuttum.I used to speak Latin, French and English, but now I've forgotten it all.
O, Fransızcayı konuşabilir ve yazabilir.He can speak and write French.
Fransızca öğrenmek zordur.Learning French is difficult.
Ben Avrupa'ya gitmeden önce Fransızca öğrendim.I learned French, before going to Europe.
Tom frizbi oynuyor.Tom is playing frisbee.
Fransız monarşisi yenilmez gibi görünüyordu ama devrildi.The French monarchy seemed invincible, however, it was overthrown.
Tom bir Fransız hayranı.Tom is a Francophile.
Tom bir Frankofil.Tom is a Francophile.
Fransızca diplomasi diliydi.French was the language of diplomacy.
Fransa'nın başkenti Paris'tir.The capital city of France is Paris.
1984'te Kola şeker yerine yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanmaya başladı.In 1984, Coke started using HFCS instead of sugar.
Fransa'da yaşamak isterim.I would like to live in France.
Tom fren yapıyor.Tom is braking.
Ben fren yapıyorum.I am braking.
Neden bir Fransız arabası satın aldın?Why did you buy a French car?
Neden bir Fransız arabası satın almadın?Why did you buy a French car?
Ben fren yapamıyorum! Frenler bozuk!I cannot brake! The brakes are broken!
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Fransızlar kurbağa bacakları yemeyi severler.The French like to eat frog legs.
Fransızlar salyangoz yemeyi sever.The French like to eat snails.
Ben Çince konuşmayı denedim, Bay Wang'sa Fransızca konuşmayı denedi.I tried to speak Chinese and Mr. Wang tried to speak French.
Fren yaptığın için teşekkürler. Neredeyse bizi öldürüyordun!Thank you for braking. You almost killed us!
Bu sözcük Fransızcada yok.This word doesn't exist in French.
Bu şehir Fransa'da bulunmaktadır.This city is located in France.
Yabancı diller hakkında konuşurken, Fransızca konuşuyor musunuz?Speaking about foreign languages, do you speak French?
O hayatı boyunca Fransa'da çalıştı.He has worked in France his whole life.
Onun Fransız yemeğine düşkünlüğü var.She has a fascination with French food.
Marika'ya son kez Fransızca yazacağım.This is the last time I'll address Marika in French.
Ona Fransa'da olduğumu söyle.Tell her that I am in France.
Fransız büyükelçiliği nerededir?Where is the French embassy?
1962'ye kadar Cezayir bir Fransız mandasıydı.Until 1962, Algeria was a French mandate.
Cezayir 1962'de Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.In 1962, Algeria gained independence from France.
Babam birkaç gün Frankfurt'ta kaldı.My father stayed a few days in Frankfurt.
Tanrım! Frankfurt Orta Doğu'da değil Almanya'da.Oh, my God! Frankfurt is in Germany, not in the Middle East!
Ben "tricolor" demekten hoşlanmıyorum. "Fransız bayrağı" demeyi tercih ederim.I don't like to call it "the tricolor". I prefer the "French flag."
Fransız bayrağı dünyada tek üç renkli bayrak değildir.The "tricolor" isn't the only tricolor flag in the world.
Annem birkaç yıldır Fransızca dersleri alıyor.My mother has been taking French lessons for several years.
Neden Fransızca konuşuyorsun?Why are you speaking in French?
Şarkıcı Edith Piaf Fransızdı.Edith Piaf was a French singer.
Simone Signoret bir Fransız aktristi.Simone Signoret was a French actress.
Frida Kahlo, Meksikalı bir ressamdı.Frida Kahlo was a Mexican painter.
Sarah Bernhardt Fransız sahne oyuncusuydu.Sarah Bernhardt was a French stage actress.
Andorra, İspanya ve Fransa arasında bulunan küçük bir prensliktir.Andorra is a small principality situated between Spain and France.
Bu yaz Fransa'ya gidiyorum.I am going to France in Summer this Year.
Bu Fransızca kökenli bir sözcük.This is a gallicism.