Lütfen bana bir fincan kahve ver.Bitte gib mir eine Tasse Kaffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve önerdi.Tom bot Maria eine Tasse Kaffee an.
Tom Mary'ye bir fincan kahve teklif etti.Tom bot Maria eine Tasse Kaffee an.
Tom Mary'ye bir fincan kahve sundu.Tom bot Maria eine Tasse Kaffee an.
Tom bana bir fincan kahve önerdi.Tom bot mir eine Tasse Kaffee an.
Gerçekten bir fincan kahve istiyorum.Ich möchte wirklich eine Tasse Kaffee.
Bu aşk dolu fincan sadece senin için!Diese Tasse, gefüllt mit Liebe, ist nur für dich!
Şimdi istediğim şey bir fincan sıcak kahve. Seninle!Was ich mir jetzt wünsche, ist eine Tasse heißen Kaffee. Mit dir!
Bir günde kaç fincan çay içersin?Wie viele Tassen Tee trinkst du am Tag?
Elbiseye, kül tablasına ve kahve fincanına dikkat edin.Achten Sie auf den Bademantel, den Aschenbecher, die Kaffeetasse.
Örneğin, bir kahve fincan sapı meydan okuyucu sebep olabilir.Beispielsweise kann man daraus einen Kaffeeersatz rösten.
Ben sabahleyin her zaman iki fincan kahve içerim.Moi, le matin, je bois toujours deux tasses de café.
Bir fincan tropikal çay içiyorum.Je bois une tasse de thé tropical.
Bütün bu içecekler fincanlara konurdu ve içi boşaltılmış kabaklarda (Maya dilinde chú) taşınırdı.Toutes ces boissons se buvaient dans des bols et se transportaient dans des gourdes ou calebasses.
Efsaneye göre, Aztek kralı Moctezuma günde 50 fincan çikolata içiyordu.Jordan avait la réputation de boire plus de 50 onces de vodka par jour.
Yani fincanın yarısına gelmeden makineden alınır.Il récupère la moitié de la formule de cette dernière avant de partir.
O sizin fincan değil.Esa no es su taza.
Bu fincanları sevmiyorum; masadakileri tercih ederim.No me gustan estas tazas, las de la mesa me gustan más.
Babam her sabah bir fincan kahve içer.Mi padre toma un café todas las mañanas.
Bir fincan kahve ister misin?¿Quieres una taza de café?
Fincan doludur.La taza está llena.
Bir fincan kahve ister misiniz?¿Quiere una taza de café?
Bir fincan çay istiyorum.Quiero una taza de té.
İki fincan kahve içtim.Me tomé dos tazas de café.
Lütfen bana bir fincan süt verin.Deme una taza de leche, por favor.
Bana bir fincan çay servis etti.Ella me sirvió una taza de té.
Bir fincan kahve alırdım.Me tomaría una taza de café.
Bir fincan daha kahve ister misiniz?¿Queréis otra taza de café?
Ben gitmeden önce bir fincan daha çay istiyorum.Quiero otra taza de té antes de irme.
Ben hâlâ bir fincan daha kahve için zamanımın olduğunu düşünüyorum.Creo que todavía tengo tiempo para otra taza de café.
Bir de fincan kırdı.Además, ella rompió la taza.
Fincanı kırdığımda bana kızdı.Cuando rompí la taza, se enfadó conmigo.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom se tomó una taza de café descafeinado después de cenar.
Tom Mary'ye bir fincan kahve verdi.Tom le dio a Mary una taza de café.
Bu fincanı seviyorum.Me gusta esta taza.
Bana bir fincan kahve ver.Deme una taza de café.
Tom bir fincan kahve içti.Tom se tomó una taza de café.
Lütfen bana bir fincan kahve ver.Por favor, dame una taza de café.
Bana bir fincan çay yapar mısın?¿Me preparas una taza de té?
Bir fincan çay daha ister misin?¿Quieres otra taza de café?
Fincan kırıldı.La copa se quebró.
Hangisi senin fincanın?¿Cuál es tu taza?
Bir fincan çay içmek ister misin?¿Quieres tomarte una taza de té?
Başka bir fincan çay ister misin?¿Quieres otra taza de té?
Bir fincan kahve içmek ister misiniz?¿Queréis tomar una taza de café?
Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.Siempre me tomo una taza de café por la mañana.
Ben o fincanı kullanıyorum.Estoy usando esa taza.
Bir fincan kahve daha almak istiyorum.Quiero otra taza de café.
Lütfen bana bir fincan kahve daha ver.Por favor, tráeme otra taza de café.
Fincanım nerede?¿Dónde está mi taza?
Bugün kaç fincan kahve içtin?¿Cuántas tazas de café te has tomado hoy?
Sana bir fincan kahve getirmemi ister misin?¿Quieres que te lleve una taza de café?
Tom fincana sıcak su döktü.Tom echó agua caliente en la taza.
Tom kahve fincanını aldı ve onu içmeye başladı.Tom cogió su taza de café y empezó a bebérsela.
Tom bir parça tost yedi ve bir fincan kahve içti.Tom se comió una tostada y se bebió una taza de café.
İhtiyacım olan şey başka bir fincan kahve.Lo que necesito es otra taza de café.
Sana bir fincan kahve yapacağım.Te prepararé una taza de café.
Kahve içmem, ama bir fincan çay harika olur.No bebo café pero una taza de té me vendría muy bien.
Bu bir fincan kahve ile aynıdır.Se combina con una taza de café.
Bir fincan kahve ister misin?Vuoi una tazza di caffè?