Ana içeriğe geç
Sözlük

finans ile cümle

finans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışma Pitti' nin finansal sorun yaşaması ve Cosimo de' Medici' nin 1464 yılında ölümününü takiben durdu.Cosimo de' Medici døde i 1464.
Filmi Libya lideri Muammer Kaddafi finanse etmişti.Bokassa fikk støtte fra Libyas leder Muammar al-Gaddafi.
UPU teknik yardım faaliyetlerinin ana finansman kaynağı UNDP'dir.ICSU finansielle hovedkilde er bidragene det får fra medlemmene.
Ailesi konsüler mirasa sahip olduğu halde hem sosyal hem de finansal açıdan bu mirası reddetmişti.Selv om hans familie var av konsular stand, var de fallende i både sosial og finansiell status.
Fama, modern finansın babası olarak tanınmaktadır.Linné er mest kjent for å være den moderne taksonomiens far.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.400 millioner pund fra pensjonsfondene i selskapene manglet.
Chas Tenenbaum (Ben Stiller) - Uluslararası finans konusunda bir dehadır.Tigbauan (Bayan ng Tigbauan) er en kommune på Filippinene.
Eğitimi yerel tüccarların yardımsever ödemeleriyle finanse edildi.Massakrene foregikk med bistand fra lokale kollaboratører.
Yani, törenler regional band üyelerince değil local band üyelerince finanse edilir.Tallene omfatter bare kommunestyrevalget, ikke fylkestingsvalget.
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Man må med tilstrekkelig nøyaktighet kjenne atmosfærens tilstand ved et bestemt tidspunkt.
1975 yılında "Ekonometri Topluluğu"na üye olmuştur ve 1976'da "Amerikan Finans Birliği" başkanı olmuştur.Han ble medlem av Econometric Society i 1975 og han ble president for American Finance Association året etter.
Her ikisi de kendi finansal desteklerine sahipti.Begge disse bankene utstedte sine egne penger.
Batman Başlıyor finansal ve eleştirel açıdan başarılı oldu.Den ble imidlertid en finansiell suksess og kritikersuksess for Swanson.
Ancak bazı finansman sorunları dolayısıyla Akaretler kompleksinin diğer kısmının restorasyonuna ara verildi.Av økonomiske årsaker strandet imidlertid planen om restaurering av resten av plassen.
Birçok ekonomist finansal krizlerin nasıl geliştiği ve onların nasıl önlenebileceğine dair teklifler sundu.Det var en teoriene som beskrev finansielle kriser og hvordan unngå dem.
Hepsinin ötesinde, finansal kiralama şirketleri yeni bir mevzuata ayak uydurmak zorunda kalmaktadır.I tillegg instruerte den alle skatteinnkrevere for å få en mer ordnet form på innkrevingen.
1419 yılında Giovanni di Bicci de' Medici yeni bir kilise yapımı için gerekli finansmanı vereceğini önerdi.I 1397 lyktes Giovanni di Bicci de' Medici å etablere Medici-familiens egne bank.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Stiftelsen får også støtte fra flere støtteforeninger og private sponsorer.
Kanal televizyon lisans ücreti ile finanse edilmektedir.De regionale TV-kanalene mottar fortsatt lisenspenger.
Afrika Eksarhlığı'nın göreceli zenginliği bir ayaklanmayı yeterince finanse edebilirdi.Kekayaan relatif Eksarkat dari Afrika dapat cukup membiayai pemberontakan.
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.Blockchain memiliki potensi mengurangi risiko sistemik dan penipuan keuangan.
Finans en önemli endüstrilerden biridir.Keuangan adalah salah satu industri yang paling penting..
Stockholm İsveç'in finans merkezidir.Stockholm adalah pusat keuangan Swedia.
1991'de milyoner Robert Maxwell, gazetenin ayakta kalması için finansal destek vermeyi önerdi.Milyuner Robert Maxwell memberi bantuan finansial pada tahun 1991 agar The News tetap bertahan.
Şirketin holdinglerinin toplamı Japonya'nın ikinci büyük finansal hizmetler grubunu oluşturmaktadır.Induk gabungan perusahaan ini membentuk grup jasa keuangan terbesar kedua di Jepang.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Analisis keuangan adalah salah satu langkah yang paling penting untuk perusahaan sekarang.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir.Selain itu, Amerika Serikat memiliki pasar finansial terbesar dan paling berpengaruh di dunia.
Bu sezon ilk kez katılımcılar UEFA Finansal Fair Play Yönetmeliği'ne uymak zorundadırlar.Musim ini pertama kalinya klub peserta harus memenuhi peraturan UEFA Fnancial Fair Play.
20th Century Fox ve Paramount Pictures Titanik'i birlikte finanse ettiler.20th Century Fox dan Paramount Pictures adalah dua distributor yang bertugas mengedarkan film Titanic.
Ve finansal destek sağlanmış olur.Tetapi ia membutuhkan dukungan finansial.
1975 yılında "Ekonometri Topluluğu"na üye olmuştur ve 1976'da "Amerikan Finans Birliği" başkanı olmuştur.Ialah anggota Econometric Society pada 1975 dan pimpinan American Finance Association pada 1976.
Hat, Mart 2006'da İtalyan Hükümeti tarafından onaylandı ve Kasım 2009'da finanse edildi.Jalur ini disetujui oleh pemerintah Italia pada Maret 2006, dan dibiayai mulai November 2009.
1947 - Uluslararası para fonu (International Monetary Fund, IMF), finans işlemlerine başladı.1947 - Dana Moneter Internasional mulai beroperasi.
Taipei 101 Taipei'nin yeni finans merkezi.Lantai pada gedung Taipei 101.
Finansal sorunlar nedeniyle, 2009 sezonundan sonra takım yarışlardan çekilmiştir.Namun pada musim 2009 tim ini menarik diri dari kejuaraan akibat krisis ekonomi.
Kanal televizyon lisans ücreti ile finanse edilmektedir.BTV adalah terutama dibiayai melalui biaya lisensi televisi.
Finansal şirketler, merkezi olmayan blok zincirlerine öncelik vermemiştir.Perusahaan-perusahaan keuangan masih belum memprioritaskan blockchain terdesentralisasi.
Bu da onun finansal durumunun kötülüğü hakkında bir ipucu olabilir.Dia mungkin merasa putus asa terhadap kondisi ekonominya.
Warner Brothers'ın finanse ettiği film gişede başarı getirmedi.Sayangnya, film yang dibiayai oleh Warner Bors., ini kurang menuai kesuksesan.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.Konser ini belum diketahui kesuksesannya dari segi keuangan.
Microsoft Money Microsoft'un kişisel finans yazılımıdır.Microsoft Money adalah sebuah perangkat lunak pengatur keuangan personal yang dibuat oleh Microsoft.
2000 yılından itibaren de finanse edilmeye başlanmıştır.Sejak tahun 2000 ia juga mulai melatih.
Guangzhou Uluslararası Finans Merkezi, Çin'in Guangzhou kentinde yer alan bir gökdelendir.Guangzhou International Finance Center adalah gedung pencakar langit di Guangzhou, Tiongkok.
Konsorsiyumun bütçesi, üyelerin finansal destekleri ile oluşturulmaktadır.Keanggotaan parlemen terdiri dari para wakil partai-partai politik.
Gurgaon, Hindistan'ın önde gelen finans ve sanayi merkezi haline geldi.Gurgaon adalah pusat industri dan keuangan Haryana.
Ayrıca finansal krizin etkisiyle yatırımcılar gıda ürünlerini yatırım aracı olarak görmüşlerdir.Selain itu, petani juga merasakan dampak ekonomis dengan penghematan biaya pembelian pestisida.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Nairobi ngày nay là thành phố hàng đầu về mặt chính trị và tài chính ở châu Phi.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.Saldívar trở về khách sạn và một lần nữa Selena yêu cầu giấy tờ tài chính thất lạc.
Stockholm İsveç'in finans merkezidir.Stockholm là trung tâm tài chính của Thụy Điển.
Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ve en etkili finansal piyasalardan birine sahiptir.Hoa Kỳ có một trong những thị trường tài chính lớn nhất và ảnh hưởng nhất toàn cầu.
2003 yılında US Airways finansman ve birleşmek için ortak araştırmaya başladı.Năm 2003, US Airways bắt đầu tìm kiếm sự sẵn có của tài trợ và các đối tác sáp nhập.
İslami Bankalar ve Finansal Kurumlar Genel Kurulu (CIBAFI), Manama, Bahreyn.Đại hội đồng các Ngân hàng và Thể chế Tài chính Hồi giáo (CIBAFI), tại Manama, Bahrain.
Bu konserler finansal açıdan da başarılı olmuştur.Hai phim này đều thành công về tài chính.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX là một công ty vận tải không gian được xây dựng bằng nguồn vốn tư nhân.
Stamford Bridge'in yeniden imarı kulübün finansal bütçesine zarar verdi.Trong lần trở lại Stamford Bridge này, thì CLB đang trong giai khủng hoảng.
1892-1893 yılları arasında Finans Bakanı oldu.Từ 1892-1894, ông làm Bộ trưởng Bộ Tài chính.
Finansal ve yaratıcı nedenlerden dolayı dönemsel bir biçim ile kuruldu.Nó được hình thành dưới hình thức nhiều tập từ ban đầu, vì cả lý do tài chính lẫn sáng tạo.
Projenin finansmanı Alman Dışişleri Bakanlığı tarafından sağlanmaktadır.Tài chính của Quỹ do chính phủ Cộng hòa Liên bang Đức cung cấp.
Daha sonra kulüp yönetimine dönse de bir finansal skandal sonucu ayrıldı.Tuy nhiên hợp đồng kết thúc trong thời gian ngắn, do câu lạc bộ gặp vấn đề về tài chính.
Hem Lüksemburg hem de Jersey iş dostu offshore finans merkezleridir.Cả Luxembourg và Jersey là những trung tâm tài chính nước ngoài với nhiều nhà kinh doanh.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod