Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Quindi ci interessa quale pallina va in quale tazza.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Så vi bryr oss egentligen om vilken boll som går i vilken kopp.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Záleží nám na tom, který míček jde do kterého hrnečku.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.И всъщност ни интересува коя топка в коя чаша отива.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Правильно, ведь вы могли бы их просто поменять местами.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.ولذلك نحن نهتم فعلا الكرة الذي يذهب إلى كأس ما.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.どのボールがどのカップにあるかを注意していきます。
Her bir altın fincan quaffed.- A quaffed ki egy arany csésze minden
Her bir altın fincan quaffed.- Är druckit ur en gyllene kalk i varje
Her bir altın fincan quaffed.Er quaffed ud af et gyldent bæger i hver
Her bir altın fincan quaffed.- É sorvido de um cálice de ouro em todas as
Her bir altın fincan quaffed.- Est bu dans une tasse d'or dans tous les
Her bir altın fincan quaffed.Este quaffed dintr-o cupa de aur în fiecare
Her bir altın fincan quaffed.- On quaffed ulos kultainen kuppi jokaisessa
Herhangi biri tarafından. Bir fincan kahve ister misin? Evet.Kdorkoli.
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?우리가 아직 어떤 공도 컵에 담지 않았다면, 우리가 컵 2에 넣을 수 있는 공은 몇 가지일까요?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Hoeveel mogelijkheden zijn er om een bal in de tweede beker te doen?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Jestliže jsme neumístili žádný z míčků do žádného hrnečku, kolik jich mohu dát do hrnečku číslo 2?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Om vi inte hade lagt någon av bollarna i någon av kopparna, hur många kan vi sätta i kopp 2?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Se não tivermos colocado as bolas em nenhum dos copos, quantas podemos colocar no copo dois?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Se non abbiamo messo palline in nessuna delle tazze quante ne possiamo mettere nella tazza numero due?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Si nous n'avons mis aucune balle dans aucune des tasses, combien pouvons-nous en mettre dans la tasse 2 ?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Ако не сме сложили никакви топки в отделните чаши, колко топки можем да сложим в чаша две?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?Если мы не положили ни один мячик ни в одну из чашек, сколько мячиков мы можем положить в чашку №2?
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?إذا لم نضع أي الكرات إلى أي من الكؤوس، كيف الكثير يمكن أن نضع في كأس اثنين؟
Hiçbir topu hiçbir fincana koymadıysak, 2. fincana kaç top koyabiliriz?カップ2にどれだけの方法でボールを入れられるでしょうか? ここには、3つの可能性があります。いいよね?
İçi dolu bir fincana benziyordu ve hacmini bulmaya çalışmıştık. -Det skulle vara en cup, och det var fast, vi försökte bara att räkna ut volymen av den.
İçi dolu bir fincana benziyordu ve hacmini bulmaya çalışmıştık. -Es wäre wie ein Becher, und er ist massiv, we haben nur versucht das Volumen davon zu berechnen.
İçi dolu bir fincana benziyordu ve hacmini bulmaya çalışmıştık. - Umarım, bunu mantıklı buldunuz.Maintenant c'est une sorte de coupe evidée, puisque
İki fincan kahve, lütfen.2 cafés, por favor.
İki fincan kahve, lütfen.Dua cangkir kopi, please.
İki fincan kahve, lütfen.Duas xícaras de café, por favor.
İki fincan kahve, lütfen.커피 두 잔만 주세요
İki fincan kahve, lütfen.- Дві кава, будь ласка.
İki fincan kahve, lütfen.قدحان من القهوة من فضلك
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.An meinem ersten Tag ging ich in ein Restaurant und bestellte eine Tasse grünen Tee mit Zucker.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Az első napomon, bementem egy étterembe, és egy csésze zöld teát rendeltem, cukorral.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.En mi primer día, fui a un restaurante y pedí una taza de té verde con azúcar.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Hari pertama saya di sana, saya pergi ke rumah makan dan memesan secangkir teh hijau manis.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Hned první den jsem zašla do restaurace a objednala si šálek zeleného čaje s cukrem.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Il primo giorno entrai in un ristorante e ordinai una tazza di tè verde e dello zucchero.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.În prima mea zi acolo, am intrat într-un restaurant, şi am comandat o ceaşcă cu ceai verde cu zahăr.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.첫째 날, 저는 식당에 갔습니다, 설탕이 든 녹차를 주문했습니다.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Le premier jour, je suis allé dans un restaurant, et j'ai commandé une tasse de thé vert avec du sucre.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Ngay ngày đầu tiên của tôi, tôi đi đến một nhà hàng, và tôi gọi một ly trà xanh với đường.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.No meu primeiro dia, fui a um restaurante, e pedi uma chávena de chá verde com açúcar.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Op mijn eerste dag ging ik naar een restaurant en bestelde een kop groene thee met suiker.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.På min första dag gick jag på restaurang och beställde en kopp grönt te med socker.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.På min første dag, tog jeg til en restaurant, og jeg bestilte en kop grøn te med sukker.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Pierwszego dnia poszłam do restauracji i zamówiłam zieloną herbatę z cukrem.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Prvý deň som šla do reštaurácie a objednala si hrnček zeleného čaju s cukrom.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.Την πρώτη μου μέρα, πήγα σε ένα εστιατόριο και παράγγειλα μια κούπα πράσινο τσάι με ζάχαρη.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.В мой первый день я зашла в ресторан и заказала зеленый чай с сахаром.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.На първия ми ден отидох на ресторант и поръчах чаша зелен чай със захар.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.У перший день мого перебування я пішла до ресторану і замовила чашку зеленого чаю з цукром.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.ביומי הראשון, הלכתי למסעדה, והזמנתי כוס של תה ירוק עם סוכר.
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.ففي يومي الاول ذهبت الى مطعم وطلبت شاياً أخضر مع قليل من السكر
İlk günümde, bir restorana gittim, ve bir fincan yeşil çayı şekerle birlikte istedim.レストランに入り "砂糖入り"の緑茶をオーダー ウェイターが一瞬戸惑い 言いました
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil. Diyelim ki, fincanlarımız var.Jag menar att vi inte har personer i stolar, utan vi har koppar.
İlla sandalyeler ve insanlar olmak zorunda değil. Diyelim ki, fincanlarımız var.Quiero decir, no tenemos que sentar personas en sillas digamos que tenemos copas.