Ana içeriğe geç
Sözlük

flört ile cümle

flört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Diğerlerinin de flörtleri vardır.Selain itu terdapat pula wisata lainnya.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.その他の便もある。
Birbirleri ile flört ederek konuşurlarken Catelyn Stark (Michelle Fairley) kampa ulaşır.二人が話している時、キャトリン(ミシェル・フェアリー)が陣に到着する。
Aynı zamanda partnerleri dışında başka bir eş ile flört etmek ve cinsel ilişkiye girmek tercih edilmektedir.またパートナー以外との性交渉を強要、鑑賞することもある。
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.梅菲斯托菲勒斯和浮士德来到花园跟她们见面,并与她们调情。
Ressam, insanları müzik dinlerken, bira içerken, flört ederken, bir şeyler okurken ya da beklerken çizdi.他描绘了人们喝啤酒,听音乐,调情,阅读,或等待。
Diğerlerinin de flörtleri vardır.其他人也有了各自的营生。
Giovanni bu kadınla flört etmeye başlar.조니는 여자 친구와 다시 친하기 시작한다.
Flört Resmî Sitesi.실제 연예인역으로 나온다.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.알고보면 너무 외롭게 보낸 불쌍한 여자아이.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.הם יושבים יחד בטיסה ומשוחחים.
Daha sonra Rocky'nin evine gitmişlerdir ve orada kaynaşıp flört yaşamaya başlamışlardır.מאוחר יותר עבר להתגורר ברומי והקים שם ישיבה מפורסמת.
Michael onunla tekrar flört etmeyi dener.טום מבחינתו מנסה להימנע מדיבור איתה.
1845'te Poe 34 yaşındaki evli şair Frances Sargent Osgood ile flört etmeye başladı.През 1845 По започва да флиртува с омъжената 34-годишната поетеса Франсис Сарджент Осгуд.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Той рядко излиза с жени, които са повече от просто приятелки.
Terry öldürülen arkadaşının kız kardeşiyle karşılaşır (Eva Marie Saint) ve flört etmeye başlarlar.Terry upoznaje sestru ubijenog prijatelja (Eva Marie Saint), te počinju vezu.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.Tačiau esama ir kitų švenčių.
Ama bu, kesinlikle başıma gelmiyor. Kürek makinesindeyken bile kameramanımızla flört etmeye fırsat buldu.Sie ist nicht aufzuhalten und selbst an dem Rudergerät findet sie noch Zeit mit unserem Kameramann zu flirten.
AV: Flört sitesine evrildi.AV: 이것은 데이트 사이트를 낳았죠.
AV: Flört sitesine evrildi.Nem calculam as piadas a que éramos sujeitos.
AV: Flört sitesine evrildi.אליסה: שהוליד אתר לדייטים.
AV: Flört sitesine evrildi.أليسا فولكمان : ولكنه تحول الى موقع تعارف
AV: Flört sitesine evrildi.冗談で「セックスで子供が生まれた」や
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Avrei dovuto sicuramente capire che stava flirtando con me.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Debería haberme dado cuenta de que coqueteaba conmigo. Creo que en cierto grado
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Ich hätte definitiv erkennen sollen, dass er mit mir geflirtet hat.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.J'aurais dû comprendre qu'il flirtait avec moi. D'une certaine manière, je me disais :
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Jeg burde helt klart have indset at han flirtede med mig.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Určitě jsem si měla uvědomit, že se mnou flirtoval.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Σίγουρα μου είχε γίνει κατανοητό ότι με φλέρταρε.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.А наистина трябваше да съм разбрала, че той флиртуваше с мен. Така си мисля, до известна степен.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.Я определенно должен был понимать, что он флиртует со мной.
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.بالتأكيد كان يجب أن أفهم أنه كان يغازلني أعتقد أنني إلى حدٍّ ما كنتُ كأنني
Bakýnca, benimle flört ettiđini anlamýţ olmam gerekliydi diyorum.私は、とんでもない、ありえないわ、だから そんなことは起きないんだって振る舞おうとしていた。
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.커플일 수도 있죠. 하지만 둘 중 한명은 뱀파이어입니다. 여자 뱀파이어는 남자가 좀비에게 집적거리는걸 봤습니다.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.Może to jakaś para, ale kobieta jest wampirem i widziała, że mężczyzna flirtuje z zombie.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.Poate e un cuplu, dar unul dintre ei e vampir, şi femeia vampir l-a văzut pe bărbat flirtând cu o zombi.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.Pode ser um casal, em que um deles é vampiro, e a mulher vampira viu o homem a namorar uma zombie.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.А может, парочка: она вампир, и застала парня флиртующим с зомби.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.אולי זה זוג, אבל אחד מהם הוא ערפד, והאשה הערפדית ראתה את הגבר מפלרטט עם זומבי.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.ربما يكونان زوجين، ولكن أحدهما مصاص دماء، ومصاصة الدماء الامرأة شاهدت الرجل الذي يغازل زومبي.
Belki bir çifttir, ama bunlardan biri vampirdir ve vampir kadın, adamı bir zombiyle flört ederken görmüştür.でも女は吸血鬼で 男が浮気するのを 目撃したとか それもゾンビと それはないか
Benim tam önümde Jeremy ile bile flörtleşiyordu.Cô ấy thậm chí còn tán tỉnh tên Jeremy trước mặt tôi nữa.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Aku duduk dan dallied dalam semacam bingung of jalan dengan telur rebus.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Ik ging zitten en flirtte in een verdwaasde soort van weg met een gepocheerd ei.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Istuin alas ja dallied joka hämmentyneenä eräänlainen tavalla olevansa paistettu muna.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jag satte mig och dallied i en förvirrad slags sätt med ett pocherat ägg.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves. 나는 앉아서의 현재 로선 혼란스러워 일종의 dallied 수란과 방법입니다.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves. Ich setzte mich und scherzte in einen benommenen Art Weg mit pochiertem Ei.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves. Sadol som si a pohrával v akejsi omámenie spôsob, ako sa sázeným vajcom.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves. Sedel sem in dallied v omotičen vrste način, z zakrknjeno jajce.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeeves. Sedl jsem si a pohrával v jakési omámení způsob, jak se sázeným vejcem.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Jeg satte mig ned og dallied i en fortumlet slags måde med et pocheret æg.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Je m'assis et badinait dans une sorte d'étourdis chemin avec un oeuf poché.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Leültem, és dallied egy kábult egyfajta módon a buggyantott tojás.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Mi sedetti e indugiato in una sorta di stordito strada con un uovo in camicia.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Tôi ngồi xuống và dallied trong một loại bàng hoàng của cách với một quả trứng luộc.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Usiadłem i romanse w oszołomiony rodzaju sposób z gotowanym jajem.
Ben oturdum ve sersemlemiş bir çeşit flört haşlanmış bir yumurta yolu.Κάθισα και dallied σε ζαλισμένος είδος τρόπο με ένα αυγό ποσέ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod