Ana madde: Patoloji Merkezi sinir sistemi (MSS), büyük fiziksel ve kimyasal bariyerler tarafından korunur.Централната нервна система е защитена от наличието на няколко физични и химични бариерни механизми.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Тялото притежава няколко повърхности и ръбове.
Şiddet, kalıcı fiziksel zarar veya ölümle de sonuçlabilir.Може да предотвати смърт или трайни наранявания.
Kafka, insanların onu zihinsel ve fiziksel olarak itici bulacağından korkuyordu.Kafka se bojao da će ga ljudi smatrati fizički i psihički odbojnim.
Daha sonra, Daisy, güçlü fiziksel terapilerden geçerek yürümeye yeteneğine tekrar kavuşur.Daisy kasnije uspijeva prohodati nakon intenzivne fizikalne terapije.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Bez liječenja, u 10% slučajeva javljaju se fizički deformiteti.
Fiziksel teori neredeyse her zaman matematiksel modeller kullanılarak ifade edilir.Fizičke gotovo uvijek su izražene pomoću matematičkih modela.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Jedini učinkovit način sprječavanja prehlade fizičko je sprječavanje širenja virusa.
Bu rahatsızlık fiziksel ya da psikolojik bir durum olabilir.Napad može biti fizičke ili psihičke prirode.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Drugi uzroci uključuju fizičke traume i operativne zahvate.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Karte svijeta su često 'političke' ili 'fizičke'.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Ali ... demokracijski, sad je puno zdravije."
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Predstavlja je fizičko tijelo pojedinca.
Şiddet, kalıcı fiziksel zarar veya ölümle de sonuçlabilir.Razlog može biti gubitak sigurnosti u životu ili čak i jednostavno starenje.
Burada hem fiziksel hem de kimyasal sindirim vardır.Fizika i kemija mi također nisu išle od ruke.
Yemek ya kimyasal ya da fiziksel yollarla muhafaza ediliyordu.Niklanje se provodi elektrokemijskim ili kemijskim putem.
Hikâyenin akışında, Benjamin'in fiziksel gelişimi başlar.Benjamin se s vremenom počinje fizički pomlađivati.
Tabii ki en göze çarpan şey, insanların fiziksel görünüşündeki ve halkın davranışlarındaki değişimdi.Najznačajniji lokaliteti su: Društvene promjene pratile su i promjene u ljudskom duhu.
Kimyasal kinetik, fiziksel kimyanın tepkime hızlarıyla ilgilenen alt dalıdır.Kemijska kinetika je grana fizikalne kemije koja se bavi istraživanjem brzina kemijskih reakcija.
Fiziksel bağımlılıkta geri dönüş vardır.Javlja se i psihička ovisnost.
Modern fizik bu temel etkileşimler her gözlenen fiziksel olguyu açıklamak için çalışır.Moderná fyzika sa pokúša vysvetliť každý pozorovaný fyzikálny jav pomocou týchto základných interakcií.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egypťania verili, že každá ľudská bytosť sa skladá z fyzických a duchovných častí.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Konečný osud vesmíru je témou fyzikálnej kozmológie.
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Napríklad dĺžka je fyzikálna veličina.
Titanyumun kimyasal ve fiziksel özellikleri zirkonyumunkiler ile benzerlik gösterir.Vlastnosti titánu sú chemicky a fyzikálne podobné zirkóniu.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Fyzikálna teória zahŕňa jeden alebo viac vzťahov medzi rôznymi merateľnými kvantitami.
Fiziksel kuram bir fiziksel olayın modelidir.Fyzikálna teória je model fyzikálnych udalostí.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.Joga pomáha udržiavať fyzickú a psychickú integritu.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.Emocionálne a fyzické vyčerpanie.
Önemli fiziksel ve zihinsel sorunları vardı.Mala ako súkromné, tak náboženské problémy.
Öngalaksi ya da protogalaksi fiziksel kozmolojide bir galaksinin içinde oluşmuş bir gaz bulutudur.Protogalaxia je vo fyzikálnej kozmológii oblak plynu, ktorý sa formuje do galaxie.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Jeho výzkum sa zameriaval na fenomény prebiehajúce pri extrémne nízkych teplotách.
Fiziksel bedenle sıkı bir ilişkisi vardır.Umožňujú telesný kontakt.
M96 Grubu, Aslan üçlüsü'ne fiziksel olarak yakındır.Skupina galaxií M66 je fyzická skupina galaxií v súhvezdí Lev.
Burada hem fiziksel hem de kimyasal sindirim vardır.Používajú sa pri tom fyzikálne i chemické prostriedky.
Albüm online olarak Temmuz 1, fiziksel olarak Temmuz 4’te yayınlandı.Digitálne skladby vyšli 1. júla a fyzický album bol vydaný 7. júla.
Aynı gün albümün hem fiziksel hem de dijital medya biçimleri için ön siparişleri de alınmaya başlandı.Spustená bola petičná kampaň vo fyzickej aj elektronickej podobe.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Princíp relativity požaduje, aby mali fyzikálne zákony rovnaký tvar vo všetkých sústavách.
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.Má veľkú fyzickú silu.
Çünkü 1, boyutsuz fiziksel sabittir.Tlmenie je bezrozmerná fyzikálna veličina.
İç doz miktarını ölçmek için çeşitli fiziksel testler gerçekleştirilir.Pre meranie viskozity sa používajú dve rôzne fyzikálne veličiny.
Fiziksel buhar biriktirme.Podpora fyzikálnych enginov.
Etkileşimler daha çok fiziksel mevcudiyete dayanırlar.Sú mimoriadne odolné voči fyzikálnym vplyvom.
Bu sebepten ötürü fiziksel gerçeklik ölçütü bu durumda kullanılamaz.V tejto situácii fyzikálny model prestáva platiť.
Bu isim öğrencinin hem zihinsel hem de fiziksel özelliklerini ima eder.Riešenie prípadov zanecháva na detektívovi psychické ale aj fyzické stopy.
Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.Mal zakázané vykonávať akúkoľvek zvýšenú telesnú námahu.
Fiziksel nicelikler eşlenik denilen çiftler halinde gelir.Získali sme rovnakú fyzikálnu hodnotu v požadovaných jednotkách.
Onun fiziksel görünümü Marilyn Monroe ile sıklıkla karşılaştırmalar yapmıştır.Výrobu komplikovali spory medzi ním a Marilyn Monroe.
Ayrıca Förderschulen (fiziksel veya zihinsel engelliler için) adında okullar da bulunmaktadır.Patril k stúpencom tzv. Religionsgeschichtliche Schule (Nábožensko-dejinná škola).
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Posledica tega je bila šestnajstletna borba z depresijo in fizičnimi bolečinami.
Yaşamın fiziksel bir özelliği negatif entropi ilkesine tabî oluşudur.Fizikalna značilnost življenja je, da se hrani z negativno entropijo.
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.Galileo Galilei je bil prvi, ki je odkril fizične podrobnosti posameznih teles Osončja.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Kava, vitamin C, mlečni proizvodi in telesna dejavnost zmanjšujejo tveganje.
Fiziksel nesneler nelerdir?Koliko je predmetov?
Bu saldırı fizikseldir.Problem je fizikalna vrednost.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Najočitnejše so vedenjske in fizične prilagoditve, ki so posledica naravnega izbora.
Bir daha fiziksel olarak böyle şeyler yapar mıyım bilmiyorum.Nisem siguren, če bi bili sposobni še enkrat narediti to.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Egipčani so verjeli, da so šloveška bitja sestavljena iz fizičnega in duhovnega dela ali aspekta.
15 ve 23 Ekim 2001 tarihlerinde fiziksel tekli sırasıyla Avrupa ve Birleşik Krallık'ta satışa sunuldu.15. in 23. oktobra 2001 je bila pesem tudi fizično na voljo v Evropi in Združenem kraljestvu.
Ölüm olayında ruh ve fiziksel beden birbirlerinden ayrılır.To pomeni uničenje duha in fizičnega telesa v trenutku smrti.