Ana içeriğe geç
Sözlük

fiziksel ile cümle

fiziksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Boas, fiziksel antropoloji alanında da büyük bir yenilikçi sayılmaktadır.Han regnes som vigtig indenfor fysisk antropologi.
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.Galileo Galilei var den første som oppdaget fysiske detaljer på den enkelte objektene i solsystemet.
Kas hasarı fiziksel (çarpışma sonrası yaralanma gibi), kimyasal veya biyolojik faktörlerden kaynaklanabilir.Denne skaden kan være forårsaket av fysiske (for eksempel knusningsskade), kjemiske eller biologiske faktorer.
Fiziksel teori neredeyse her zaman matematiksel modeller kullanılarak ifade edilir.Fysiske teorier uttrykkes nesten alltid med matematiske relasjoner.
Arp 272 adıyla iki gökada sarmal kollarıyla fiziksel bir temas halindedir.De to galaksene i Arp 272 er i fysisk kontakt via spiralarmene deres.
Klasik optik iki ana dala ayrılır: geometrik optik ve fiziksel optik.Klassisk optikk er delt inn i to hovedgrener: geometrisk optikk og fysisk optikk.
Bu çalışma ışığın kırınım teorisine yönlendirdi ve fiziksel optikte yeni bir çalışma alanı yarattı.Arbeidet førte til en teori om diffraksjon for lys og åpnet et helt område av studiet i fysisk optikk.
Fiziksel şeylerin biçimsel nedeni.Fysisk Format.
Fiziksel istismar çocuğun fiziksel zarar görmesiyle ortaya çıkar.Sykdommen kan oppdages ved at barnet fysisk kollapser.
Yunan astronomisi gök olaylarına akla yatkın fiziksel açıklamalar arayışıyla başlayıp şekillenmiştir.Gresk astronomi er preget fra starten av søken etter en rasjonell, fysisk forklaring etter himmelfenomener.
Fiziksel ergonomi bu etmenlerin insan üzerindeki özellikle zararlı etkilerine ağırlık verir.Dette gjør megafauna spesielt utsatt for menneskelig rovdrift.
Ağustos 1989'da, Macaristan Halk Cumhuriyeti, Avusturya ile arasındaki fiziksel sınır engellerini kaldırdı.2. mai 1989 begynte Ungarn å rive ned grensesperringene mot Østerrike.
Başka bir deyişle, dün, bugün ve yarın fiziksel olarak farksızdır.Fremtiden er dermed det motsatte av både fortid og nåtid.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Historikeren Sveton beskrev Claudius' synlige tegn på hans lidelser relativt detaljert.
Onun fiziksel görünümü Marilyn Monroe ile sıklıkla karşılaştırmalar yapmıştır.Hennes personlige liv er satt i sammenheng med Marilyn Monroes.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Materiell og mental virkelighet.
Nasıl fiziksel dünyadan bilinç doğar?Hvordan oppstod universet?
Yine de bu yapay rüzgarın fiziksel riskleri vardır.Og det er dette feltet som har fysisk innhold.
Akademik çalışmalardan çok fiziksel ve askeri eğitime ağırlık verilmiştir.Det ble lagt mest vekt på fysisk og militær trening, og mindre på akademisk læring.
Fiziksel beden bu bedenin üzerine kuruludur.De holdes taklagt over kroppen.
Fiziksel özelliklerde değişiklikler.Livsskildringer med sammenligning.
6. sezonda, John Locke'ın fiziksel görünümünde ortaya çıktı.På 1700-tallet var særlig de politiske ideene til John Locke viktige.
Bu kavramda önemli olan fiziksel güç değil erdemdir.Fysikk er ikke det viktigste, kjærlighet er.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.De reagerer lett på fysiske og emosjonelle ubehageligheter.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.De grunnleggende, fysiske lover vil se ut på nøyaktig samme måte i alle referansesystemer.
Rakiplerin fiziksel varlığı, yerel ağ etkinliklerinin daha sosyal bir ortam yaratmasını da sağlar.Naturforholdene er med på å danne et gunstig lokalt klima.
Çoğu haldeki enerji, birçok fiziksel iş yapmak için kullanılabilir.Energi i ulike tilstander kan brukes til å gjøre forskjellige former for fysisk arbeid.
Söz konusu varsayıma göre, tüm canlıların fiziksel bedenleri bu biyoplazmik bedenleri üzerine kuruludur.Alle menneskelige kropper er ifølge denne lære å tilbakeføre til denne urkropp.
Standart tuştakımı dışında her dilin fiziksel tuştakımı bulunur.Alle samiske språk, unntatt enaresamisk, har preaspirasjon.
Tersinir kimyasal, fiziksel ve mekanik olarak geri dönüştürülebilir demektir.Vann kan bindes til materialer kjemisk, fysikalsk, og mekanisk.
Kişinin fiziksel kalıntılarını belirtir.Enkeltmenneskets siste skanse.
Bunun nedeni sadece fiziksel özellikleri değil...Disse er ikke bare av teknisk karakter.
Bazı eğiticiler filleri fiziksel cezalandırma kullanmadan eğitmeyi denemiştir.Beberapa pelatih mencoba melatih gajah tanpa menggunakan hukuman fisik.
Fiziksel durum(durgun durum) üzerindeki Schrödinger denklemi formudur(özel durum için aşağıya bakınız).Bentuk persamaan Schrödinger tergantung dari kondisi fisiknya (lihat dibawah untuk contoh-contoh khusus).
Kimyasal ve fiziksel koruma teknikleri bazen birleştirilir.Teknik pengawetan kimiawi dan fisik terkadang dikombinasikan.
Çıkış EP'leri NCT #127 dijital olarak 10 Temmuz'da ve fiziksel olarak 11 Temmuz'da yayınlandı.Album mini debut mereka NCT #127 dirilis secara digital pada 10 Juli dan secara fisik pada 11 Juli.
Burada hem fiziksel hem de kimyasal sindirim vardır.Di sana juga ada fisika dan kimia.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Material memiliki permukaan fisik dan tepi.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Satu-satunya cara efektif untuk mencegah pilek adalah dengan mencegah penularan virus secara fisik.
Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Masyarakat mesir percaya bahwa setiap manusia terdiri dari bagian fisik dan spiritual.
Arp 272 adıyla iki gökada sarmal kollarıyla fiziksel bir temas halindedir.Kedua galaksi di Arp 272 secara fisik terhubung melalui lengan spiral mereka.
Klasik optik iki ana dala ayrılır: geometrik optik ve fiziksel optik.Optik klasik terbagi menjadi dua cabang utama: optika geometris dan optika fisis.
Bunu eleştirenler ise hayvanların hayvanat bahçelerinde fiziksel ve zihinsel strese maruz kaldıklarını söyler.Sementara itu, kritikus mengklaim bahwa gajah-gajah di kebun binatang mengalami tekanan fisik dan mental.
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Akibatnya, ia bergumul dengan depresi dan penderitaan fisik selama 16 tahun kemudian.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Konsumsi kopi, vitamin C dan produk susu, dan juga berolah-raga, dapat menurunkan risiko.
Ölçülebilir bir uzunluğu(ışık nabzı) olan gerçek bir fiziksel işaret farklı bir hızda ilerler.Sinyal fisik dengan batas terbatas (pulsa cahaya) bergerak pada kelajuan yang berbeda.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Peta Dunia dapat berupa peta politik maupun fisik.
Klasik fizikte bir nesnenin açıksal momentumu ve manyetik momenti onun fiziksel boyutlarına bağlıdır.Dalam fisika klasik, momentum sudut dan momen magnetik suatu objek bergantung pada dimensi fisikanya.
Bölüm bölüm görebileceğimiz fiziksel birisi."Biar saya bisa melihat physicallynya seperti apa."
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Dengan mulai secara psikologis dan fisik.
Kisame, tanık olduğumuz savaşları sırasında, çok şaşırtıcı derecelerde hız ve fiziksel kuvvet sergilemiştir.Kisame telah memperlihatkan kecepatan yang sangat mengagumkan kekuatan fisik yang luar biasa.
Himmler, Hitler'in Avrupa'nın Yahudilerden fiziksel olarak yok edilmesi emrini verdiğini söyledi.Himmler dan Heydrich mendapatkan perintah tegas dari Hitler untuk melaksanakan pemusnahan kaum Yahudi.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Tanpa pengobatan, cacat fisik terjadi pada 10% kasus.
Fiziksel Ergonomi, b.Terjadi Erosi vertikal. b.
Yazılım bilgisayarı çalıştırmaya yarayan fiziksel olmayan kısımdır.Dengan kata lain, bagian sistem komputer yang tidak berwujud.
Albüm dijital ve fiziksel olarak 10 Aralık'ta yayınlandı.Album ini dirilis secara digital dan fisik pada tanggal 10 Desember 2014.
Boyutsal fiziksel bir sabit olarak c ünite sistemlerinde farklı değerlere sahiptir.Sebagai sebuah konstanta fisika berdimensi, nilai numerik dari c berbeda untuk sistem unit yang berbeda.
Farklı fiziksel yasaların da işin içine girmesiyle değişmesi gerektiğini unutmamak gerekir.)Agar praktis tidak perlu berganti-ganti sebutan lagi).
(Fiziksel ve harekat birlikteliği tartışmalıdır.)(Teknologi dan Intimasi: Pilihan atau Koersi?).
İzobar atomların fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.Kedua isomer butena ini sedikit berbeda dalam sifat kimia dan fisiknya.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod