Ana içeriğe geç
Sözlük

flört ile cümle

flört kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Flört döneminin yarısına geldiklerinde Samir’in anne ve babası Almanya’ya gitmiş.Samir's parents went to Germany halfway through the courtship.
2016 yılında Amerikalı jimnastikçi Aly Raisman ile flört etmeye başladı.In 2016, he began a dating relationship with American gymnast and two-time Olympian Aly Raisman.[2]
Çevrimiçi flört uygulamaları genç bir demografik grubu hedef alır.Online dating applications target a young demographic group.
Manson, flört tavsiyeleri verdiği ilk bloguna 2008'de başladı. [1]Manson started his first blog about dating advice in 2008.[6]
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Er ist ein Mann, der sehr selten mit Frauen ausgeht.
Flört Hizmetleri Yok.Ihr habt keinen Urlaub.
Giovanni bu kadınla flört etmeye başlar.Bonnie beginnt mit ihm zu flirten.
Michael onunla tekrar flört etmeyi dener.Sie verspricht Mitchell, wieder mehr Zeit mit ihm zu verbringen.
Fernando, Paquiro ile Rosario'nun flört ettiğini zanneder.Er vermutet, dass Rosario mit Paquiro kokettiert hat.
Bu sadece bir flörttü.C'était juste un flirt.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.Ils boivent et flirtent ensemble.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.Les autres sont des chemins.
1845'te Poe 34 yaşındaki evli şair Frances Sargent Osgood ile flört etmeye başladı.En 1845, Poe engagea une amitié amoureuse avec Frances Sargent Osgood, une poétesse mariée de 34 ans.
Bir partide tekrar karşılaşan Emma ve Shane birbirlerinden hoşlanırlar ve flört etmeye başlarlar.Sheldon et elle commencent à discuter et ils s'apprécient beaucoup l'un l'autre.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Ce sont les rares rencontres féminines qu'il fait.
Tom ve Mary birbirleriyle flört ediyor gibi görünüyorlar.Parece que Tom y Mary se están coqueteando.
Onlarla flört ediyordun.Estabas flirteando con ellos.
Karl görünüşe göre Rima ile flört ediyordu.Por lo que parece, Karl flirteó con Rima.
Michael onunla tekrar flört etmeyi dener.Michael de nuevo trata de coquetear con ella.
Ama o hiçbiriyle çıkmayıp, sadece flört ediyor.No anda sólo por ahí, matando.
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Méphistophélès y Fausto se unen a las mujeres en el jardín y las cortejan.
1937 yılında, Louise bir adam ile flört etmeye başladı.Es entonces cuando Abbie empieza a salir con un hombre.
Calisto'ya flört yapan sevgilisinin tanrıça Diana değil kendisi olduğunu açıklar.Giove restaura a Calisto de propio cuerpo y revela que él, no Diana, era su amante.
Sahne 2: Geronio'nun evinde bir oda: Fiorilla ve onu ziyarete gelen Selim birbirleriyle flört etmektedirler.Escena 2: una sala de estar en la casa de Maritza A pasado un mes a solas; los invitados están viniendo.
Tanıştığı her kadınla flört eder.Flirta con ogni donna che incontra.
O, dünyadaki tek kız olsa bile onunla flört etmem.Non ci proverei nemmeno se fosse l'unica ragazza sulla faccia della Terra.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Lo si vede raramente prepararsi per appuntamenti con delle signore.
Bir süre sonra Betty, belediye adamlarından Henry Francis ile flörte başlar.Intanto Frank Lundy arriva alla centrale con alcuni dei suoi uomini.
Kış ortasındaki kısa bir flört devresinden sonra yine bekâr hayatına döner.A fine inverno, i maschi adulti verranno allontanati, tornando così a vita solitaria.
Aktris yönetmenle flört etti.Актриса флиртовала с режиссёром.
Tatoeba.org sohbet, flört ve çöpçatanlık sitesi değildir.Tatoeba.org - это сайт не для дружеской беседы, флирта и сватовства.
Etkisi olmamasına karşı Rex çoğunlukla onunla flört eder.Рекс часто бесцельно флиртует с ней.
Birbirleri ile flört ederek konuşurlarken Catelyn Stark (Michelle Fairley) kampa ulaşır.Пока они говорили друг с другом, Кейтилин Старк (Мишель Фэйрли) прибывает в лагерь.
Daha sonra Rocky'nin evine gitmişlerdir ve orada kaynaşıp flört yaşamaya başlamışlardır.Они вернулись к дому Лори, чтобы почиститься и выпить.
Michael onunla tekrar flört etmeyi dener.Тома пытается вернуть её.
8 Ağustos 2007 tarihinde Bourdin bir yıl süren flörtü sonrasında Isabelle isimli Fransız kadınla evlendi.В 2007 году после года ухаживания Бурден женился на француженке по имени Изабель.
Giovanni bu kadınla flört etmeye başlar.Вик сразу же начинает с ней флиртовать.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.В остальных проживают дачники.
2016 yılında Amerikalı jimnastikçi Aly Raisman ile flört etmeye başladı.في عام 2016 بدأت مواعدة الكاتب والمخرج الأمريكي جيمي ليندن .
8 Ağustos 2007 tarihinde Bourdin bir yıl süren flörtü sonrasında Isabelle isimli Fransız kadınla evlendi.Em 8 de agosto de 2007, Bourdin se casou com uma francesa chamada Isabelle depois de um ano de namoro.
Site ayrıca Flört ve yeni şeyler keşfetmek içinde kullanılıyordu.A publicação também era utilizada para divulgar as novidades e novas atrações do parque.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.Ze leven van andere vliegen.
1845'te Poe 34 yaşındaki evli şair Frances Sargent Osgood ile flört etmeye başladı.W 1845 roku Poe zaczął flirtować z poetką Frances Sargent Osgood, trzydziestoczteroletnią mężatką.
Buonafede onunla flört etmeye başlar.Zaczyna z nią flirtować.
Flört iyi bir retro grubu.”Rätta runor högg Åsmund."
Giovanni bu kadınla flört etmeye başlar.Diane kommer sedan in börjar flirta med honom.
Mefistofeles'le ve Faust bahçede bulunan kadınların yanlarına gelirler ve onlarla flört etmeye başlarlar.Мефістофель і Фауст приєднуються до жінок в саду.
Sonra içeri girip Edna'nın yanına oturur ve flörte başlar ama kocası gelince korkar.Потім він бачить Бейлдон і біжить за нею, але вона поїхала зі своїм другом.
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.Повечерявши, колядують.
Bayanlarla çok nadiren çıkan, flört eden kişidir.Něco je vždy špatné s dívkami, se kterými se setkává.
Site ayrıca Flört ve yeni şeyler keşfetmek içinde kullanılıyordu.De asemenea, metoda a fost și este utilizată pentru identificarea de elemente transactinide noi.
Tom Mary'nin onun en iyi arkadaşıyla flört ettiğini keşfetti.Tom sai selville, että Mary oli flirttaillut hänen parhaan ystävänsä kanssa.
Tom ofisdeki pek çok kadınla flört etti.Tom flirttaili useiden naisten kanssa toimistolla.
Mason, Olivia ve Bill'in flört edişlerini görmüş olur.Ο Μέισον βλέπει τη μητέρα του και τον Μπιλ να φλερτάρουν.
Flörte temayülü olan: Ne müsait kız.Οι ομάδες που μετείχαν ήταν: Παναθηναϊκός: πρωταθλητής.
Diğerlerinin de flörtleri vardır.Alle de andre har nye fortænder.
Flört Resmî Sitesi.Kvartalsvis officielt estimat.
Terry öldürülen arkadaşının kız kardeşiyle karşılaşır (Eva Marie Saint) ve flört etmeye başlarlar.Nick begynder at ses med en af sin søsters veninder, Emma, og det ender med at de gifter sig.
Dans, flört ve hançere öldü".«Om liv og død blandt danskere og færinger».
Birlikte yemeğe giderler ve flört ederler.De sitter sammen rundt bordet og spiser og prater.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod