Eski Mısırlılar, her insanın ruhsal ve fiziksel parçalar ya da boyutlardan oluştuğuna inanıyorlardı.Єгиптяни вірили, що кожна людська істота складається з фізичних і духовних частин або аспектів.
Onun ekibi fiziksel olarak avantajlıdır ve Mr. Widmore'un da yardımıyla taktiksel olarak da avantajlıdırlar.Його команда має фізичні переваги і з допомогою містера Відмора, вони мають тактичну перевагу.
Fiziksel teori neredeyse her zaman matematiksel modeller kullanılarak ifade edilir.Фізичні теорії майже завжди виражають за допомогою математичних моделей.
Fiziksel dünyada "gerçek" bir vücutları yoktur.Вони не мають «реального» тіла в зовнішній реальності фізичного світу.
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Фізичні моделі гравітаційних колодязів (ям) іноді використовують з метою проілюструвати орбітальну механіку.
Fiziksel güvenlik büyük önem arz etmektedir.Узагалі, фізичному вихованню надається дуже велика увага.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Теорія стверджує, що всі фізичні закони мають однакове формулювання у всіх інерційних системах відліку.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Мапи світу в основному фокусуються на політичних чи фізичних особливостях.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Якщо лікування не проводити, у 10 % випадків наслідком є фізична деформація тіла хворого.
Bu yüzden fiziksel katmana dahildir.Загалом, вона дбає про його фізичний стан.
Dolayısıyla kimyasal ve fiziksel özellikleri de farklıdır.Їхні хімічні і фізичні властивості дуже різні.
Bu rahatsızlık fiziksel ya da psikolojik bir durum olabilir.Цей біль може бути фізичними або психічними стражданнями.
Çin büyük fiziksel çeşitliliğe sahiptir.Китай має величезний економічний потенціал.
Spike, hiçbir şekilde fiziksel temas yapamamaktadır.Вульф не виносить фізичного контакту з ким би то не було.
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.Вона дуже сильна фізично.
Yaşamın fiziksel bir özelliği negatif entropi ilkesine tabî oluşudur.Біофізика Життя — це функція негативної ентропії.
Şiddet karşıtlığı (Sözlü ve Fiziksel).Сітка (фізична або логічна).
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.Геологічні дослідження тривають в інших областях.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.Скаляром може бути як математичне число так і фізична величина.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Основні роботи присвячені фізиці низьких температур.
Döküntüyü arttıracak fiziksel aktivitelerden kaçınılması önerilir.Рекомендується достатня фізична активність.
Bu insan duygusal ve fiziksel olarak değişir ve tanrı olur.Людина постає відокремленою і від природи, і від Бога.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!Сатана уособлює всі так звані гріхи, оскільки вони ведуть до фізичного, розумового та емоційного задоволення!
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.Матеріал має фізичні якості і краї.
Twister, fiziksel bir beceri oyunu.Витривалий, фізично міцний гравець.
Ayar simetrisi ise fiziksel olmayan durumları düzenlemek için kullanılır.Додавання використовують для моделювання безлічі фізичних процесів.
Allison hem fiziksel hem de ruhsal acılar çekti.Феріде співчуває його моральним і фізичним стражданням.
Fiziksel etkinlik ve duygusal stres, kan basıncını geçici olarak yükseltebilir.Виявлено, що гострий стрес тимчасово підвищує кров'яний тиск.
Fiziksel beden şuurlu, duble şuursuzdur.Дуалізм — розум відділений від тіла.
Uygulamalar bir fiziksel sunucudan diğerine kolayca transfer edilebilmektedir.За необхідності віртуальна машина може бути легко переміщені з одного фізичного комп'ютера на інший.
Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez.Протягом років проходила структурний розвиток.
Fiziksel olarak görünür.Принаймні фізично.
Boyutlar, Kâinat'ın temel bir özelliği veya başka fiziksel kanunların sonucunda ortaya çıkan bir sonucu mudur?Чи є розмірність фундаментальною властивістю Всесвіту чи вона є результатом інших фізичних законів?
Wizard 110 modeli, fiziksel olarak 100 modeline benzer ve bir kamera haricinde aynı teknik özellikleri içerir.HTC Wizard 110 je fyzicky podobný modelu 100 a obsahuje stejné technické vlastnosti, s výjimkou fotoaparátu.
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.V následujících šestnácti letech bojoval s depresí a fyzickou bolestí.
Bu fiziksel nesneler çoğu zaman gerçek nesneler veya sistemden daha küçük veya ucuz olduğu için seçilir.Tyto fyzické objekty jsou často vybírány, protože jsou menší a levnější, než skutečný objekt nebo systém.
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Fyzikální modely gravitačních studní se někdy používají k ilustraci orbitální mechaniky.
Planck uzunluğunun fiziksel anlamı araştırma konusudur.Fyzikální význam Planckovy délky je předmětem výzkumu.
Hemoroid genel olarak fiziksel muayene ile teşhis edilir.Hemoroidy jsou obvykle diagnostikovány na základě tělesného vyšetření.
Bundan dolayı parçacık fiziği ve fiziksel evrenbilimde sık sık 8πG=1 olarak normalleştirilir.Proto práce v částicové fyzice a fyzikální kosmologii často normalizují 8πG rovno 1.
Tarihçi Suetonius, Claudius'un rahatsızlığının fiziksel tezahürlerini oldukça detaylı bir şekilde tasvir eder.Suetonius poměrně detailně líčí fyzické projevy Claudiových zdravotních obtíží.
Nezleden korunmanın tek etkili yolu virüslerin yayılmasını fiziksel olarak engellemektir.Jediným účinným způsobem prevence nachlazení je fyzicky zabránit šíření virů.
Aynı zamanda fiziksel bir hastalıktır.I v nemoci si buď přítelem.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Obvykle nastupuje postupně a zhoršuje se v důsledku fyzické aktivity.
Kahve, C vitamini ve süt ürünleri tüketimi ile fiziksel egzersizin riski azalttığı görülmektedir.Konzumace kávy, vitamínu C a mléčných výrobků, stejně jako tělesná zdatnost, se zdají riziko nemoci snižovat.
Fiziksel bedenden çıkıldığında öte âlem varlıkları ile temas kurulabilir.Je-li to možné, před jakýmkoli kontaktem s tělem partnera.
Diana altmış-yedi yaşşına geldiğinde çeşitli fiziksel problemlerle karşılaştı.Když jí bylo 67 let, začala zažívat četné fyzické problémy.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Zákony fyziky jsou shodné pro všechny pozorovatele v inerciálních soustavách.
Normal bir insandan daha güçlü ve fiziksel olarak daha dayanıklıdır.Muži mají být fyzicky silnější a agresivnější.
Aynı örneğimizde fiziksel şiddet de uygulanabilir.V krajních případech poté může nabývat formy fyzického násilí.
Yöneyler kuvvet gibi fiziksel birimlerin ifade edilmesinde kullanılabilir.Je to jako když se fyzikové zbavili síly, nemám pravdu?
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Tato dvojice na obloze je dost blízko sebe, ale fyzicky spolu nesouvisí.
Şiddet, kalıcı fiziksel zarar veya ölümle de sonuçlabilir.Nesprávné použití může způsobit trvalé poškození zdraví nebo i smrt.
Minibüs rahat değildi ve rol fiziksel olarak zahmetliydi.Práce nebyly nijak jednoduchá a byly fyzicky náročné.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Mapy světa se obecně zaměřují buď na politické, nebo na fyzikální rysy zemského povrchu.
Termodinamik sistem basit bir fiziksel sistem değildir.Termodynamický systém je příkladem fyzikálního systému.
Fiziksel nesneler nelerdir?Jsou tyto látky aktivní?
Bazen bunların fiziksel uzunlukları, odak uzaklıklarından daha kısadır.Vnější jsou někdy kratší než vnitřní.
Batı görüşünde fiziksel vakuum denilen kavram Budizm’deki „boşluk“ (Shunyata) kavramıyla benzer bir ifadedir.Ve foremném světě smyslově vnímatelné reality se jeví jako "prázdnota" (šúnjata).
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.O převod logické adresy na fyzickou se stará MMU.