Fiziksel 2017 yılının ilk ödülü. ^جائزة الأكثر إبداعا في مجال الأعمال التجارية 2017.
Krosoverin fiziksel temellerini ise Harriet Creighton ve Barbara McClintock 1931'de göstermiştir.قواعد التعابر الكروموسومي تم إثباتها أول مرة بواسطة هارييت كريتون وباربرا مكلنتوك سنة 1931.
Fiziksel kuram bir fiziksel olayın modelidir.يقال لنا أن الحياة هي مجرد حادث فيزيقى.
Bundan itibaren fiziksel ayırt edilebilir kavramlar matematiksel karmaşıklıkta izole edilmiştir.ومن هذا، تم عزل ملحوظة المفاهيم الفيزيائية من التعقيد الرياضى.
Bu yoğunlaşma neticesinde karakterin fiziksel eylemleri ile birlikte gerilimin şiddeti de artar.والدافع إلى الضرب يصاحبه هذا الشعور الذاتي بالقوة.
Deliryum ağır bir fiziksel veya zihinsel hastalık nedeniyle oluşabilir.أسباب ضعف الانتصاب قد يكون نفسيا أو جسديا.
Bu fiziksel süreçlere genel olarak "manyetik tekrar-birleşme (magnetic reconnection)" adı verilmektedir.مما لا يثير الدهشة هو معروف هذه العملية إعادة الربط المغنطيسي.
Şarkı listesinin fiziksel normal versiyonlarda 11, deluxe versiyonlarında ise 14 şarkı içerdiği açıklandı.كما نرى من الشكل أعلاه، تدون الموسيقا على 11أحد عشر خطًا.
Evrendeki fiziksel her şeyin maddenin taneciklerinden oluştuğunu düşünmüştür.في الفيزياء، أقر بأن اللانهائي هو أصل كل الأشياء.
Oğlu Steven'ı doğurabilmek için fiziksel formundan vazgeçmiştir.تمكنت جرايس البقاء على قيد الحياة لتستمتع بطفولة طبيعية.
Gerçek olan, fiziksel dünya yaşamı değil, ruhsal yaşamdır.لهذا فالصراع ليس صراع مادي وإنما هو صراع الروح.
(Fiziksel ve harekat birlikteliği tartışmalıdır.)(المصطلح المناقض هو الجوهرية أو الذاتية).
Hem fiziksel kapasitemi geliştirdim hem de kendime güvenim arttı." ifadelerinde bulundu.وزاد إدمانه على الكحول من حدة وضعه كما أقر بنفسه "لقد دمرت حياتي بنفسي".
Örneğin; uzunluk fiziksel bir niceliktir.Por exemplo, comprimento é uma grandeza física.
Ancak fizikçiler elde edilen sonucun fiziksel olarak anlamlı olmasına gerek duyar.Os físicos, no entanto, requerem que o resultado final seja fisicamente significativo.
Kafka, insanların onu zihinsel ve fiziksel olarak itici bulacağından korkuyordu.Kafka temia que as pessoas achassem-no repulsivo física e mentalmente.
Timaeus fiziksel dünya ile sonsuz dünya arasındaki farkı açıklayarak başlar.Timeu começa com uma distinção entre o mundo físico e o mundo eterno.
M96 Grubu, Aslan üçlüsü'ne fiziksel olarak yakındır.O Grupo M96 está localizada na mesma área física do Trio do Leão.
Daha sonra bu fiziksel ışınları geometri ilkelerine göre inceledi.Ele então analisou esses raios físicos de acordo com os princípios da ótica geométrica.
Albümün ABD'deki fiziksel satışı 20 Ekim'de Universal Republic tarafından yapılmaya başlandı.O álbum foi lançado fisicamente nos Estados Unidos em 20 de outubro pela Universal Republic.
Bu durum sonsuz fiziksel evren ile tutarlı olacaktır.Isso seria coerente com um universo físico infinito.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.O derradeiro destino do Universo é um tema em cosmologia física.
Fiziksel araştırmalar birçok farklı alanda gelişimini sürdürüyor.A pesquisa em física está progredindo continuamente em várias frentes.
Yerçekimi kuyuları fiziksel modeller bazen yörünge mekaniği göstermek için kullanılır.Modelos de poços gravitacionais são por vezes utilizados para ilustra mecânica orbitais.
Karakterin kıyafetinin rengi, fiziksel özellikleri değiştirilebilir.As cores das roupas dos personagens podem ser alteradas.
Temelde bir ağın topolojik yapısı fiziksel veya mantıksal olarak tasvir edilebilir.Essencialmente, é a estrutura topológica da rede, e pode ser descrito física ou logicamente.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Outras causas incluem trauma físico e cirurgia.
Özellikle fiziksel vakumdaki izole edilmiş kuarkın enerjisi iyi tanımlanmış ve sonlu çıkar.Em particular, a energia de um quark isolado no vácuo físico que resulta é definida e finita.
Çıkış EP'leri NCT #127 dijital olarak 10 Temmuz'da ve fiziksel olarak 11 Temmuz'da yayınlandı.Seu primeiro EP NCT #127, foi lançado digitalmente em 10 de julho e fisicamente no dia seguinte.
Boyutlar, Kâinat'ın temel bir özelliği veya başka fiziksel kanunların sonucunda ortaya çıkan bir sonucu mudur?As dimensões são propriedades fundamentais do universo ou um resultado emergente de outras leis da física?
Klasik fizikte bir nesnenin açıksal momentumu ve manyetik momenti onun fiziksel boyutlarına bağlıdır.Na física clássica, o momento angular e o momento magnético de um objeto dependem de suas dimensões físicas.
Oğlu Steven'ı doğurabilmek için fiziksel formundan vazgeçmiştir.Desistiu de sua forma física para dar à luz Steven.
Bir daha fiziksel olarak böyle şeyler yapar mıyım bilmiyorum.Eu não sei se tenho a habilidade para fazer isso de novo.
Fiziksel teori bir veya birden fazla çeşitli ölçülebilir nicelikler arasındaki ilişkiyi içerir.Uma teoria física envolve uma ou mais relações entre as várias grandezas físicas.
Malzemenin fiziksel yüzeyleri ve kenarları vardır.O material tem bordas e superfícies físicas.
Fiziksel olarak görünür.Parecer técnico.
Modifikasyonu fiziksel uyumsuzluk çeşitli adaptörler kullanımı ile aşılabilir, veya üzerinden konsol.A incompatibilidade física pode ser superada com o uso de adaptadores ou através da modificação do console.
Önemli fiziksel ve matematiksel gelişmeler Çin de ve Hindistan biliminde görüldü.Tradições físicas e matemáticas importantes também existiam nas antigas ciências chinesas e indianas.
Mesaj ile belirtilen iş kesmeler fiziksel iş kesme hattını kullanmaz.Uma mensagem sinalizada de interrupção, não usa uma linha de interrupção física.
Tanrılar kendi tasvirlerinde yaşayarak gizli konumlarından ayrılıp fiziksel bir biçim içine girerdi.Ao habitar essas imagens, os deuses deixaram seu estado oculto e assumiram uma forma física.
Fiziksel bedenini (ölüm durumundaki vücudunu) ve diğer insanları görme.Over Her Dead Body (Nem Por Cima do Meu Cadáver BRA ou Com outra?...
Bu mektup güneşmerkezciliğe karşı 18 adet matematiksel ve fiziksel argüman içermekteydi.O ensaio centrou-se em dezoito argumentos físicos e matemáticos contra o heliocentrismo.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Estou pronta fisicamente e mentalmente.
Fiziksel nesneler nelerdir?Onde estão as relações institucionais?
Bilimde kullanılan fiziksel sabitlerin bazıları büyük bilim insanlarının adıyla anılmaktadır.Para algumas das constantes físicas utilizadas em ciência são usados nomes de famosos cientistas.
Normal bir insandan daha güçlü ve fiziksel olarak daha dayanıklıdır.Isso o torna mais forte e mais resistente do que um humano normal.
Hem fiziksel kapasitemi geliştirdim hem de kendime güvenim arttı." ifadelerinde bulundu."Eu acho que errei na autoconfiança e no termo técnico também.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!Satã representa todos os chamados pecados, desde que eles levem à gratificação física, mental ou emocional!
Genel olarak yalnızca enerjideki farklar fiziksel önem arz eder.Apenas diferenças de potencial elétrico possuem significado físico.
Albüm dijital ve fiziksel olarak 10 Aralık'ta yayınlandı.O álbum foi lançado em meio físico e digital em 4 de novembro de 2011.
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.Possuem muita força física.
Dijital olarak 18 Temmuz 2017'de ve fiziksel olarak 19 Temmuz 2017'de yayınlandı.Foi lançado em formato digital e físico em 18 de julho de 2017.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Sem tratamento, deformidades físicas ocorrem em 10% dos casos.
Fiziksel kopyaları ise 2008 Kasım'da satışa çıkarıldı.A cópia física tornou-se disponível nas lojas em novembro de 2010.
Uygulamalar bir fiziksel sunucudan diğerine kolayca transfer edilebilmektedir.Contudo, é possível se transitar de uma ZOC inimiga para outra.
Fiziksel özellikleri bakımından Amazon nehir yunusu ile benzerlikler taşır.Sabe-se que em relação à fauna aquática, existe notável semelhança com a Floresta Amazônica.
Kullanıcının fiziksel karakteristiği olabilir.Amplia a força física do usuário.
Akro Yoga fiziksel ve zihinsel sağlık yararları sağlayabilir.O Clonazepam pode causar dependência física e psíquica.
Fiziksel durumuna ve komplikasyonlarına rağmen, kendisini bir huzurevinde dış dünya'dan izole etti.Deprimido em suas complicações familiares e físicas, ele se isolou em uma casa de repouso.
Zihinsel ve fiziksel olaylar tanrı tarafından mükemmel şekilde ayarlanmıştır.Suas funções físicas e mentais alcançaram a perfeição.