Stüdyo finansal olarak oldukça zayıftı.Económicamente el rango es muy bajo.
Orada kısa zaman içinde kişisel ve finansal problemlerle karşılaştı.Ben presto deve affrontare problemi finanziari e personali.
Her zaman Jerry’nin az para kazandığını düşünür ve ona finansal olarak destek olmaya çalışırlar.I due ritengono che Jerry non guadagni abbastanza soldi e cercano sempre di aiutarlo finanziariamente.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.Saldívar tornò al motel, dove Selena chiese ancora le carte mancanti.
Eşi, yazılı bir dökümanda kocasının ölüm sebebinin finansal baskıların oluşturduğu stres olduğunu açıkladı.In un documento, la moglie attribuisce la morte del marito allo stress dovuto ai problemi economici.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Il club chiuse per via di problemi finanziari.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Ma infine l'inevitabile crisi finanziaria giunse.
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Tornati al motel, Selena chiese di nuovo alla Saldívar dei documenti finanziari.
Geliştirilmesine en fazla Tor Projesi finansal olarak katkıda bulunmuştur.Il progetto TOR ha dato contributi per il suo sviluppo.
Sovyetlerin yıkılışından sonra şirket finansal problemler yaşadı.A seguito della dissoluzione dell'Unione sovietica, il progetto ha dovuto affrontare seri problemi finanziari.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.Interrompe gli studi nel 1911 a causa di problemi economici.
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği.Politica dei redditi e pianificazione .
Batman & Robin mütevazi bir finansal başarı elde etti.Batman & Robin ottenne discreti risultati commerciali, ma pessime risposte in termini di critica.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Nairobi è uno dei cuori commerciali e finanziari dell'Africa.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Il settore fu anche particolarmente colpito dal panico del 1837.
Finansal veriler ve kritik davranış analizi için kullanılır.Accessibilità, analisi dell'accesso ai beni critici.
Bunun yanı sıra saldırı birimine finansal destek sağlaması amacıyla özel fon oluşturuldu.Veniva anche costituita allo scopo una «Development Authority» per erogare aiuti economici.
Ama şirket finansal nedenlerden ötürü grup dağılmıştır.Tuttavia, la candidatura è stata ritirata dalle federazioni per ragioni finanziarie.
Bu romanıyla Rand finansal anlamda rahatlamıştır.A questa rivelazione, Roderick si allontana sconvolto.
Benzer bir denklem diğer finansal hizmetlerin yoksul insanlara sunma çabalarını engeller.Un calcolo simile si applica per offrire altri servizi finanziari ai poveri.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.La fondazione chiuse nel 2005 a causa delle difficoltà finanziarie.
PepsiCo şirketine 1994 yılında girdi ve 2001 yılında finansal işler başkanı oldu.Nel 1994 viene assunta alla PepsiCo, dove nel 2001 è nominata direttore finanziario.
Döviz ve diğer finansal araçlarda genellikle ikinci çeşit kimlik doğrulama yöntemi kullanılır.Ovviamente per ottenere questo tipo di effetto si usa di solito un secondo strumento economico.
Finansal beklentiler mükemmel.Финансовые ожидания превосходны.
Firma Google'dan bağımsız olarak faaliyet gösterir ve finansal verilere dayalı yatırım kararları alır.Фирма работает независимо от Google и осуществляет управление инвестиционными решениями.
Nikkei Inc. finansal, iş ve sanayi haberleri yayınlarken uzmanlaşmıştır.«Никкэй» специализируется на публикации финансовых, деловых и промышленных новостей.
Ancak finansal sebepler dolayısıyla bu antoloji basılamadı.Однако, с точки зрения антропологов, этого недостаточно.
Batman eleştirel ve finansal anlamda başarı sağlayıp, 400 milyon doların üstünde hasılat yaptı.«Бэтмен» был финансово успешен, заработав в общей сложности более $400 миллионов.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Закрылась в 2001 году из-за финансовых проблем.
1988 yıllında işletmen ile ilgili finansal-ekonomili araştırma yapıldı.В 1988 году было проведено финансово-экономическое исследование деятельности предприятия.
Perpa, ekonomik büyüklüğü itibarıyla finansal kuruluşların da merkezi haline gelmiştir.Растёт роль Макао как финансового центра.
Fakat mali ve finansal zorluklar nedeniyle Kıbrıs mahkemeleri tarafından kapatıldı.Однако из-за финансовых и юридических сложностей начало работ было отложено.
Ve finansal destek sağlanmış olur.Нужна и финансовая помощь.
Çok sayıda projenin iptali nedeniyle şirket 2012'de ciddi bir finansal krize girdi.По сообщениям в СМИ, на 2012 год у предприятия были серьёзные финансовые трудности.
Film, 1989 yılının Japonya'da en çok hasılat elde eden filmi olarak finansal bir başarı olduğunu kanıtladı.Фильм был признан наиболее популярным и финансово успешным в Японии в 1989 году.
Finansal sıkıntılara rağmen liseyi okudu.Несмотря на материальные трудности, окончил гимназию.
Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Причиной тому стали финансовые проблемы.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Но этим планам помешал финансовый кризис.
Paula Becker ailesinden aldığı finansal destek ile bu yolculuğa çıkabilmişti.Паула могла себе позволить пожить в Париже благодаря финансовой помощи её родственников.
Veronica'nın finansal problemleri vardır.У Блейка возникают большие финансовые проблемы.
Bütçe dahil fayda ve maliyetlerin finansal analizi.Анализ финансовых результатов и рентабельности.
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.Картина была признана самым жутким фильмом 2011 года.
Bu birleşme ve satın almalarının çoğu için finansal detaylar açıklanmamıştır.Для экономии места и компактности многие из них не снабжались даже инструкцией.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.В 2005 году из-за финансовых трудностей он был закрыт.
Bu nedenle grup, turnenin geri kalanını kendi finansal imkânlarıyla karşılamak zorunda kalmıştır.Большая часть команд отклонила предложение об участии в турнире из-за финансовых проблем.
2007'de patlak veren dünya finansal krizi otomobil endüstrisine oldukça ağır bir darbe indirmiştir.وكانت الأزمة المالية العالمية التي اندلعت عام 2007 سبباً في إلحاق ضربة قوية بصناعة السيارات إلى حدٍ بعيد.
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.سلسلة الكتلة لديها القدرة على الحد من المخاطر النظامية والاحتيال المالي.
Bu filmlerin her biri kendinden bir önce gelen filmden finansal ve teknik açıdan daha başarılı oldu.كان كل فيلم منها أكثر نجاحا من سابقه ماليا وأكثر إنجازا تقنيا.
Ardından Fred tekrar ortaya çıkarak Lizzie'ye, metresi olması karşılığında finansal destek önerir.ثم يعرض فريد ظاهراً مجدداً على ليزى المساعدة المالية مقابل أن تكون عشيقته .
Dizi hizalaması biyolojik olmayan dizilerde, örneğin doğal dil veya finansal verilerde de kullanılabilir.كما تستخدم التحالفات تسلسل لتسلسل غير البيولوجية، مثل تلك موجودة في اللغات الطبيعية أو في البيانات المالية.
Daha sonra kulüp yönetimine dönse de bir finansal skandal sonucu ayrıldı.في وقت لاحق عاد مديرا للنادي وقد شارك في التورط في فضيحة مالية.
Veronica'nın finansal problemleri vardır.يحيى يواجه مشاكل مالية.
Din, politik ve etnik durumlara bakmaksızın devlet özel okullara finansal yardımda bulunur.الحكومة لا تساهم بالأموال إلى المدارس الخاصة سواء كانت دينية أو علمانية.
"Hükümetin işi finansal hizmetlere olanak vermektir, sağlamak değil."وهو يؤمن بأن الحكومة إنما أنشئت لخدمة الشعب وليس العكس.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.وقد حقق المتحف نجاحا ماليا مختلطا.
Geliştirilmesine en fazla Tor Projesi finansal olarak katkıda bulunmuştur.كما أنّ مشروع تور قدّم دعمًا ماليًا لتطويره.
Her ikisi de kendi finansal desteklerine sahipti.Ambos tinham o seu próprio apoio financeiro.
Batman Daima, finansal bir başarı olarak kabul edildi.Batman Forever foi declarado como um enorme sucesso financeiro.
Disfonksiyonel ailelerin sosyal, finansal ya da entelektüel sınırları yoktur.As famílias disfuncionais não têm nenhum limite social, nem financeiro, nem intelectual.
Monrovia Liberya'nın finansal merkezidir.Monróvia é o centro financeiro da Libéria.