Tek bir hata, ve sen bir fiyaskosun.A single mistake, and you are a failure.
O tam bir fiyaskoydu.It was a complete failure.
Parti bir fiyaskoydu.The party was a failure.
Tom bir baba olarak tam bir fiyasko.Tom is a complete failure as a father.
Kimse fiyaskodan dolayı cezalandırılmadı.No one was punished for the fiasco.
Ne fiyasko ama!What a fiasco!
Eğer bu konuda hiçbir şey yapmazsan, parti bir fiyasko olacak.If you don't do anything about it, the party will be a flop.
O can sıkıcı bir fiyaskoydu.It was an embarrassing fiasco.
Bu filmin bir fiyasko olduğu ortaya çıktı.That movie turned out to be a dud.
Ticari açıdan fiyaskoydu.It was a commercial flop.
“Camp David müzakereleri fiyaskosundan hemen sonra, onunla Paris’te buluştuk..."Immediately after the failure of the Camp David , I met him in Paris upon his return....
Rusya'da yaşanan fiyasko, Alman prenslerinin Fransa'ya bağlılığının zayıflamasına sebep oldu.The debacle in Russia loosened the French grip on the German princes.
14 Ekim 1943'te düzenlenen ikinci Schweinfurt saldırısı da bir fiyasko ile sonuçlandı.Troposphere 3 scheduled for October 12, 2007 was also a failure.
Mahir'le tanışmaları tam bir fiyasko olmuştur.He became known as an excellent orator.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.The device, however, had an unfortunate flaw.
Fakat ben dün geceki fiyasko yüzünden sözlerin hiçbirini hatırlayamadım!But I couldn't even remember the line because of last night's date debacle!
Tam bir fiyasko.It's a bust.
Fakat kitabı böyle adlandırmamalılar. Bu kitaba "Beyin Fiyaskoları" denmeli.Tamam mı?They should call them BRAlN FAlLURES - OK?
İnsan algısının tamamen fiyaskoyla sonuçlanmasıdır.It's a complete failure of human perception. All right?
Makaleler geri çağrılıp, isimleri küresel ısınma fiyaskosu şeklinde değiştirilmeli.These papers should have been called, "The End to the Global Warming Fiasco," you know.
Bu tam bir fiyasko.Then it's a fiasco.
Oraya varmak için çok sayıda fiyasko yaşandı.It took a lot of failures to get there.
Onlar dedi ki "Hayır, satışlar azalıyor, bu bir fiyasko."They said, "No, the sales are going down.
Einstein size bir sonraki iPhone'un bir başarı mı yoksa fiyasko mu olacağını da söyleyemezdi.Einstein can't even tell you whether the next iPhone is going to be a hit or a flop.
Bütçe fiyaskosu, AB'nin yeni üye ülkelerini (YÜÜ) oldukça zor durumda bırakıyor.The budget fiasco is a bitter pill for the EU's new member countries (NMC).
Bu fiyaskodan sonra, bazıları ülkenin bir yıl yarışmadan uzak durması gerektiğini düşündüler.After that fiasco, some thought the country should sit out the contest for a year.
Bu, Ağustos 1915'teki yüksek komisyondan önce bir test fiyaskosına yol açtı.This led to a fiasco of tests before the high commission in August 1915.
Oyun bir fiyaskoydu; en iyi eleştirmenler Smith'in müzikalin tek varlığı olduğunu söyledi.The play was a flop; top critics said she was its only asset.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Dieses Unternehmen entwickelte sich zu einem Debakel.
The 1984'te ise grupa maçlarında elenerek tam bir fiyasko yaşamışlardır.1984 verliefen beide Turniere nahezu identisch.
Böylece planlanan darbe bir fiyaskoya dönüştü.Der Kursverfall verwandelte sich in einen Kurssturz.
Bu gol Dünya Kupası tarihinin uluslararası bir fiyaskosu olarak tanındı.Diese Zeit wurde von der FSFI als Weltrekord anerkannt.
Fiyaskonu kabul etmelisin.Tu devrais reconnaître ton fiasco.
Bu tamamen bir fiyaskoydu.Ce fut un fiasco total.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Mais, madame, mon attente a été entièrement trompée.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Cependant, elles devinrent rapidement une forme d'ornementation.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.En este punto se convierte en el Tangafjørður.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Nonostante ciò, la torre si rivelò un vero fiasco.
14 Ekim 1943'te düzenlenen ikinci Schweinfurt saldırısı da bir fiyasko ile sonuçlandı.Il terzo raid su Schweinfurt il 24 febbraio 1944 invece venne ricordato come la "Grande Settimana".
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Presto divenne una rotta.
Böylece planlanan darbe bir fiyaskoya dönüştü.Ciò che stava cominciando come un'integrazione programmata stava diventando un flusso incontrollato.
Muharebe Britanya açısından tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.Произойдёт столкновение с Британией практически напрямую.
İlk sahnelenişi fiyasko ile sonuçlansa da zamanla en sevilen operalardan birisi oldu.«Неожиданно театр стал увлечением и одним из моих любимых дел на сегодняшний день.
Rusya'da yaşanan fiyasko, Alman prenslerinin Fransa'ya bağlılığının zayıflamasına sebep oldu.خفف التعثر في روسيا قبضة فرنسا على الأمراء الألمان.
Bu gol Dünya Kupası tarihinin uluslararası bir fiyaskosu olarak tanındı.ويعرف هذا الزحف عالميًا باسم العصر الجليدي الآخير.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.ومع ذلك ، كان سجل أمن اس ميل نظيفًا إلى حد ما.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Isso acabou se tornando uma matéria.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Inevitavelmente, o projecto tornou-se formalmente num falhanço.
14 Ekim 1943'te düzenlenen ikinci Schweinfurt saldırısı da bir fiyasko ile sonuçlandı.De derde aanval op Schweinfurt, in februari 1944, werd anders aangepakt.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Wat er precies gebeurde is in nevelen gehuld.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Deze evolueerde tot heerlijkheid.
1961 yılında Domuzlar Körfezi fiyaskosundan sonra direnişçiler saldırıya geçecektir.W 1961 roku rozpoczyna się inwazja w Zatoce Świń.
Sefer kısa sürede bir fiyaskoya dönüştü.Wkrótce miejsce to stało się zaniedbanym wysypiskiem.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.Bardzo szybko jednak ofensywa zamieniła się w całkowitą klęskę.
Bununla birlikte, sevkiyat tam anlamıyla bir fiyasko oldu.I övrigt blev uppsättningen ett fiasko.
Rusya'da yaşanan fiyasko, Alman prenslerinin Fransa'ya bağlılığının zayıflamasına sebep oldu.Фіаско в Росії послабило контроль франції за німецькими князями.
Haldun Dormen'e göre "Tam anlamıyla bir fiyasko" olmuştu ve birkaç defa sahnelendikten sonra kaldırılmıştı.[1]За словами постановника, Халдуна Дормена, "Це було буквально фіаско" і її майже відразу зняли з показу. [один]
Çok fazla eleştiri almıştı ve bir fiyaskoydu.Měl pravdu v mnohém a byl vizionář.
The 1984'te ise grupa maçlarında elenerek tam bir fiyasko yaşamışlardır.În 1984 a indicat toate reprezentările grupurilor Lie simple finite.
Rusya'da yaşanan fiyasko, Alman prenslerinin Fransa'ya bağlılığının zayıflamasına sebep oldu.Dezastrul din Rusia a slăbit controlul francez asupra principilor germani.