Ana içeriğe geç
Sözlük

fosil ile cümle

fosil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Fósseis da criatura devem ser encontrados na Ásia.
Kuzey Amerika'da çok çeşitli dinozorların yaşadığını gösteren zengin dinozor fosil kayıtları mevcuttur.América do Norte tem um rico registro fóssil de dinossauro com grande diversidade.
Dinozor fosilleri Avustralya veya Antarktika'da bulunmuş olmalıdır.Fósseis da criatura devem ser encontrados na Austrália e Antártida.
Fosil yakıt ithal etmek mecburiyetinden kurtulacağız.Diminui a queima de combustíveis fósseis.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.Por muitos anos, os achados de tricerátops consistiam apenas de indivíduos solitários.
Paleontolojik kanıt, fosillerin jeolojik dağılımına göre değişiklikler içermektedir.Paleontológicas: estas evidências consistem em alterações na distribuição geográfica dos fósseis.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Também contém fósseis no depósito de Koobi Fora que são únicos no mundo.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Os primeiros restos de fósseis foram encontrados em Olivola, Itália.
Fosiller'in yaşı henüz belirenememişse de, 2.5 milyon yıllık olduğu tahmin edilmektedir.Os fósseis ainda têm ainda de ser datados, mas são estimados em cerca de 2,5 milhões de anos de idade..
Bazen "yaşayn fosil" kabul edilir.Por este motivo, ele é por vezes chamado de “fóssil vivo”.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.Seus fósseis foram encontrados na Argentina.
Bu eserdeki fosil yorumlamaları Bilim Devrimi'nin sonrasına kadar etkin kalmıştır.A sua interpretação dos fósseis apenas foi revogada após a Revolução Científica.
2. Sıvı Yakıtlar (Akaryakıtlar): Ham petrol ile fosil kömürü katranından elde edilen maddelerdir.Parte II:Biocombustíveis: moda decorrente do alto preço do petróleo.
Yaklaşık olarak 60.000 yaşayan, 60.000 kadar da soyu tükenmiş fosil türü bilinmektedir.No total já foram encontrados fósseis de pelo menos 60 espécimes de massospondylus.
Bu liste Avustralya veya Antarktika bölgesinde fosilleri bulunan dinozorları listelemektedir.Esta é uma lista de dinossauros cujos restos foram recuperados na Austrália e na Antártida.
Fosilleri Moğolistan'da bulunmuştur.Seus fósseis foram encontrados na Mongólia.
Therapsidaya atfedilen en eski fosilin, Tetraceratops insignis (erken Permiyen dönem) olduğuna inanılır.Segundo um relatório recente, controvertido, Tetraceratops insignis é o primeiro terápsida conhecido .
Bu, Hindistan ve Madagaskar bölgesinde fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Esta é uma lista de dinossauros cujos restos foram recuperados na Índia e Madagascar.
Fosiller her yerde bulunabilir.Fósseis foram encontrados em todos os continentes.
Fosilleri Güney Amerika'da bulunmuş olmalıdır.Fósseis da criatura devem ser encontrados na América do Sul.
Gölün derin katmanlarındaki su, fosil su olarak adlandırılabilir.A água, aprisionada em seu interior, é então chamada água fóssil.
Burada bir çok fosil ağaç bulunmaktadır.Nesta Serra existem muitos fósseis.
Fosilleri Afrika'da bulunmuş olmalıdır.Fósseis da criatura devem ser encontrados na África.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.A árvore passou então a ser chamada fóssil vivo.
Alanda çıkarılan kumların arasında çeşitli fosiller bulundu.Varios torneios de Golf são sediados ali.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.São facilmente confundidos com besouros.
Kitridlerin en eski fosil bulguları İskoçya'da Devonian-devrine ait olarak bulunmuştur.Os insetos mais antigos datam do Devoniano.
İlk fosil Cava Adasında ortaya çıkarılmıştı.Fósseis foram encontrados na ilha de Java.
Bulunan fosillerin oluşturduğu türe Homo neanderthalensis adı verilmiştir.O local tornou-se mais conhecido pelo fato de ali terem sido encontrados fósseis do Homo neanderthalensis.
Neojen dönem oluşuklar fosil bakımından zengindir.O primeiro, oriundo do período cretáceo, é rico em fósseis.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.De eerste walvisfossielen werden in 1902-1903 ontdekt.
Darwin Güney Amerika'da, soyu tükenmiş devasa memelilere ait fosiller buldu.In Zuid-Amerika vond Darwin fossielen van reuzachtige uitgestorven zoogdieren.
Bazen "yaşayn fosil" kabul edilir.Soms ook wel 'levend fossiel' genoemd.
Bu varsayım herhangi bir katı fosil kanıtına dayanmamaktadır.Deze hypothese wordt echter niet onderbouwd door fossiel bewijs.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Fossielen werden gevonden in Madagascar.
Henüz fosilleri bulunamamıştır.Menselijke fossielen zijn niet gevonden.
Bunlara ilaveten iki cins ve 3 familya da fosil kayıtlarından bilinmektedir.Daarnaast zijn er twee families met in totaal drie geslachten als fossielen bekend.
Bu türün fosilleri Florida ve Meksika sınırlarında bulundu.Fossielen van deze soort zijn gevonden in Florida.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Ze kunnen makkelijk worden verward met regenwormen.
Yaşayan fosil tanımını hak etmektedirler.Zij worden door hun kenmerkende fossiele fauna herkend.
Fosilleri Moğolistan'da bulunmuştur.Fossielen werden gevonden in Mongolië.
Atkuyrukları "yaşayan fosil" olarak nitelendirilir.De dieren worden hierdoor wel gezien als een levend fossiel.
Fosilleri Kuzey Amerika Kıtasında bulunmuş olmalıdır.Fossielen werden gevonden in centraal Noord-Amerika.
Çiçeklerin tazelik ve zerafeti fosillerin sürekliliğine ve yaşı ile uyum sağlar.De betrouwbaarheid en de stabiliteit van de scores nemen met de leeftijd toe.
2017'de fosil daha tamamlanmamıştır.In 2017 werd het niet meer gebrouwen.
Fosil kayıtlarına göre, Tunç Çağı başlamadan önce (yak.Archeologisch zijn ze vanaf de vroege ijzertijd (ca.
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.Deze soort wordt hierom soms wel als levend fossiel gezien.
Bunlar, tüm Anadolu'da ele geçen en erken fosil kalıntılarıdır.Het was het allereerste opgegraven dinosauriërfossiel op het antarctisch continent.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.Fossielen werden gevonden in Europa.
Ahtapotlar çoğunlukla yumuşak doku içerdikleri için fosil kayıtları göreceli olarak nadirdir.Normaal gesproken fossiliseren de zachte weefsels van een organisme namelijk zelden.
Bu bölgede çok sayıda fosil türü keşfedilmiştir.Ook zijn in het gebied veel dinosauriër-fossielen gevonden.
Bu tabakaya giren hayvanlar orada kolaylıkla fosilleşebilirler.Door het kleverige speeksel blijven de dieren hier gemakkelijk op kleven.
Aegyptopithecus, Mısır'da Çöl bölgesi Fayyum'da bulunmuş fosil maymun cinsi.Fossielen van Apidium worden vaak gevonden in El-Fajoem, Egypte.
3.2 milyon yıllık olan bu fosile Lucy adı verilmiştir.3,2 miliona lat, nazwanego przez naukowców imieniem Lucy.
S. harrisii ismi kaldı ve S. laniarius ismi de fosil türleri ile ilişkilendirildi..Zachowano nazwę S. harrisii, S. laniarius pozostawiono dla gatunku kopalnego.
Fosil mağara denilen türdedir.Jaskinia przedstawia typ jaskini fosylnej.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Jego skamieniałości znaleziono w Japonii.
Araştırmacılar bu fosilde sekiz kol, iki göz ve muhtemelen bir mürekkep kesesi izlerini kaydetmişlerdir.Zidentyfikowano odciski ośmiu ramion, dwóch oczu i prawdopodobnie woreczka czernidłowego.
Fosilleri Afrika'da bulunmuş olmalıdır.Jego skamieniałości znaleziono w Afryce.
Fosil kayıtları, Panthera cinsinin 2 ile 3,8 milyon yıl önce ortaya çıktığını göstermektedir.W zapisie kopalnym Panthera pojawia się 2–3,8 miliona lat temu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod