Spike, hiçbir şekilde fiziksel temas yapamamaktadır.Вульф не переносит физического контакта с кем бы то ни было.
PUF'larda farklı fiziksel rassallık kaynakları kullanılabilir.В PUF могут использоваться различные источники физической случайности.
Bu nedenle iki nesne de fiziksel olarak birbirleriyle ilgili olabilirler.Эти две галактики могут быть физически связаны друг с другом.
Bir malzemenin mükemmel bir kristalinin üretimi fiziksel olarak imkansızdır.Засунуть туда какую-либо часть человеческого тела технически невозможно.
Öykü boyunca tekrarlanan kan ve zaman betimlemeleri, fiziksel varoluşu temsil eder.Регулярно встречающиеся образы крови и времени также указывают на вещественность.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.Как правило, она наступает постепенно и усиливается при физической активности.
Fiziksel olarak görünür.По крайней мере, физически.
Tedavi edilmediğinde, vakaların % 10’unda fiziksel şekil bozuklukları oluşmaktadır.Без лечения в 10% случаев возникают участки физического обезображивания.
Rüşveti ve fiziksel şiddeti kabul etmekten öte adeta teşvik eder.Быстро прощает оскорбления и даже физическое насилие.
Quasimodo (Türkçe okunuşu Kazimodo) ağır fiziksel sorunlarla birlikte doğmuştur.Квазимодо родился с физическими недостатками.
Fiziksel yasalar tüm eylemsizlik sistemlerinde aynı formu alırlar.Отсюда следует, что все законы природы одинаковы во всех инерциальных системах отсчёта.
Aynı gün albümün hem fiziksel hem de dijital medya biçimleri için ön siparişleri de alınmaya başlandı.В этот же день стал доступен предзаказ альбома на физических носителях и на цифровых площадках.
Japon şebeklerinin erkek ve dişi bireylerinin fiziksel özellikleri farklılıklar gösterir.Японский исследователь различал среди них мужские и женские фигурки.
12.yy'dan beri Yahudilik, fiziksel veya psikolojik zarar gören kadına boşanma hakkı verir.Иудаизм признаёт право оскорблённой жены (физически или психологически) на развод с XII века.
Duygusal ve fiziksel yetersizliklerini keşfeder.Остро ощущают душевную и психическую недостаточность.
Bu yorum, teorinin fiziksel yorumlanması tutarlılığını geriye döndürür.Это восстанавливает последовательность в физической интерпретации теории.
Fiziksel bağımlılıkta geri dönüş vardır.Психическая зависимость сменяется физической.
Enerjinin bir ürün mü ya da tamamen bir fiziksel miktar mı olduğu yıllarca tartışıldı.Несколько лет велись споры, является ли энергия субстанцией (теплород) или только физической величиной.
Büyük miktarda yapıldığında bu karıştırma işlemi büyük fiziksel güç gerektirebilir.Возможно, это связано с тем, что для такой интерактивности необходим очень мощный физический движок.
Fiziksel olarak oldukça güçlüdürler.Но выглядит очень сильным физически.
Michael Jackson'da 1980'li yıllarda fiziksel değişiklikler görülür.С середины 1980-х годов внешность Майкла Джексона заметно изменилась.
Fiziksel aşınma bir materyalin zaman içinde fiziksel koşullar altında uğradığı aşınmadır.Также она может мгновенно заморозить живую материю при физическом контакте.
Çocukluğunda babasından fiziksel şiddet görmüş.В детстве подвергалась сексуальному насилию со стороны отца.
Fiziksel bir cihazda, hiçbir kapı anında anahtarlayamaz.Нет замка, который не смог бы открыть умелый Ключник.
Hiçbir zaman fiziksel test yapılamadı.Они никогда не встречались на физическом плане.
Seri ATA fiziksel katmanda (physical layer) 8B/10B kodlama (encoding) kullanır.Интерфейс использует кодирование 8B/10B.
Evrenin nihai kaderi, fiziksel kozmolojinin ilgilendiği bir konudur.Бу́дущее Вселе́нной — вопрос, рассматриваемый в рамках физической космологии.
Genel olarak yalnızca enerjideki farklar fiziksel önem arz eder.Единственное, что требует внимания, это физические нагрузки.
Fiziksel, kimyasal, elektriksel özellikler açısından avantajlı bir madde idi.При этом максимально использовались достижения химии, физики, электроники.
Download satışlarda 171,475+ ve fiziksel CD satışlarda 2,692+ elde etti.Количество цифровых скачиваний достигло 171 475, и продажи CD дисков до 2 692+ согласно Gaon Music Chart.
Cihaz tipik olarak ikiden fazla fiziksel ağ bağlantısına sahipti.Омои кажется совершенно естественным жить одновременно с двумя женщинами.
Üçüncü Reich'ta verilen ulusal eğitim-öğretim, gençliğin fiziksel eğitimini de kapsıyordu.Также она критиковала систему образования в Третьем Рейхе, особенно домашнее обучение девочек.
Ben fiziksel olarak doğum ve hamilelikten çekiniyorum."Физически был здоров и ловок».
Hem fiziksel, hem de ruhsal yönden güçlü bir insandı..."”.Он был очень стойким как физически, так и морально».
Galileo Galilei, Güneş Sistemi’nin üyeleri hakkında fiziksel bulguları keşfeden ilk kişidir.كان غاليليو غاليلي أول من اكتشف التفاصيل الفيزيائية للأجسام الموجودة في النظام الشمسي.
Ancak bu konseptler hayal ürünüdür ve fiziksel bir varlıkları yoktur.ومع ذلك، تعد هذه الخطوط مفهومًا تخيليًا ليس له وجود مادي.
Kabadayılık suç veya fiziksel şiddet içermeyebilir.ليس من الضروري أن ينطوي التنمر على الإجرام أو العنف الجسدي.
Bu meydan okuma, başka fiziksel özelliklerin diğer çiftlerinin genişlemesiyle olabilir.يمكن تمديد هذا التحدي إلى أزواج أخرى من الخصائص الفيزيائية.
İzafiyet teorisi, yeni fiziksel teoriden daha fazlasıyla temsil edilir.نظرية النسبية كانت تمثيلاً لأكثر من نظرية فيزيائية جديدة.
Buradaki sayıl değer matematiksel bir sayı veya fiziksel bir nicelik olabilir.قد تكون تلك القيمة السلمية هي عبارة عن عدد رياضي أو كمية فيزيائية.
Temel fiziksel farklılık gözlerdedir.الفرق البدنى الرئيسى في العين.
Yaşları kaç olursa olsun tüm kadınlar fiziksel veya zeka engelli bebek doğurma riski taşırlar.تتعرض جميع النساء، بغض النظر عن أعمارهم، لاحتمالية الحمل بطفل مصاب بإعاقة جسدية أو عقلية.
Genellikle kademeli olarak başlar ve fiziksel aktiviteyle şiddetlenir.عادة ما يأتي تدريجيا وتزداد شدته بفعل النشاط الجسدي.
Kullanıcının fiziksel karakteristiği olabilir.قد يكون هناك انتهاك لخصوصية المستخدم.
Fiziksel döngü 23 gün, duygusal döngü 28 gün ve zihinsel döngü ise 33 gün uzunluğundadır.وهذه الإيقاعات الحيوية هي: 1- دورة بدنية لـ 23 يومًا 2- دورة عاطفية لـ 28 يومًا 3- دورة عقلية لـ 33 يومًا.
Einstein kuantum mekaniğinin fiziksel olarak eksik ve mantıksal olarak yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.أكد آينشتاين أن ميكانيكا الكم غير مكتملة ماديًا وغير مرضية منطقيًا.
İş genellikle fiziksel olarak zorlu, detaylıdır ve uzun saatler dikkat gerektiriyor.وغالبًا ما تتطلب الوظيفة جهدًا بدنيًا كبيرًا؛ وتتطلب الاهتمام بالتفاصيل لساعات الطويلة.
Fiziksel sınırların kalkışı.تخطى الحواجز الفيزيائية.
Yalnızca ters vekil sunucu, içerideki e-posta sunucusuna fiziksel olarak erişebilir.الملقم الوكيل العكسي فقط يمكن الوصول فعليا لخادم البريد الإلكتروني الداخلي .
Etkileşimler daha çok fiziksel mevcudiyete dayanırlar.احتوت الأحداث التالية على مخاطر جسدية أكثر.
Bir malzemenin mükemmel bir kristalinin üretimi fiziksel olarak imkansızdır.وتعد صناعة بلورة بدون عيوب لإحدى المواد حاليا غير ممكنة فيزيائيا.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.وتتضمن الأسباب المحفزة الأخرى الرضوض الجسدية والخضوع للعمليات الجراحية.
Tutsak edildiği dönemde çeşitli cinsel ve fiziksel şiddete uğradı.خلال فترة وجودهم يتعرضون للعنف الجسدي والجنسي.
Bu nedenle iki nesne de fiziksel olarak birbirleriyle ilgili olabilirler.وقد تكون المجرتين مترابطة ماديا مع بعضها البعض.
Bu kanıtların birçoğu erkeklerin kadınlara göre fiziksel olarak daha üstün olmalarını içerir.ومعظم هذه الأدلة تتضمن أن الرجال يكونوا ذو لياقة جسدية عالية مقارنة بالنساء.
Yirminci yüzyılın başlarında yıldızların fiziksel temeli üzerine önemli çalışmalar yapılmıştır.حدثت أعمال مفاهيمية مهمة عن البنية المادية للنجوم خلال العقود الاولى من القرن العشرين.
Şeytan, fiziksel, zihinsel veya duygusal haz veren günah diye bilinen herşeyi temsil eder!شيطان يمثل جميع الذنوب المزعومة، التي تؤدي إلى ارتياح جسدي، عقلي أو نفسي.
Minibüs rahat değildi ve rol fiziksel olarak zahmetliydi.فالطعام كان مثير غير الشرطي، واللعاب كان استجابة غير الشرطية.
Rüşdi kitaptan ötürü hiçbir şekilde fiziksel bir saldırıya uğramamıştır.لم تتعرض المجموعة في أي مكان لهجوم جسدي.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.هذا هو الوقت المناسب للشفاء النفسي والجسدي.