[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Exit отец Лорънс.] Какво има тук? чаша, clos'd в ръката на моята истинска любов?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Frère Laurent de sortie.] Qu'est-ce ici? une tasse, clos'd la main de mon véritable amour?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Izhod patra Lawrence.] Kaj je tukaj? cup, clos'd v roki moj pravi ljubezni?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Keluar Friar Lawrence.] Apa di sini? cangkir, clos'd di tangan cinta sejati saya?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Kilépés barát Lawrence.] Mi van itt? egy csésze, clos'd az én igazi szeretet keze?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?O下司 - :毒は、私が見る、彼の時代を超越した最後となって、かれら!すべてを飲んで、とは友好的ドロップを残していない
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Poistu Veli Lawrence.] Mitä täällä? kuppi, clos'd minun true love käsi?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Sair Frei Lawrence.] O que está aqui? um copo, clos'd na mão de meu amor verdadeiro?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Salir de Fray Lorenzo.] ¿Qué hay aquí? una taza, clos'd en la mano de mi amor verdadero?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Thoát Friar Lawrence.] Có gì ở đây? một tách clos'd trong tay tình yêu đích thực của tôi?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Uscita Frate Lorenzo.] Cosa c'è qui? una tazza, clos'd in mano il mio vero amore?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Wyjścia Brata Wawrzyńca.] Co tu jest? kubek, clos'd w mojej prawdziwej miłości rękę?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[Έξοδος Friar Lawrence.] Τι είναι εδώ; ένα φλιτζάνι, clos'd στο χέρι την αληθινή αγάπη μου;
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[נזיר יציאה לורנס.] מה זה פה? כוס, clos'd ביד האהבה האמיתית שלי?
[Exit Keşiş Lawrence] nedir? bir fincan gerçek aşkımın elinde clos'd?[خروج الراهب لورانس.] ما هنا؟ فنجان ، clos'd في يده حبي الحقيقي على ذلك؟
Fincan 1Ceasca 1.
Fincan 1Taza 1
Fincan da şöyle görünecek, alt kısmı böyle olacak. -Ainsi la tasse de la regarder comme ça, alors la partie inférieure de la la tasse va ressembler à ceci.
Fincan da şöyle görünecek, alt kısmı böyle olacak. -Så
Fincan da şöyle görünecek, alt kısmı böyle olacak. -Y esto es solido, de manera que queremos el volumen de todo.
Fincan da şöyle görünecek, alt kısmı böyle olacak. -Οπότε η κούπα θα μοιάζει έτσι, οπότε το κάτω μέρος της κούπας θα μοιάζει έτσι.
Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Emily Fox의 영상을 보여드릴 겁니다.
Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.Zij heeft het wereldrecord bekerstapelen gewonnen.
Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.שקבעה שיא עולם בסידור כוסות.
Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.أثناء فوزها بالرقم القياسي العالمي لتكديس الكؤوس.
Fincan istiflemede dünya rekorunun sahibi.アメリカ人の方はこの競技をご存知と思いますが
Fincanın içinde top olması yeterli değil. A ile C de olabilir.Niet alleen een bal in een beker, het kan A en C zijn:
Fincanın içinde top olması yeterli değil.AとCも出来ます。
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Ce n'est pas seulement un balle dans une tasse
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Inte bara en boll i en kopp.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.그냥 공이 컵에 들어가 있는지만 보는 게 아니고요.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Não é apenas uma bola em um copo.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Nejen na tom, zda je míček v nějakém hrnčeku.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Nie wystarczy nam tylko wiedza, że któraś z piłek trafiła do jednego z kubków.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.No es solo una bola en una taza.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Non e' semplicemente una pallina in una tazza.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.Не просто една топка в дадена чаша.
Fincanın içinde top olması yeterli değil.ليس فقط كرة في فنجان.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.A budu dělat různě barevné hrnečky.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.E eu vou ter os copos em cores diferentes.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.Et je vais faire ces tasses de différentes couleurs
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.Faccio le tazze in un colore diverso.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.Ik teken de beker in een nieuwe kleur.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.서로 다른 색깔을 가진 컵들요.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.och jag gör kopparna i en annan färg.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.Ще ги оцветя в различни цветове.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.وسوف أقوم الكؤوس بلون مختلف.
Fincanları farklı bir renkle göstereyim.なので、これがカップ1。
Fonksiyonu çeviriyoruz. Fincan da şöyle görünecek, alt kısmı böyle olacak. -O copo vai ser mais ou menos isso, então a parte inferior do copo vai parecer com isto.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.네, 컵 2부터 생각해 보죠.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.Vi börjar med kopp 2.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.We beginnen met beker twee.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.Давайте начнем с чашки №2.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.بدء تشغيل مع كأس اثنين.
Gelin, 2. fincanla başlayalım.これは単に、常に左側のカップ1からやらないと、
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Así que en realidad nos importa que bola va en que taza.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Donc nous faisons attention à bien savoir quelle balle va dans quelle tasse
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Então, nós realmente consideramos qual bola vai para cada copo.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.Het maakt uit welke bal in welke beker gaat.
Hangi topun hangi fincana gittiği önemli.우리는 어떤 공이 어느 컵에 들어갔는지도 신경쓰고 있습니다.