Ana içeriğe geç
Sözlük

fiziksel ile cümle

fiziksel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fiziksel teorilerin geçerliliği bilimsel metot ile test edilir.O método científico existe para testar as consequências de uma teoria física.
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.Galileu Galilei foi o primeiro a resolver as primeiras estrelas individuais do aglomerado.
Windows Server 2012 Standart fiziksel veya az derecede sanallaştırılmış ortamlar içindir.Windows Server 2016 Standard - Para uso em ambientes físicos ou ambiente com pouca virtualização.
Caster: Wizard, Warlock büyülü vuruşlar üzerine kuruludur ama fiziksel vuruşlara karşı zayıflardır.Hahn possui habilidades mágicas relacionadas a cura e defesa, porém, é fraco para combate físico.
Bu yöntemlerin her biri farklı fiziksel prensibe dayanmaktadır.Cada dia da semana é representado por um espírito elemental diferente.
Bir fiziksel nesnenin var olduğu söylemini kanıtlamak mümkün müdür?Ou será que posso demonstrar que ela é falsa ?
Bu, kişinin fiziksel ve psikolojik tabiatının kaynağıdır.É essencial para o bem-estar físico e psicológico do indivíduo.
Tek fiziksel zayıflıkları enselerindeki küçük deliktir.Sua única fraqueza é quanto a gases venenosos.
Albüm fiziksel ve dijital formatlarda 25 Ağustos'ta ABD'de, bir gün önce de dünya genelinde satışa sunuldu.O álbum foi lançado em CD e Download Digital em 25 de agosto de 2009, em US e no mundo um dia antes.
Fiziksel olarak Kanada'ya bitişik olan Alaska.Trata-se provavelmente da Espanha, próximo a Cádis.
Alev makinesi, kullanıcı için psikolojik, ona maruz kalan kişi için fiziksel olarak son derece acı vericidir.O seu uso intravenoso é certamente muito mais degradante para a saúde física e mental do seu utilizador.
Bu uzayzamanlarda fiziksel cisimlerin zaman çizgileri, tanımsal olarak zamansıdır.Nestes espaços-tempo, as linhas de universo de objetos físicos são, por definição, tipo tempo.
Bu noktada fiziksel problemimiz bir ilk değer problemine dönüşmüş durumdadır.Logo no início, a privacidade tornou-se um problema.
1736'da Hayvansal İktisat Üstüne Fiziksel Deneme adlı kitabını yayınladı.Em 1743, publicou sua obra Lecciones de física experimental.
Tabletler klavye türüne ve fiziksel görünümüne göre sınıflandırılabilir.O cancro da mama pode ser classificado de acordo com a sua aparência histológica.
Fiziksel yazmaçlar aynı mimari yazmacın birçok versiyonu olabilecek şekilde işaretlenir.Diferentes representações gráficas podem corresponder ao mesmo grafo.
Gagarin, yaşamı boyunca fiziksel olarak uygun bir halde kaldı ve keskin bir sporcuydu.Hamann gaguejava e foi um hipocondríaco por toda a sua vida.
Fiziksel değişimSistema físico
Bu nedenle iki nesne de fiziksel olarak birbirleriyle ilgili olabilirler.Para a física, uma e outra coisa são igualmente possíveis.
Fiziksel aktiviteler erkekler arasında popülerdi.Ele é atraente para as mulheres e popular entre os homens.
Bu saldırı fizikseldir.É um ataque pessoal.
Fiziksel iç-çarpım MacDowell-Mansouri eylem gravitasyon formülasyonuna benzeyebilir. ^ Hideo Kodama (1988).O produto interno em física pode assemelhar-se à teoria MacDowell-Mansouri de formulação da gravidade.
İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir.Estão listados por ordem cronológica (dentro dos possíveis).
Aku'ya fiziksel olarak çok benzer.Era parecida com o pai física e psicologicamente.
Timaeus fiziksel dünya ile sonsuz dünya arasındaki farkı açıklayarak başlar.Timaeus begint met een onderscheid te maken tussen de fysieke wereld en de eeuwige wereld.
Dünya haritaları çoğunlukla siyasi veya fiziksel olarak çizilir.Wereldkaarten worden meestal politiek of fysisch ingedeeld.
Bunun sonucunda takip eden 16 yıl boyunca depresyon ve fiziksel acılar ile savaştı.Als gevolg daarvan had hij gedurende de 16 daarop volgende jaren last van depressie en fysieke pijn.
Önemli fiziksel ve zihinsel sorunları vardı.Wel hadden zij een belangrijke spirituele en religieuze betekenis.
Kral, babasına göre, hem fiziksel hem de duygusal açıdan daha fazla enerjiye sahipti.Nochtans was hij een energieker koning dan zijn vader, zowel mentaal als fysiek.
Onlar çünkü onların genel görelilik teorisinin fiziksel uygulamaları önemlidir.Ze zijn belangrijk vanwege hun natuurkundige toepassingen in de algemene relativiteitstheorie.
Başka bir deyişle, dün, bugün ve yarın fiziksel olarak farksızdır.Dat wil zeggen dat verleden, heden en de toekomst hetzelfde zijn.
Mantıksal ağ adresini fiziksel makine adresine çevirir.De processor vertaalt dit logisch adres tot een fysiek adres aan de hand van de pagineringstabel.
(Fiziksel ve harekat birlikteliği tartışmalıdır.)(Sociaal en maatschappelijk worden door elkaar heen gebruikt.)
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.Ze hebben ook grote fysieke kracht.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.In elk inertiaalstelsel gelden dezelfde natuurwetten.
Carlos'a, annesinin ailesinden büyük bir vücud ve fiziksel güç miras geçmişti.Karel had zijn enorme geestelijke en lichamelijke kracht geërfd van de familie van zijn moeder, de Saksen.
Fiziksel bir etkileşimdir.Voldoende lichaamsbeweging.
Aynı gün de fiziksel satışa sunuldu.Overdag verkocht hij verzekeringen.
Hiçbir zaman fiziksel test yapılamadı.Ze zijn nooit fysiek uitgebracht.
Fiziksel veya büyülü olması oyuncunun seçimine bağlıdır.De magische mogelijkheden van een tovenaar of heks zijn sterk gebonden aan diens emoties.
Albüm dijital ve fiziksel olarak 10 Aralık'ta yayınlandı.Het album werd op 6 juli digitaal en in fysieke winkels uitgebracht.
Matematikte uzaklık fonksiyonu (ya da metrik), fiziksel uzaklık kavramının bir genelleştirmesidir.In de wiskunde is een begrip afstand of metriek gedefinieerd als generalisatie van het gewone afstandsbegrip.
Açık kaynak donanım, teknolojik olarak tasarlanmış fiziksel eserleri kapsamaktadır.Echte straalwapens zijn gebaseerd op lasertechnologie.
Ölçü aleti, fiziksel nicelik ölçmeye yarayan bir cihazdır.Meetgereedschap is gereedschap om een natuurkundige grootheid mee te meten.
Fiziksel kopyaları ise 2008 Kasım'da satışa çıkarıldı.Haar kostuum werd in maart 2008 geveild.
Marge'ın kendine özgü kovan şeklindeki mavi saçı, en dikkat çekici fiziksel özelliğidir.Het meest zichtbare karakteristieke kenmerk van Blanka is zijn groene kleur.
Pek çok kez çocuklara fiziksel bir koruma sağlar.De kinderen werden regelmatig fysiek mishandeld.
Fiziksel güvenlik, ağ güvenliği ve kullanıcı güvenliği birlikte düşünülmelidir.Daarom moet men een onderscheid maken tussen de methodezekerheid en de gebruikerszekerheid.
Fiziksel değişimin geri dönüşümü vardır.Wel hebben ze fysiek veranderingen ondergaan.
İmar Mevzuatına ulaşılabilirlikle (fiziksel engellerin kaldırılmasıyla) ilgili hükümler eklenmiştir.Van deze actie hangt hun (eventuele) straf af.
Bu da çok mühim fiziksel ve zihinsel sorunlara yol açar.Ze hebben daardoor een grote invloed op de lichamelijke en de geestelijke gezondheid.
James Simon'ın fiziksel olarak ikizi gibidir fakat karakter olarak tam tersidir.Jeff lijkt in elk geval gezond, maar qua persoonlijkheid is hij veranderd.
Hem fiziksel, hem de ruhsal yönden güçlü bir insandı..."”.Gezond van lichaam, doch ook van geest."
Fiziksel Antropolojideki PhD olan yazar doçent Eugenie Scott 1987'de yönetici oldu.Biologisch-antropologe Eugenie Scott is sinds 1987 algemeen directeur van het NCSE.
Bu enfeksiyona yakalanan çocuklarda zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gözlenebilir.Als een kind de ziekte doormaakt, zou dat goed zijn voor de lichamelijke en mentale ontwikkeling.
Fiziksel ve kimyasal özellikleri farklıdır.Alle andere fysische en chemische eigenschappen zijn identiek.
Özellikle fiziksel vakumdaki izole edilmiş kuarkın enerjisi iyi tanımlanmış ve sonlu çıkar.W szczególności, energia izolowanego kwarku w próżni fizycznej staje się dobrze zdefiniowana i skończona.
Ichigo, ruh formunda değilken bile fiziksel olarak en üst yapıdadır.Fizycznie, Ichigo jest w najwyższej formie nawet, kiedy nie jest w swoim duchowym ciele.
Timaeus fiziksel dünya ile sonsuz dünya arasındaki farkı açıklayarak başlar.Timajos zaczyna swój wywód od rozróżnienia pomiędzy światem fizycznym i wiecznym.
Temelde bir ağın topolojik yapısı fiziksel veya mantıksal olarak tasvir edilebilir.Określenie topologia sieci może odnosić się do konstrukcji fizycznej albo logicznej sieci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod