Bu yüzden bilgisayarların vardığı kararlar keyfi değil gerçek fiziksel nedenlere dayanan kararlar olacaktır.De aceea deciziile, în loc să fie arbitrare, se vor baza pe nevoile reale fizice.
Bu yüzden bilgisayarların vardığı kararlar keyfi değil gerçek fiziksel nedenlere dayanan kararlar olacaktır.Por lo tanto sus decisiones, en vez de ser arbitrarias, se basarán en necesidades físicas reales.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.El medio ambiente desempeña un papel crucial en el bienestar físico, mental y social de los seres humanos.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Het milieu speelt een cruciale rol in het menselijk fysieke, mentale en sociale welzijn.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.L'environnement joue un rôle crucial dans le bienêtre physique, mental et social des personnes.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Mediuljoacăunrolcrucialînfizicul,mentalulşibunăstareaoamenilor.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Miljön spelar en avgörande roll i människors fysiska, psykiska och sociala välbefinnande.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Okolje pomembno vpliva tako na telesno in duševno počutje ljudi kot na družbeno blaginjo.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Środowisko naturalne odgrywa kluczową rolę w fizycznym, psychicznym i społecznym dobrobycie ludzi.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Ympäristö on keskeinen osa ihmisten fyysistä, henkistä ja sosiaalista hyvinvointia.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životné prostredie zohráva zásadnú úlohu vo fyzickom, duševnom a sociálnom blahobyte ľudí.
Çevre, insanların fiziksel, ruhsal ve sosyal refahı üzerinde hayati bir rol oynar.Životní prostředí hraje klíčovou roli pro fyzický, duševní a sociální blahobyt lidstva.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.En Finlande, châtier physiquement les enfants est undélit.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.Kroppslig bestraffning av barn är ett brott i Finland.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.Lasten ruumiillinen rankaiseminen on Suomessa rikos.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.Los castigos físicos a los niños son delito en Finlandia.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.В Финляндии телесные наказания детей являются преступлением.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.معاقبة الطفل جسدياً تُعتبر جريمة في فنلندا.
Çocukları fiziksel olarak cezalandırmak Finlandiya’da suç sayılmaktadır.在芬兰,对孩子的体罚行为构成犯罪。 当孩子不听话时,不能采用殴打或揪头发等行为。
Çoğu başka sorun fiziksel.Altre sono fisiche.
Çoğu başka sorun fiziksel. Bazıları - en önemliler - zihinsel.חלקם פוליטיים. רבים מהם פיזיים.
Çoğu başka sorun fiziksel.Beaucoup sont physiques.
Çoğu başka sorun fiziksel.Mange af dem er fysiske.
Çoğu başka sorun fiziksel.Muchas de ellas son físicas.
Çoğu başka sorun fiziksel.Multe sunt fizice.
Çoğu başka sorun fiziksel.Useat ovat fyysisiä.
Çoğu başka sorun fiziksel.Vele van fysieke aard.
Çoğu başka sorun fiziksel.Viele sind physisch.
Çoğu başka sorun fiziksel.Многие — физические.
Çoğu başka sorun fiziksel.Много от тях са физически.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Alzheimer powoduje objawy kognitywne i fizyczne.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Banyak orang tidak tahu bahwa Alzheimer memiliki gejala fisik, dan juga gejala kognitif.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.많은 사람들이 알츠하이머 병이 사실은 인지적 증상 뿐만 아니라 육체적 증상을 가지고 있다는 것을 모르고 있습니다. 환자들은 균형감각을 잃고,
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Många människor vet inte att Alzheimers har fysiska symptom. och inte bara kognitiva symptom.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Mnoho ľudí nevie, že Alzheimer má fyzické ako aj duševné príznaky.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Molte persone non sanno che l'Alzheimer ha anche sintomi fisici, oltre a quelli cognitivi.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Mucha gente desconoce el hecho de que el Alzheimer implica tanto síntomas físicos, como síntomas cognitivos.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Muitas pessoas não sabem que o Alzheimer também tem sintomas físicos para além dos sintomas cognitivos.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Mulţi nu ştiu că Alzheimer are atâtea simptome fizice cât şi cognitive.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Sokan nem tudják, hogy az Alzheimernek fizikai tünetei is vannak, a kognitívak mellett.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Spousta lidí neví, že Alzheimer má také fyzické symptomy vedle těch rozumových.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Πολύς κόσμος δεν ξέρει ότι το Αλτσχάιμερ έχει σωματικά συμπτώματα, μαζί με τα γνωστικά.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Багатьом невідомо, що хвороба Альцгеймера має як фізичні, так і розумові симптоми.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.Много хора не знаят, че Алцхаймер всъщност има физически симптоми, както и когнитивни симптоми.
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.הרבה אנשים לא יודעים שלאלצהיימר יש גם סימפטומים פיזיים, בנוסף לסימפטומים הקוגניטיביים. מאבדים את שיווי המשקל,
Çoğu insan Alzheimer'ın zihinsel olduğu kadar fiziksel semptomları da olduğunu bilmiyor.身体症状があることを多くの人は知りません 平衡感覚を失い 筋肉が震える結果 動きが少なくなります
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.De meesten van ons gaan ten onder aan psychosociaal en fysiek vergif, aan de toxines van onze wereld.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Kebanyakan dari kita tenggelam dalam menghadapi racun fisik dan psikologis, dari racun dunia kita.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.대부분의 사람들은 이 세상의 심리사회적이고 물질적인 독소에 노출되어 힘들어하고 있습니다
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Legtöbbünk összehúzódik a sok pszicho-szociális és fizikai méreggel, a világunk mérgeivel szembesülvén.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Molti di noi deperiscono per via dei veleni psico-sociali e fisici delle tossine del nostro mondo.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Muitos de nós estão a encolher, face a venenos psicossociais e físicos, das toxinas do nosso mundo.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Mulţi dintre noi se pierd în faţa psiho-socialului şi a otrăvurilor fizice, a toxinelor lumii.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Viele von uns schrumpfen im Angesicht der psychosozialen und körperlichen Gifte in unserer Welt.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Większość z nas cofa się w obliczu trucizn psychospołecznych i fizycznych, toksyn naszego świata.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Більшість з нас корчиться перед лицем психо-соціальних і фізичних отрут, токсинів нашого часу.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.Многие из нас теряются перед лицом психо-социальных и материальных ядов и токсинов нашего мира.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.רובנו מתכווצים אל מול הרעלים הפסיכו-חברתיים והרעלים הפיזיים של עולמנו.
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.العديد منا يواجه المصاعب ونواجه مجتمع معقد وسموم فيزيائية و العديد من السموم تحيط بنا
Çoğumuz acı feryat etmekte psiko-sosyal ve fiziksel zehirlerle karşılaştığımızda, dünyadaki zehirleyicilerle.心理社会的・身体的な毒によって 縮こまっています。 しかし、慈悲によって、慈悲を生み出すことによって