Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.A to je naozaj intenzívny fyzický proces.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.C'est un processus intensément, intensément physique.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Đó rõ ràng là một tiến trình vật lý mạnh mẽ.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Een zeer intensief fysisch gebeuren.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Es ist ein sehr physikalisches Verfahren.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Es un proceso intensamente físico.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.É um processo intensamente, intensamente físico.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.E un proces fizic foarte intens.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.È un processo fisicamente intenso.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Ez egy nagyon intenzív fizikai folyamat.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.극히 물리적인 과정이죠.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.To całkowicie fizyczny proces.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.To je zelo, zelo fizično naporen postopek.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Είναι μια έντονα απτή διαδικασία.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Това е сложен физически процес.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Це дуже-дуже інтенсивний фізичний процес.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.Это очень и очень тяжёлый процесс.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.זהו תהליך אינטנסיבי תהליך פיזי אינטנסיבי .
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.إنها عملية فيزيائية مكثفة.
Çok, çok yoğun fiziksel bir süreç.こちらは私の友人のサイモン・クーパーです
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.코너가 저를 처음 육체적으로 공격한 것은 결혼식 5일 전이었습니다.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Connor me je prvič fizično napadel pet dni pred najino poroko.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor angreb mig fysisk første gang fem dage før vores bryllup.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor đã tấn công vào tôi năm ngày trước đám cưới của chúng tôi.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor m-a atacat fizic pentru prima dată cu cinci zile înainte de nunta noastră.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor pertama kali menyerang saya secara fisik lima hari sebelum hari pernikahan kami.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor prima mi ha aggredita fisicamente cinque giorni prima del nostro matrimonio.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor satutti minua fyysisesti viisi päivää ennen häitämme.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Conor viel me voor het eerst fysiek aan vijf dagen voor ons huwelijk.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Den första gången Conor angrep mig fysiskt var fem dagar innan vårt bröllop.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Először öt nappal az esküvőnk előtt támadott rám fizikailag.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.El primer ataque físico de Conor ocurrió cinco días antes de nuestra boda.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Fünf Tage vor unserer Hochzeit griff Conor mich das erste Mal tätlich an.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.La première fois que Conor m'a attaquée physiquement, c'était cinq jours avant notre mariage.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.O Conor atacou-me fisicamente, pela primeira vez, cinco dias antes do nosso casamento.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Poprvé mě Conor fyzicky napadl pět dnů před naší svatbou.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Po raz pierwszy Conor uderzył mnie pięć dni przed naszym ślubem.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Ο Κόνορ με χτύπησε πρώτη φορά πέντε ημέρες πριν το γάμο μας.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.За пръв път Конър ми посегна пет дни преди сватбата ни.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Коннор впервые физически напал на меня за пять дней до нашей свадьбы.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.Конор вперше напав на мене за п'ять днів до весілля.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.הפעם הראשונה בה קונור תקף אותי פיזית הייתה חמישה ימים לפני חתונתנו.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı."كونر" أعتدى جسديا علي أولاً خمس أيام قبل زفافنا.
Conor bana ilk defa düğünümüzden beş gün önce fiziksel olarak saldırdı.結婚式の5日前でした 朝の7時 私はまだ ねまきを着ていました
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturFör att, som Berkeley säger, vi har ingen direktkontakt med vår fysiska värld förutom genom våra sinnen.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yoktur사람은 감각기관을 통하지 않고서는 물리적인 세계를 직접 접할 수 없지요. 그런데,
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturMert ahogy Berkeley elmondta, nincs közvetlen kapcsolatunk a fizikai világgal az érzékeinken kívül.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturPretože, ako nás Berkeley poučil, nemáme žiaden priamy prístup k fyzickému svetu iný než skrz naše zmysly.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturProtože, jak říká Berkeley, nemáme jiný přímý přístup k našemu fyzickému světu než skrze smysly.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturVì như Berkeley nói, ta ko có tương tác trực tiếp với thế giới vật lý, chỉ là thông qua các giác quan.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturWeil, nach Barkley, wir keinen direkten Zugang zu unserer materiellen Welt haben, außer durch unsere Sinne.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturЗащото, както ни казва Баркли, нямаме директен достъп до нашия физически свят, освен чрез сетивата си.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturאין לנו גישה ישירה לעולם הפיזי, אלא דרך החושים שלנו.
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yokturأننا لا نملك قدرة على إستيعاب العالم الحسي .. إلا من خلال حواسنا
Çünkü, Berkeley'in bize söylediği gibi, fiziksel dünyamıza duyularımız dışında direk bir bağlantımız yoktur物質界に接することができないからです 我々の目に入ってくる光は
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.A hímek nagyon komolyan veszik a hierarchiát, mert ezzel elkerülik a testi küzdelmet.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Câinii masculi ţin foarte mult la ierarhie, deoarece asta împiedică luptele fizice.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.수캐는 서열 문제에 아주 민감한데, 물리적인 충돌을 막아주기 때문이지요.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Les mâles sont très sérieux à propos de la hiérarchie, car ça évite les affrontements physiques.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Mannelijke honden zijn erg serieus over hiërarchie, omdat het gevechten voorkomt.