Tutsak edildiği dönemde çeşitli cinsel ve fiziksel şiddete uğradı.He joutuivat usein fyysisen ja seksuaalisen väkivallan kohteiksi.
Fiziksel sınırların kalkışı.Ritualistisen rajanvedon analyysi.
Fiziksel değişimTurvavaihde
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.Acroyoga voi auttaa parantamaan fyysisiä ja henkistä puolia harjoittajissaan.
Phong modeli, ışığın ve yansımanın fiziksel özelliklerine dayalı olmayıp ampirik bir modeldir.Phongin heijastusmalli ei perustu niinkään valon fysikaalisiin ominaisuuksiin, vaan on kokemuspohjainen.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.Skalaari voi olla joko pelkkä matemaattinen lukuarvo tai jokin fysikaalinen suure.
Çin büyük fiziksel çeşitliliğe sahiptir.Kambodžalla on monimuotoinen kulttuuriperintö.
Fiziksel güvenlik büyük önem arz etmektedir.Fyysisen hyvinvoinnin ylläpitoa pidetään tärkeänä.
(Fiziksel ve harekat birlikteliği tartışmalıdır.)(Tämä kysymys johtaa sosiologiaan ja psykologiaan.)
Mekanik, fiziksel bilimlerin en eskisidir.Fysiikka lienee vanhimpia tieteitä.
Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır.Se käsittelee aineellista todellisuutta, ei henkistä.
Bir manyetik alan enerji içerir ve fiziksel sistemler düşük enerji düzenine yönelirler.Magneettikentässä on energiaa, ja fysikaalinen systeemi pyrkii aina matalimmalle mahdolliselle energiatasolle.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Entä jos kaikki ihmiskehon elimet aivolohkoja myöten vaihdetaan tällä tavoin?
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Työ on todella vaativaa niin henkisesti kuin fyysisesti.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.Hän koki lapsena perheväkivaltaa.
Yine de bu yapay rüzgarın fiziksel riskleri vardır.Tämä artikkeli kertoo fysikaalisesta voimasta.
Olay ufku, herhangi bir fiziksel incelemede bulunamadığımız bir uzay parçasıdır.Avaruusfysiikka on avaruuden fysiikan ilmiötä tutkiva fysiikan haara.
Fiziksel nesneler nelerdir?Aine Miksi ainetta on?
Onun gibi, hem fiziksel hem de diplomatik açıdan kuvvetliydi.Ήταν δυνατός όπως εκείνος, τόσο σωματικά όσο και στο διπλωματικό πεδίο.
Ancak fizikçiler elde edilen sonucun fiziksel olarak anlamlı olmasına gerek duyar.Οι φυσικοί όμως απαιτούν το τελικό αποτέλεσμα να έχει σωματικά νόημα.
Çıkış EP'leri NCT #127 dijital olarak 10 Temmuz'da ve fiziksel olarak 11 Temmuz'da yayınlandı.Το EP NCT #127 κυκλοφόρησε ψηφιακά στις 10 Ιουλίου και φυσικά στις 11 Ιουλίου.
M96 Grubu, Aslan üçlüsü'ne fiziksel olarak yakındır.Η ομάδα Μ96 βρίσκεται φυσικά κοντά στην Τριάδα του Λέοντα.
Ayrıca o "fiziksel ve taktiksel özellikleriyle" övülmektedir.Έχει επίσης επαινεθεί για τις "φυσικές και τακτικές του ικανότητες".
Matematikte uzaklık fonksiyonu (ya da metrik), fiziksel uzaklık kavramının bir genelleştirmesidir.Στα μαθηματικά η απόσταση ή μετρική είναι μια γενίκευση της έννοιας της φυσικής απόστασης.
Hipertansif hastaların başlangıç değerlendirmesinde, tam öykü ve fiziksel muayene içerir.Η αρχική εκτίμηση των υπερτασικών ασθενών περιλαμβάνει ένα πλήρες ιστορικό και σωματική εξέταση.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Τις περισσότερες φορές εμφανίζεται σταδιακά και επιδεινώνεται με τη φυσική δραστηριότητα.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Ο ιστορικός Σουητώνιος περιγράφει με αρκετή λεπτομέρεια τις σωματικές και ψυχικές αδυναμίες του Κλαύδιου.
Eğer bir fiziksel sistem enerjiye sahipse, kütleye de sahiptir ya da tam tersi de mümkündür.Εάν ένα φυσικό σύστημα έχει ενέργεια, έχει επίσης και την αντίστοιχη μάζα, και αντιστρόφως.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Οι αρχαίοι Αιγύπτιοι πίστευαν πως ο κάθε άνθρωπος αποτελείται από το φυσικό και το πνευματικό μέρος του.
Genel görelilik birçok fiziksel sonuçlara sahiptir.Η γενική σχετικότητα έχει μια σειρά από φυσικές συνέπειες.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Χωρίς την απαιτούμενη θεραπεία, εμφανίζονται σωματικές δυσμορφίες στο 10% των περιπτώσεων.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Το material έχει φυσικές επιφάνειες και άκρα.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.H σύγχρονη έρευνα στη φυσική χωρίζεται σε αρκετά διαφορετικά πεδία.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Οι εικόνες του αίματος και του χρόνου υποδεικνύουν την σωματική υπόσταση.
Hayatta kalan Haçlı güçlerinin hem fiziksel takatları hem de moralleri çok düşmüştü.Στον Άρειο Πάγο έμειναν μόνο οι δίκες φόνου και ηθικού χαρακτήρα.
Maxwell denklemleri bu dalgaların fiziksel olarak boşlukta nasıl yayıldığını açıklamaktadır.Οι εξισώσεις του Maxwell εξηγούν πώς αυτά τα κύματα μπορούν φυσικά να διαδίδονται μέσα στο χώρο.
Dışsal olarak, rupa fiziksel dünyayı ifade eder.Το τετράγωνο αντίθετα συμβόλιζε τον φυσικό κόσμο.
Fiziksel Ergonomi, b.Ερυγή Αναπνοή Beckett, B.
Düzenli fiziksel faaliyet (her gün, veya çoğu gün, 30 dakika) HDL'yi yükseltir, LDL'yi azaltır.Οι πιο συχνές αναχωρήσεις (κάθε μισή ώρα) είναι για το Βελιγράδι.
Bu nedenle iki nesne de fiziksel olarak birbirleriyle ilgili olabilirler.Δύο ενήλικες μπορεί να κουρνιάζουν μερικές φορές σε σωματική επαφή ο ένας με τον άλλον.
Çeliklerin fiziksel ve mekanik özellikleri, içlerinde bulunan karbon yüzdesine göre değişir.Tο πάχος και οι φυσικοχημικές ιδιότητες του οξειδίου ποικίλλουν ανάλογα µε το μέταλλο.
Fiziksel değişimΦυσική επιλογή
Bu enfeksiyona yakalanan çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gözlenebilir.Στα παιδιά η λοίμωξη μπορεί να προκαλέσει διαταραχές στην πνευματική και σωματική ανάπτυξη.
Titanyumun kimyasal ve fiziksel özellikleri zirkonyumunkiler ile benzerlik gösterir.Οι φυσικές (και χημικές) του ιδιότητες μοιάζουν πολύ με αυτές του τιτανίου (Ti).
Modern fizik bu temel etkileşimler her gözlenen fiziksel olguyu açıklamak için çalışır.Μερικοί άνθρωποι παρατηρούν αυτές τις φυσικές αλλαγές πριν αντιμετωπίσουν οποιοδήποτε πόνο.
Ne var ki, hem fiziksel olarak hem de zihinsel olarak sağlık durumu kötüydü.Στην κατοχή η σωματική του και ψυχική του υγεία κλονίσθηκε.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Forbruget af kaffe, vitamin C og mælkeprodukter såvel som fysisk form, synes at mindske risikoen.
Fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.Fysiske og kemiske bindinger er ikke det samme.
Gen akışının önündeki engeller, her zaman fiziksel olmayabilir.Hindringer for genflow behøver ikke altid være fysiske.
Aku'ya fiziksel olarak çok benzer.Hun lignede ham rent fysisk.
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.De er altså fysisk skrøbelige.
Yirminci yüzyılın başlarında yıldızların fiziksel temeli üzerine önemli çalışmalar yapılmıştır.I de første tiår af det tyvende århundrede skete der store fremskridt i forståelsen af stjerners fysik.
Kalıcıdır:Fiziksel tahribata karşı koyabilirler.Er man således ked af det, vil man være mere modtagelig over for fysiske svækkelser.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.Betydende cifre er et matematisk/fysisk begreb.
İzobar atomların fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.De forskellige congenere har varierende fysisk-kemiske og toksikologiske egenskaber.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.Den teknologisk udvikling fortsatte inden for flere områder.
Fiziksel değişimin geri dönüşümü vardır.Og en fysisk forandring sker med hende.
Akademik çalışmalardan çok fiziksel ve askeri eğitime ağırlık verilmiştir.Er der tale om luftige, akademiske øvelser?
Allison hem fiziksel hem de ruhsal acılar çekti.Også Anna dåner efter den fysiske og sjælelige anstrengelse.
Ruhsal ve fiziksel bakımdan, o muhteşem sağlıklı."Sibbern var både legemlig og åndelig en særdeles sund natur.