Ana içeriğe geç
Sözlük

fosil ile cümle

fosil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yapılan ölçümler Rusya'da bulunan bu fosillerin 558 ile 555 milyon yıl öncesine ait olduğunu göstermektedir.Estos depósitos han sido datados en 558 a 555 millones de años.
Güneybatıda kalan Polatlı çevresindeki kireç taşları fosil açısından oldukça zengindir.Todo el lado escarpado de la orilla meridional del lago es rico en fósiles.
Bulunan fosillerin oluşturduğu türe Homo neanderthalensis adı verilmiştir.Más tarde aquellos restos fueron clasificados como Homo neanderthalensis.
Bu türün fosilleri Florida ve Meksika sınırlarında bulundu.Los fósiles de las especies de este género se han encontrado desde Montana a Florida y en California.
En eski Triops fosilleri Karbonifer döneme dayanmaktadır.Los fósiles más antiguos son del Carbonífero.
Amerika Birleşik Devletleri'nde fosilleri bulunmuştur.Se han encontrado fósiles en Norteamérica.
Bu, Asya'da fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Esta es una lista de volcanes activos y extintos de Ecuador.
2017'de fosil daha tamamlanmamıştır.Nel 2017, il fossile non è stato ulteriormente preparato.
Müzakerelerin ardından Escuillié, fosilin Moğolistan makamlarına iade edilmesine onay verdi.Dopo i negoziati, Escuillié acconsentì a restituire il fossile alle autorità mongole.
Kısa sürede, burada bulunan fosil balıklar ilgisini çekti.I pesci fossili attirarono presto la sua attenzione.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.Per molti anni, i fossili di Triceratops erano rappresentati da individui solitari.
3.2 milyon yıllık olan bu fosile Lucy adı verilmiştir.L'esemplare Lucy è datato a circa 3,2 milioni di anni fa.
Fosilleri Güney Amerika'da bulunmuş olmalıdır.I suoi resti fossili sono stati ritrovati in Sudamerica.
İlham kaynakları Cuveri'in Paris'te fil kemiği fosilleri keşfiydi.La loro teoria fu ispirata dalla scoperta da parte di Cuvier di fossili d'elefanti a Parigi.
Fakat büyük ve önemli fosiller burada bulundu.Vi sono stati rinvenuti numerosi e importanti fossili.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Possono essere confusi con fini cilindri granulari.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.I suoi fossili sono stati rinvenuti in Europa.
Bu on bir fosilin çoğu tüy izleri barındırmaktadır.La maggior parte di questi undici fossili posseggono l'impressione delle piume dell'animale.
Balinaların ilk fosil iskeletleri 1902-1903 kışında keşfedildi.Le balene fossili sono state scoperte per la prima volta durante l'inverno del 1902.
Fosilleri Etiyopya'da bulunmuştur.Questo uccello vive in Etiopia.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.Altri fossili sono stati rinvenuti nello Utah.
Fosil ata türleri de bulunmuştur.Sono state inoltre trovate felci fossili.
Bu fosil bir T-Rex fosilidir.Attualmente, questi fossili sono universalmente considerati essere appartenenti a giovani T. rex.
Fosil yakıtlardan farklı olarak, elektrik düşük bir entropidir.Contrariamente all'aerogel di carbonio è uno scarso conduttore elettrico.
Fosilleri resmeden ilk kitaptır.Si tratta del primo libro con illustrazioni di fossili.
Fosilleri Kuzey Amerika Kıtasında bulunmuş olmalıdır.I suoi resti fossili sono stati ritrovati nella parte occidentale del Nordamerica.
Hindistan alt kıtasının faunası ve insan fosilleri üzerine uzmanlaştı.Era specializzato nello studio della fauna e dei fossili umani del subcontinente indiano.
Bunun nedeni ise bu yumuşak dokunun fosil kayıtlarında hiç geçmemesidir.Questo potrebbe essere il risultato, in generale, di una povera documentazione fossile di quest'epoca.
Bu bölgede çok sayıda fosil türü keşfedilmiştir.In tutto il territorio si possono ritrovare numerosi fossili.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Contiene anche fossili nei depositi di Koobi Fora che sono unici al mondo.
Alt kritik seviyedeki fosil yakıtlı santralların verimliliği yaklaşık %36–%40 aralığındadır.In Italia, il risparmio di emissioni rispetto ai combustibili fossili è di circa il 30% .
Son Kretase'den beri fosilleri bilinmektedir.Sono conosciute piante fossili Rosidi del periodo Cretaceo.
Fosillerin doğası ve geçmişteki yaşam ile ilişkileri, 17. ve 18. yüzyıllarda daha iyi anlaşıldı.Природа окаменелостей и их связь с жизнью прошлого стала более понятна в XVII и XVIII веках.
Triceratops, yıllardır, yalnız bireylerin fosillerinden bilinir.Много лет окаменелости трицератопсов были известны только от отдельных особей.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Ископаемые остатки, были вначале найдены в Италии и известны под синонимом Panthera toscana.
Bu, Hindistan ve Madagaskar bölgesinde fosilleri ve kalıntıları bulunmuş dinozorların listesidir.Список динозавров, ископаемые остатки которых были найдены в Индии и на Мадагаскаре.
Fosiller Dünya’daki yaşamın bilinen en eski kanıtlarını sağlarlar.Окаменелости являются старейшими известными доказательствами наличия жизни на Земле.
Park, dünyanın en zengin dinozor fosil yataklarından biri olduğu için meşhurdur.Парк знаменит тем, что это одно из крупнейших хранилищ окаменелостей динозавров в мире.
Yaklaşık 280 yaşayan, 30.000 ise fosil türü bilinmektedir.Существует 280 современных видов; ископаемых видов насчитывают до 30 000.
Fosilleri Avrupa'da bulunmuş olmalıdır.Ископаемые останки обнаружены в Европе.
Fosilleri Afrika'da bulunmuş olmalıdır.Останки должны быть найдены в Африке.
Fakat büyük ve önemli fosiller burada bulundu.Здесь были обнаружены важные ископаемые находки.
Karıncayiyenlere ait fosil buluntuları çok azdır.Фоссилизированных остатков самих червей мало.
Sıklıkla, yaşayan fosil olarak anılırlar.Довольно часто встречается как обитатель клеток.
Çocukluğundan beri fosil toplama merakı vardı.С детства занимался коллекционированием минералов.
Fosillerde balıkların yumuşak dokularına nadiren rastlanıyordu.Мясо появлялось на столах вепсов довольно редко.
Günümüze ulaşmış birçok Neandertal fosili bulunmuştur.К «Стоунволл-инн» вернулись многие из тех, кто был здесь прошлой ночью.
1973 Petrol Krizi sonrasında İsveç, fosil yakıtların kullanım payını azaltma kararı aldı.عززت أزمة النفط عام 1973 التزام السويد بتقليل الاعتماد على الوقود الأحفوري المستورد.
Fosilleri Asya'da bulunmuş olmalıdır.أن تكون مستحاثات الكائن قد عثر عليها في آسيا.
Bu geniş enerji gereksinimlerinin büyük bir bölümü fosil yakıtlardan sağlanmaktadır.تأتي الغالبية العظمى من هذه الطاقة من مصادر الوقود الأحفوري.
Fosil kayıtları, Panthera cinsinin 2 ile 3,8 milyon yıl önce ortaya çıktığını göstermektedir.يُظهر سجل المستحثات أن جنس النمور برز منذ مليونين إلى 3.8 ملايين سنة.
3.2 milyon yıllık olan bu fosile Lucy adı verilmiştir.ويُقدر أن لوسي قد عاش منذ 3.2 مليون سنة.
Çatlak içindeki mangan tortusu eğrelti otları fosillerine benzer.يتم أكل السيقان الممتلئة بالطريقة التي يؤكل بها السبانخ.
Fosilleşmiş ağaç (ahşap) çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.يتم تطبيق العديد من الأعشاب موضعيا على الجلد في مجموعة متنوعة من الأشكال.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.A África tem um rico registro fóssil, mas é desigual e incompleto.
Fosilleri bol olduğu için jeolojik ve bilimsel açıdan önemlidir.Por causa de sua abundância de fósseis, tem importância geológica e científica significativa.
Müzakerelerin ardından Escuillié, fosilin Moğolistan makamlarına iade edilmesine onay verdi.Após as negociações, Escuillié concordou que o fóssil fosse devolvido às autoridades da Mongólia.
2017'de fosil daha tamamlanmamıştır.Em 2017, o fóssil ainda não estava totalmente pronto.
Fosil kaydı pelikan soyunun en az 30 milyon yıldır yaşadığını göstermektedir.O registro fóssil mostra que a linhagem dos pelicanos existe há pelo menos 30 milhões de anos.
Akıl karıştırıcı durum von Huene'un aynı fosili “Magnosaurus woodwardi” türünü tanımlayınca oluşmuştur.Confusamente von Huene na mesma publicação nomeou o mesmo fóssil Magnosaurus woodwardi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod