Ana içeriğe geç
Sözlük

finans ile cümle

finans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca, Litvanya ve Ukrayna katılmayı planlamışlardı fakat finansal sebeplerden dolayı çekildiler.Eredetileg Lettország is részt vett volna, de végül pénzügyi okok miatt visszaléptek.
Filmi yapmaya karar verir vermez, film çabucak yazıldı ve finanse edildi.Arra volt kíváncsi, hogy milyen gyorsan tud megírni és eladni egy filmet.
Ubuntu Güney Afrika'lı girişimci Mark Shuttleworth ve şirketi Canonical Ltd. tarafından finanse edilmektedir.A projekt mögött anyagilag Mark Shuttleworth és cége, a Canonical Ltd áll.
Bu olay yüzünden finansal sorunlar başladı.Anyagi problémák miatt esett ki.
City of London ile birlikte Birleşik Krallık'ın iki büyük finans merkezinden biridir.Kuba mellett Észak-Koreáé a két teljesen központosított, állami tulajdonú gazdaság egyike.
Döneminde Olimpiyat Oyunları büyük TV ve sponsorluk anlaşmaları ile finansal açıdan kuvvetli hale geldi.Samaranch az olimpiai játékokat gazdaságossá tette a televíziós jogdíjakból és a szponzori pénzekből.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.A fesztivál finanszírozását az állami támogatások és magán szponzorálás bevételéből fizetik.
1992 yılında Boğaziçi Üniversitesinde Finans Doktora Program koordinatörü olarak görev almıştır.1996-tól mint kollegiális orvos-vezető hangolja össze kollégái munkáját.
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Uzziás király alatt az ország gazdasági fellendülést élt át.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve denetlenmektedirler.A kongresszust vietnámi támogatással rendezték és felügyelték.
İlgili finansal enstrümanın belirli zaman periyodundaki riskini ölçmeye yarar.Őket az anyagi energia működése valamilyen szinten kárhozatra ítéli.
140 milyon dolar değerinde sözleşme, Suudi hibesi ile finanse edildi.A 60 millió USD értékű tranzakciót részben az Egyesült Arab Emírségek finanszírozta.
6 Haziran 2009'da kulüpteki finansal sorunlardan dolayı istifa etmiştir.2009 június 6-án felmondta szerződését a csapat nehéz anyagi helyzetére hivatkozva.
İlk kullanımı Roma İmparatorluğu'ndaki finansal ya da sivil ofislerdir.Az első hivatalos kodifikációja a római magán és közjognak.
Anna Varney'nin bu albümü çıkartırken finansal destek alıp almadığı bilinmemektedir.Alan Wilder nem tudta mit jelent a szöveg, amikor hozzáadta a számhoz.
Kamu hizmetleri, merkez veya yerel idareler tarafından sürdürülmekte ve vergiler ile finanse edilmektedir.Csehország adórendszere központi és helyi adókat foglal magába.
1947 - Uluslararası para fonu (International Monetary Fund, IMF), finans işlemlerine başladı.1947 – Kansainvälinen valuuttarahasto IMF aloitti rahoitustoimintansa.
Bern Kantonu tarafından finanse edilmekte ve yönetilmektedir.Sitä valvoo ja rahoittaa Bernin kantoni.
Bu çalışmalar sırasında Friedrich Engels tarafından finansal olarak desteklendiler.He elivät pääosin Friedrich Engelsin taloudellisen tuen varassa.
Filmin finansmanını Channel 4 televizyonu sağlamıştır.Televisiokanava Nelonen rahoitti elokuvaa.
İlk albümü Australia'ı 2000'de kendi finanse etti ve yayınladı.Hän rahoitti ja julkitsi itse ensimmäisen albumista, Australia, vuonna 2000.
Kısa süre sonra serbest piyasa politikasından yana olan Finans Bakanı René Pleven ile ters düştü.Hän oli pian vaikeuksissa finanssiministeri René Plevenin kanssa.
Bermuda'da büyük ölçüde turizm ve uluslararası finans hizmetlerine dayanan piyasa ekonomisi egemendir.Bermudan talous perustuu lähinnä kansainvälisille yrityksille tarjottuihin talouspalveluihin sekä matkailuun.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Finanssipalvelut ovat palveluita, joita tuottaa finanssitoimiala.
Pingyao, Qing Hanedanı döneminde Çin'in finans merkeziydi.Pingyao oli Qing-dynastian aikana Kiinan talouselämän keskus.
Banksy, Dismaland'de sergilenmesi için 10 yeni eser yarattı ve serginin inşasını kendisi finanse etti.Banksy loi pop-up taideprojektiaan varten 10 uutta teosta ja rahoitti itse sen rakentamisen.
Başarı, Ekim 2009'da Kleiner Perkins Caufield & Byers tarafından finanse edildi.Viitattu 18.5.2009. (englanniksi) Team Kleiner Perkins Caufield & Byers.
Ve çalışanların ucuz maliyeti finansal bir alternatif olarak yerini yıllarca korudu.Avioliitto takasi hänelle turvatun taloudellisen aseman muutamaksi vuodeksi.
Grubun ilk single'ı "Hey Joe / Piss Factory", Robert Mapplethorpe'un finansal desteği ile 1974'te çıktı.Robert Mapplethorpe kustansi yhtyeen ensimmäisen singlen ”Piss Factory / Hey Joe” vuonna 1974.
Filmi Libya lideri Muammer Kaddafi finanse etmişti.Libyan johtaja Muammar Gaddafi maksoi talon.
Microsoft Money Microsoft'un kişisel finans yazılımıdır.Microsoft Money, Microsoftin henkilökohtaisen rahankäytön suunnitteluohjelmisto.
Başbakan olarak görev yaptığı dönemden sonra finans sektöründe yer aldı.Ennen ministerintehtäviä hän toimi finanssialalla.
15 Eylül 2003 tarihinde finansal ve ekonomik nedenlerle gazete yayınına son verdi.Hän siirtyi tehtävään 15. syyskuuta 2013 Ilta-Sanomien ja Taloussanomien päätoimittajan paikalta.
Sadece finansal göstergelere bakmak yetmez; kalite ölçülmelidir.Tyylipisteitä ei anneta, ja vain pystyhypyt mitataan.
Taipei 101 Taipei'nin yeni finans merkezi.Taipei 101 on pilvenpiirtäjä ja maamerkki Taipeissa, Taiwanissa.
Finans Kulübü Başkanlığını yürütmektedir.Valtiovarainministeriötä johtaa valtiovarainministeri.
Bunların bir kısmı paralı, bir kısmı reklam finansmanlıdır.Osa näistä on virallisia julkaisuja, osa bootlegeja.
Notlar: ^ Finansal şartlara uygunluk göstermemesinden dolayı 3 puan silinmiştir.Huomioita: Chievolta vähennettiin 3 pistettä valheellisen kirjanpidon vuoksi.
Durgunluğun başlangıcı Batı Avrupa ve ABD'deki finansal krizle aynı zamana denk geldi.Kriisi puhkesi samaan aikaan kuin Yhdysvalloista alkanut finanssikriisi.
ING Group, Hollanda merkezli finans grubu.Population; key figures Alankomaiden tilastokeskus.
Sistem, genellikle ticaret finansmanında kullanılır.Liiketoimintaan tarvitaan yleensä pääomaa.
Maslak'taki finans bölgesinde bulunmaktadır.Ne sijaitsevat Amurin valuma-alueella.
Kanal televizyon lisans ücreti ile finanse edilmektedir.SVT:n toimintaa rahoitetaan televisiomaksuin.
Standard Chartered PLC, Birleşik Krallık merkezli bir bankacılık ve finansal hizmetler şirketidir.Standard Chartered plc on suuri, kansainvälisesti toimiva brittiläinen pankki.
Geliştirilmesi devlet finansmanı sağlanmamıştır.Uusi menetelmä ei lisännyt valtion velkaa.
Finansal zorluklara rağmen ailesi çocuklarına müzik ve sanat dersleri aldırmayı başarmıştır.Taloudellisista vaikeuksista huolimatta äiti pystyi kustantamaan molemmat tyttärensä yksityiskouluihin.
Bankacılık, finans ve ticaret şehrin ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturur.Vakuutus-, pankki- ja kiinteistöala ovat tärkeä osa Etelä-Dakotan taloutta.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.Rakennuksessa oli liiketiloja, joiden tuotolla piti rahoittaa taidemuseon toimintaa.
Film Tristar Pictures ve Amblin Entertainment tarafından finanse edildi.Elokuvan on tuottanut Universal Pictures ja Amblin Entertainment.
Enerji Ekonomisi ve Finansı (M.S.)THE OIL & GAS YEAR (s.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır."Yksityinen velka on velkaa, mutta julkinen velka on yksityissektorin finanssivarallisuutta."
Ancak 2003'ten beri finansal problemler yaşamaktadır ve bir düşüş içindedir.Se on ollut viime vuosina taloudellisissa vaikeuksissa ja on tehnyt tappiota.
Ayrıca ekibin finansal işlerinden sorumlu kişisidir.Hän vastaa firman talousasioista.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Siitä huolimatta hanke rahoitettiin pääasiassa lainalla.
Din, politik ve etnik durumlara bakmaksızın devlet özel okullara finansal yardımda bulunur.Muissa provinsseissa yksityisiä, uskonnollisia kouluja rahoitetaan julkisin varoin.
Programı Amerikan Hükumeti finanse edip NASA yürütüyor.Sen toteutuksen on suunnittellut ja rahoittanut NASA.
Gemi ayrıca Amerikan yatırımcı John Pierpont Morgan tarafından finanse ediliyordu.Se on nimetty amerikkalaisen jalokivien keräilijän John Pierpont Morganin mukaan.
Tokyo, bildiğiniz gibi,dünyanın finans merkezlerinden biridir.Kuten tunnettua, Tokio on yksi maailman finanssikeskuksista.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Μια οικονομική ανάλυση είναι ένα από τα πιο σημαντικά βήματα για τις εταιρείες σήμερα.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Το Ναϊρόμπι είναι σήμερα μία από τις κυριότερες αφρικανικές πόλεις πολιτικώς και οικονομικώς.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod