Ana içeriğe geç
Sözlük

finans ile cümle

finans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve denetlenmektedirler.Była wspierana i finansowana przez ZSRR.
Frankfurt gene Almanya'nın finans merkezidir.Frankfurt nad Menem jest największym ośrodkiem finansowym w Niemczech.
Microsoft Money Microsoft'un kişisel finans yazılımıdır.Microsoft Money to aplikacja produkcji Microsoftu, do zarządzania budżetem osobistym.
Yapımcılığı Columbia Pictures yaparken ve Media Rights Capital tarafından finanse edildi.Serial wyprodukowany został przez Media Rights Capital.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Deficyt budżetowy finansuje się przez zaciągnięcie jakiejś formy kredytu.
Ortak projelerin finansmanını sağlar.Partner prywatny zapewnia finansowanie projektu.
Ticaret ve Finans politikaları konusunda uzmanlaştı.Specjalizowała się w zagadnieniach z zakresu wzrostu gospodarczego oraz polityki pieniężnej.
Sovyetlerin yıkılışından sonra şirket finansal problemler yaşadı.Po rozpadzie Związku Radzieckiego miasto przeżywało znaczne trudności ekonomiczne.
G-10 grubu iktisat ve finansal ağırlıklı bildiriler ve araştırmalar yayımlar.Przygotować rozliczenie finansowe i merytoryczne projektu 2.
Bütçe dahil fayda ve maliyetlerin finansal analizi.Deficyty budżetowe i metody ich liczenia. .
IMF, hızlı borç krizlerinin finansal krize yol açabileceği konusunda Çin'i uyardı.Koordynator ostrzegł także przed zbliżającym się kryzysem żywnościowym.
Yayımcılık endüstrisi ayrıca 1837 Paniği adı verilen finansal krizden de etkilenmişti.Musiał on sprostać następstwom kryzysu gospodarczego wywołanego tzw. paniką roku 1873.
1985 yılında, Finans ve Ekonomi Yüksek Enstitüsü'nden mezun oldu.W 1985 r. została docentem w zakresie nauk organizacji i ekonomiki.
Bu tip kimlik doğrulama finansal ya da kişisel işlemler için önerilmez.A także, że nie będzie starać się o uzyskanie osobowości prawnej czy własnego majątku.
Fakat bu da programa finansal kaynak açısından yetersiz kaldı.Brak środków finansowych wpłynął również na skalę projektu.
2010 yılı itibarı ile finansman sorunları nedeniyle üretimi durdurulmuştur.Zawody z roku 2010 zostały odwołane z powodu problemów finansowych.
Bunlar finansal olarak kısmen ABD tarafından desteklenirler.W rzeczywistości były to osoby w jakiś sposób zasłużone dla Stanów Zjednoczonych.
Maslak'taki finans bölgesinde bulunmaktadır.Znajduje się na obszarze Magury Spiskiej.
Stockholm İsveç'in finans merkezidir.Stockholm est la capitale de la Suède. → Sztokholm jest stolicą Szwecji.
Finansmanın bir kısmı özel bağışçılardan sağlandı.Część ze środków uzyskiwano z prywatnych loterii.
1993-2000 yılları arasında bankacılık ve finansla ilgili konularda çalıştı.W latach 1990–1994 pracował w handlu i bankowości.
Büyük yatırımların yapıldığı kuruluşlar bunu genellikle kendi paralarıyla finanse edemez.Pomagamy sobie określonymi regułami, których zwykle używamy bez płacenia za to.
Kimya, enerji, finans ve lojistik gibi alanlarda faaliyet gösterir.Grupa działa w branżach chemicznej, energetycznej i logistycznej.
500 ila 2000 görevli istihdam edilmesi ve ABD hükümeti tarafından finanse edilmesi kararlaştırılmıştır.Liczbę wyznawców szacuje się pomiędzy 500 a 2000 osób, którym rząd nie wystawia im cywilnych dokumentów.
Finans konusunda tanınmış bir otoriteydi ve sürekli Bütçe Komisyonunda muhabir veya başkan olarak görev yaptı.W parlamencie pracował w komisji finansowej jako reporter lub jej przewodniczący.
GSE’nin çalışmaları, Türkmeneli İşbirliği Vakfı tarafından finanse edilmektedir.Było to finansowe ramię Światowej Organizacji Syjonistycznej.
Büyük ölçüde Slovak hükümeti tarafından finanse edildi.Arbetet har i stor utsträckning finansierats av den svenska regeringen.
Falck, güçlü finansal ortağı Nordic Capital ile birlikte yurtdışında mümkün olan her yere yayılmaya başladı.Tillsammans med den finansiella partnern, Nordic Capital, började Falck expandera utomlands.
PepsiCo şirketine 1994 yılında girdi ve 2001 yılında finansal işler başkanı oldu.1994 kom hon till PepsiCo och 2001 blev hon finanschef.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Resterande belopp läggs om till ett lån.
Saldívar motele döndü ve Selena eksik finansal kâğıtları tekrar istedi.De återvände till motellet och Selena krävde återigen att få tillbaka dokumenten.
Finansal hizmetler, finans sektörünün sağladığı ekonomik hizmetlerdir.Finansiella tjänster är tjänster i finansbranschen.
Laboratuvarını vergi ile finanse etti ve icatlarından ve diğer endişelerindeki sözleşmelerinden teslim alındı.Han finansierade laboratoriet med inkomst från sina uppfinningar och från kontrakt på andra projekt.
Batman Başlıyor finansal ve eleştirel açıdan başarılı oldu.Batman Begins var både kritiskt och kommersiellt framgångsrik.
Tüccarlar kredi kurumlarının ve finans şirketlerinin çalışanlarıdır.Finansförmedlare är exempelvis kreditinstitut och försäkringsbolag.
Orkestranın finansmanını Berlin şehri ve sponsoru Deutsche Bank sağlamaktadır.Orkestern finansieras av staden Berlin i samarbete med Deutsche Bank.
Frankfurt gene Almanya'nın finans merkezidir.Frankfurt kom dock att bli Västtysklands finansiella centrum.
Bu orduyu finanse etmek için yeni bir kelle vergisi (Reichspfennig) konuyordu.Spanjorerna införde under denna tid en hård beskattning för att finansiera sin militär.
Taipei 101 Taipei'nin yeni finans merkezi.Taipei 101 (Taipei Financial Center) är en skyskrapa i Taipei.
Finansal ve yaratıcı nedenlerden dolayı dönemsel bir biçim ile kuruldu.Spelet utvecklades med ett episodiskt format i åtanke av både ekonomiska och kreativa skäl.
Finansman Şubesi müdürlüğünü üstlendi.Ägs av Sparbanksstiftelsen Gripen.
Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği.Utskottet för föreningens finans- och värdepappersintresserade.
Büyük bir finansal başarısı olmasa da, küçük ama tutkulu bir hayran kitlesi vardır.Trots att man saknar stora framgångar har man en stor och trogen fanskara.
Nordea Bank AB, Kuzey Avrupa'da faaliyet gösteren bir İskandinav finansal hizmetler grubudur.Skandinaviska Enskilda Banken AB (SEB) är en nordeuropeisk finanskoncern med huvudkontor i Stockholm.
Demir Sabancı'nın üçüncü yatırımı ise İtalyan finans devi Banca Di Roma'nın binası oldu.Under mellankrigstiden köptes byggnaden av italienska Banco di Roma.
Ancak, finansın nereden olacağı karmaşıktır.Och framförallt, varifrån ska pengarna komma?
Finans Bakanlığı sırasında ülke dengesiz bir ekonomik büyüme devresinden geçiyordu.Under hans ämbetstid genomgick Ryssland en exempellös period av ekonomisk tillväxt.
Filmi Libya lideri Muammer Kaddafi finanse etmişti.Libyens ledare Muammar al-Khadaffi gick då in med finansiering till filmen.
Pingyao, Qing Hanedanı döneminde Çin'in finans merkeziydi.Pingyao har även varit Kinas finansiella centrum.
Merkantilistler, para bolluğunun ticari işlerin finansmanını kolaylaştırdığını söylerler.Personligt varumärke erbjuder löften om ökad framgång i näringslivet.
1911'de finansal problemlerde dolayı takımdan ayrılmak zorunda kaldı.Klubben upplöstes 1919 på grund av ekonomiska problem.
Ayrıca, Litvanya ve Ukrayna katılmayı planlamışlardı fakat finansal sebeplerden dolayı çekildiler.Även Litauen och Ukraina skulle ha ställt upp men drog senare tillbaka sina respektive intresseanmälningar.
Gerek kamu sübvansiyonları ve reklam ile finanse edilmektedir.Den finansieras uteslutande genom prenumerationer och annonser.
1931'de İçişleri, Finans ve Sağlık portföylerini de tutan Belçika'nın 28. Başbakanı oldu.6 juni 1931 blev han premiärminister, och höll samtidigt i inrikes-, finans- och hälsoportföljerna.
SpaceX özel sektör tarafından finanse edilen bir uzay taşımacılığı şirketidir.SpaceX Dragon är en rymdkapsel som utvecklas av det privatägda företaget SpaceX.
Ayrıca bir finansal hizmetler merkezidir.Koncernen erbjuder även finansiella tjänster.
Çok sayıda projenin iptali nedeniyle şirket 2012'de ciddi bir finansal krize girdi.Efter många år av finansiella problem lämnade THQ in en konkursansökan i december 2012.
Geliştirilmesi devlet finansmanı sağlanmamıştır.Organisationen finansieras utan statligt stöd.
Finansmanın bir kısmı özel bağışçılardan sağlandı.Finansieringen har hittills täckts av privata donationer.
Bu dönemde, Okkır'ın, iddia edilen Ergenekon örgütünün finansörü olduğu ortaya atıldı.Detta innebär att Engarde är till dags dato den enda klient som Wright har fått förklarad skyldig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod