Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Danas je Nairobi financijski i politički jedan od najutjecajnijih gradova Afrike.
Bilim, mühendislik, teknoloji finans ve diğer alanlarda grafikler birçok amaç için kullanılır.U znanosti, inženjerstvu, tehnologiji, financijama i drugim područjima, grafovi se koriste za različite svrhe.
Antrenman merkezinin inşaatı 15 Eylül 2014'te başladı ve HNK Rijeka'nın sahipleri tarafından finanse edildi.Izgradnja je započela 15. rujna 2014., uloženo od strane vlasnika HNK Rijeke.
Bu orduyu finanse etmek için yeni bir kelle vergisi (Reichspfennig) konuyordu.Također je uveden Reichspfennig, novi šef poreznika za financiranje ove vojske.
Kompleks, New York'un Finans Bölgesinde bulunmakta ve 1.240.000 m2 ofis alanı içermektedir.Kompleks se nalazio u Financijskom okrugu na Manhattanu i sadržavao 1 240 000 m2 poslovnog prostora.
Varşova'dan sonra, Polonyanın ikinci büyük finansal merkezi olduğu düşünülür.Grad je, nakon Varšave, najvažnije poljsko financijsko središte.
Taipei 101 Taipei'nin yeni finans merkezi.Taipei 101 smještem je u glavnom gradu Tajvana u Taipeiu.
1991 yılında aynı üniversitede finans ve bilgi sistemlerinden MBA ile mezun oldu.Na istom sveučilištu 1991. stječe MBA diplomu iz financija i informacijskih sustava.
Jamaika'da ekonominin başlıca sektörleri tarım, madencilik, imalat, turizm, finans ve sigorta hizmetleridir.Najveći dio ekonomije Jamajke čine poljoprivreda, rudarstvo, turizam, financijske usluge i usluge osiguranja.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.Ugašen je 2005. zbog financijskih problema.
1990'lı yıllar boyunca süren ekonomik kriz geçtikten sonra, buranın finansal durumu artık daha sağlamdır.Nakon vrlo teškog razdoblja 1990-ih, danas se gospodarski oporavio.
Buradaki en önemli sektör finanstır.Najrazvijeniji je financijski sektor.
Orada kısa zaman içinde kişisel ve finansal problemlerle karşılaştı.U tome se razdoblju suočavao s problemima u privatnom i profesionalnom životu.
Geliştirilmesi devlet finansmanı sağlanmamıştır.Zaklada nije primala pomoć iz državnog proračuna.
2007 yılının Ocak ayında, finansal operasyonlar müdürü pozisyonuna yükseldi.Svibanj 2003 godine, predsjedničkom uredbom se uvode porezne olakšice.
Ubuntu Güney Afrika'lı girişimci Mark Shuttleworth ve şirketi Canonical Ltd. tarafından finanse edilmektedir.Zakladu su osnovali Mark Shuttleworth i tvrtka Canonical Ltd.
Kendi yayınevi kitabın basımını finanse edemiyordu.Nije mogla raditi u uredništvu vanjske politike.
Geziyi Malone'un gazetesi finanse edecektir.Radi kao reporterka za Mauriceove novine.
Fakat mali ve finansal zorluklar nedeniyle Kıbrıs mahkemeleri tarafından kapatıldı.Međutim, proces izgradnje je zaustavljen i odgođen zbog financijskih poteškoća.
Enerji Ekonomisi ve Finansı (M.S.)S) električni kapacitet (sim.
Büyük ölçüde Slovak hükümeti tarafından finanse edildi.Čiastku rozhoduje slovenská vláda.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Kärna zanikla v roku 2000 kvôli finančným problémom.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Počas finančnej krízy naopak zase klesla.
Tüccarlar kredi kurumlarının ve finans şirketlerinin çalışanlarıdır.Zastupuje sporiace a pôžičkové inštitúcie ako napríklad úverové družstvá.
MTV tarafından finanse edilen belgesel, ilk aylarında 350.000 kopya sattı.Podľa zistení stanice MTV, sa z filmu v prvých mesiacoch predalo viac ako 350 000 kópií.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Aj tento klub bol nakoniec z finančných dôvodov rozpustený.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Zvyšok peňazí poskytli ako úver banky.
Söylendiğine göre bu Pön savaşları'nın finansal sonucu idi.Tvrdenia, že finančná kríza bola vyvolaná zámerne.
Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur.Film sa tak stal predbežne najnavštevovanejším slovenským dokumentárnym filmom roka 2013.
1907 yılında Hint Hükümetinin finans bölümünde muhasebeci olmuştur.V roku 1907 sa stal zakladateľom peňažného ústavu Ľudová banka.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Detské domovy sú financované štátom, sčasti sponzormi.
1984'ten 1986 yılına kadar Finans Bakanı olarak görev yaptı.Do roku 1986 pracoval ako účtovník.
Rusya Finans Bakanı Kont Cancrin'in teklifini bile reddetti.Pomenovaný je podľa ruského ministra financií Georga Cancrina.
Filmi Libya lideri Muammer Kaddafi finanse etmişti.Išlo o hlavnú základňu líbyjského vodcu Muammara al-Kaddáfího.
Adını, finansal yatırımcıların ihtiyaçlarından türedikleri için almışlardır.Je známy tým, že je ochotný zaplatiť za hráčov veľké finančné sumy.
İsviçre Yayın Kurumu, radyo ve televizyon programlarının yayın ve yapımı ile finanse edilir.Švédske verejnoprávne inštitúcie sú financované z povinných rozhlasových a televíznych poplatkov.
GBGEM Somali halkı, bağışçılar ve uluslararası organizasyonlar tarafından finanse edilir.AU je teda finančne závislá na finančných daroch z vyspelých krajín a medzinárodných organizácií.
Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler.Štát je enormne závislý od finančnej podpory zo strany USA.
Bu orduyu finanse etmek için yeni bir kelle vergisi (Reichspfennig) konuyordu.Bol to začiatok pravidelného daňového systému, ktorý zabezpečoval peniaze na financovanie armády.
Bu tutar kendi kendini finanse edecek durumdaydı.Tu si musel zarábať sám na živobytie.
1863 yılında tekrar milletvekili seçildi ve 1870 yılında birkaç ay Finans Bakanı oldu.Postupne vystriedal niekoľko funkcii, až sa stal v roku 1860 ministrom financií.
Ayrıca ilçede eğitim, finans ve kültür bölüm başkanıdır.Bol tieňovým ministrom školstva, vedy a kultúry za stranu SMERu.
Finansal varlıkları fiyatlandırma modelinin (Capital Asset Pricing Model) yaratıcılarından biridir.Najznámejšia metóda je model CAPM (capital asset pricing model).
Otelde, Selena eksik finansal kâğıtlar talep etti.Pri hotelu je Selena zahtevala tudi manjkajoče finančne dokumente.
Çalışma Pitti' nin finansal sorun yaşaması ve Cosimo de' Medici' nin 1464 yılında ölümününü takiben durdu.Delo se je ustavilo ko je Pitti utrpel finančne izgube po smrti Cosima de 'Medici leta 1464.
Veronica'nın finansal problemleri vardır.Stravinski je imel precejšnje finančne težave.
Finansal sıkıntılar bazı takımları Formula 1’i bırakmaya zorladı.Namreč zaradi finančnih težav jih je več zapustilo Formulo 1.
Nordea Bank AB, Kuzey Avrupa'da faaliyet gösteren bir İskandinav finansal hizmetler grubudur.Skandinaviska Enskilda Banken AB (SEB) je finančna skupina, ki deluje v Severni Evropi.
1980'ler Bayern'in saha dışında personel ve finansal problemler yaşadığı bir dönem oldu.V letu 1980 je Bayern pretresalo veliko kadrovskih in finančnih težav.
Almanya'ya döndüğünde yine Dük onun bir Kuzey Almanya konser turnesine çıkmasını finanse etti.Po vrnitvi v domovino mu je grof omogočil koncertno turnejo po severni Nemčiji, kjer je doživel velik uspeh.
Söylendiğine göre bu Pön savaşları'nın finansal sonucu idi.Razvrednotenje je bilo domnevno posledica financiranja punskih vojn.
Bu ajanslar federal düzeyde finanse edilmektedir.Deluje torej na zvezni ravni.
Tokyo, önemli bir finans merkezi oldu.Charlotte je pomembno finančno središče.
Amerika’daki Hadassah Örgütü finansmanda yine yardımcı oldu.Ajubidski vladar Taktakin je obnovil mestno obzidje.
Sistem, genellikle ticaret finansmanında kullanılır.Postopek se najpogosteje uporablja za reševanje trgovinskih sporov, posebej pri mednarodnih transakcijah.
Valdivia bu seferi finanse edebilmek için kendisine bağlı yerleri satmak zorunda kalmıştı.Da je lahko financiral odpravo, je Valdivia moral prodati dodeljena mu posestva.
Finansmanın bir kısmı özel bağışçılardan sağlandı.V takih primerih je denar izhajal iz zasebne zakladnice donatorja ).
Kendi yayınevi kitabın basımını finanse edemiyordu.Omejevala me je moja lastna založba.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.Leta 2009 je klub zaradi finančnih težav propadel.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Finance so gospodarska dejavnost, ki se ukvarja z denarnimi zadevami.