Ana içeriğe geç
Sözlük

finans ile cümle

finans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1892-1893 yılları arasında Finans Bakanı oldu.Nadien was hij van 1892 tot 1893 nogmaals minister van Financiën.
Daha sonra çekeceği iki filmi için finansman bulma sıkıntısı da yaşayacaktı.Naar haar werk zou hij later nog twee documentaires verwezenlijken.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Het gemeentebestuur investeert veel geld in computers en multimedia op de scholen.
Hedefinde Wall Street finans analizcisi olmak vardı.Hierin werd het financiële kapitalisme van Wall Street veroordeeld.
Bu büyüme büyük ölçüde hem yabancı hem de yerli yatırımlar tarafından finanse edildi.Deze omvang was vooral uitzonderlijk omdat alles gefinancierd werd met giften uit binnen- en buitenland.
Örgüt, federal devlet ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti tarafından finanse edilmektedir.De universiteit wordt gefinancierd en beheerd door de deelstaat Noordrijn-Westfalen.
2005 yılında finansal sorunlar nedeniyle kapatılıp tekrar kurulmuştur.De concessie werd door financiële problemen alweer in 2009 verloren.
Orada kısa zaman içinde kişisel ve finansal problemlerle karşılaştı.Hij kampte echter ook met persoonlijke en financiële problemen.
Avrupa Birliği tarafından finanse edilmekte ve denetlenmektedirler.Dit comité werd ondersteund en gestuurd door de Sovjet-Unie.
Veronica'nın finansal problemleri vardır.Jens heeft echter nogal geldproblemen.
Şirketin finansmanı kurucuların ailelerinden alınan 150.000 dolarlık borçlarla sağlanmıştır.De ontvoerders eisen 150.000 euro van de familie Welvaert.
Her ikisi de kendi finansal desteklerine sahipti.Beide hadden hun eigen bestuur.
"Hükümetin işi finansal hizmetlere olanak vermektir, sağlamak değil."De pers is bedoeld om de bestuurden te dienen, niet de bestuurders."
Bu tarihten itibaren bölge hızla gelişerek Şanghay'ın ticaret ve finans merkezi haline geldi.Deze wijk groeide snel uit tot het commercieel hart van Shanghai.
Finansal sorunlar nedeniyle, 2009 sezonundan sonra takım yarışlardan çekilmiştir.Door financiële problemen werd de club ondanks een vierde plaats in het seizoen 2009 uit de competitie gezet.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.Ook werd een voorstel gedaan om het gebouw een museale functie te geven.
20th Century Fox ve Paramount Pictures Titanik'i birlikte finanse ettiler.Zij werd door 20th Century Fox geleend van Paramount Pictures.
Bâzı bankalar tarafından müşterilerin doğal gaz, elektrik, su gibi ödemelerini finanse etmede kullanılır.Vastrecht is het bedrag dat gebruikers van gas, water en elektra betalen ongeacht hun verbruik.
Alcatel-Lucent, Franco-American finansmanına ihtiyaç duydu.Alcatel had het geld nodig om de overname van het Amerikaanse Lucent te betalen.
2001 yılında finansal sorunlar nedeniyle batmıştır.In oktober 2001 pleegde hij zelfmoord wegens financiële problemen.
Schäuble Freiburg im Breisgau'de doğdu, babası bir vergi finans danışmanıdır.Schäuble werd geboren in Freiburg im Breisgau in 1942 als zoon van een belastingconsulent.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Hierna werd de club om financiële redenen echter opgeheven.
Afrika Finans ve Yatırım Grubu'nda bir yönetici idi.Hij behaalde een licentiaat in de Afrikaanse en financieel-economische wetenschappen.
Ayrıca ekibin finansal işlerinden sorumlu kişisidir.Ook is hij nog steeds betrokken bij financiële zaken van de band.
Gremlinler finansal açıdan başarılı oldu.De Kroniek was financieel geen succes.
Fama, modern finansın babası olarak tanınmaktadır.Smith wordt alom genoemd als de vader van de moderne economie.
Geri kalan bütçe ise bir kredi ile finanse edildi.Deze overname werd betaald via een lening.
Ama şirket finansal nedenlerden ötürü grup dağılmıştır.Om economische redenen werd de groep echter gedoemd tot uiteenvallen.
Başbakan olarak görev yaptığı dönemden sonra finans sektöründe yer aldı.Na zijn periode als premier werd hij actief in de zakenwereld.
Aynı zamanda adanın iş, finans, yönetim, ulaşım, alışveriş ve eğlence merkezidir.Het is het belangrijkste centrum op het eiland betreffende zaken, financiën, transport en vermaak.
Yani, törenler regional band üyelerince değil local band üyelerince finanse edilir.De Bond ontvangt geen subsidie van de rijksoverheid, wel van sommige gemeenten.
Kendi yayınevi kitabın basımını finanse edemiyordu.Ze kan immers haar boodschappenlijst niet voorlezen.
Stockholm İsveç'in finans merkezidir.Handen is een onderdeel van Stockholm de hoofdstad van Zweden.
Dow Jones Newswires gerçek zamanlı bir ekonomi ve finans haberleri ajansıdır.Dow Jones & Company is een Amerikaans uitgeverij- en financiële informatieconcern.
FIFA onarım çalışmalarını finanse edeceğini duyurdu.FIFA ogłosiła, że będzie finansować odbudowę.
Wirecard AG, merkezi Almanya'da bulunan, global bir finansal hizmetler ve teknoloji firmasıdır.Wirecard AG to globalny dostawca usług finansowych i technologii z siedzibą w Niemczech.
Finansal sebeplerden dolayı kulüp kapatılmıştır.Klub z przyczyn finansowych został rozwiązany.
Film, Polish Film Institute ve kısmen de Kickstarter kampanyası ile finanse edilmiştir.Film został sfinansowany m.in. przez Polski Instytut Sztuki Filmowej oraz użytkowników portalu Kickstarter.
Müzenin finansmanını sağlayabilmek için aktif bir kampanya başlatıldı.W celu sfinansowania podjętych działań muzeum przeprowadziło kampanię fundraisingową.
2009 yılında, Child üniversitede öğrencileri için 52 Jack Reacher bursu finanse etti.Dla 52. studentów uczelni ufundował stypendia Jacka Reachera.
Ayrıca bir finansal hizmetler merkezidir.Wadowice są również ośrodkiem finansowym.
Finans kurumlarıArtykuł o finansach
Bu tutar kendi kendini finanse edecek durumdaydı.Było to przedsięwzięcie samofinansujące się.
Filmin finansmanını Channel 4 televizyonu sağlamıştır.Film został w całości sfinansowany przez Channel 4.
20th Century Fox ve Paramount Pictures Titanik'i birlikte finanse ettiler.Wyprodukowany przez 20th Century Fox i Paramount Pictures.
Finansal kaynaklar yönetilir.Zasoby są przedmiotem zarządzania.
Pingyao, Qing Hanedanı döneminde Çin'in finans merkeziydi.Podczas rządów dynastii Qing, Pingyao było finansowym centrum Chin.
Çeçen Mücahitler Örgütü'ne finansman sağlamıştır.Wspierany przez czeski fundusz powierniczy uchodźców (Czech Refugee Trust Fund).
Müze Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı tarafından finanse edilmektedir.Organizacja finansowana jest przez Departament Kultury, Mediów i Sportu.
Finansal varlıkları fiyatlandırma modelinin (Capital Asset Pricing Model) yaratıcılarından biridir.Jest jednym z twórców modelu wyceny aktywów kapitałowych (CAPM).
Bu da onun finansal durumunun kötülüğü hakkında bir ipucu olabilir.Próbuje namówić ją do kłamstwa w sprawie ich sytuacji finansowej.
Ancak finansal kriz içindeki takım küme düştü.Wspólnota popadła w deficyt finansowy.
1975'te yaşanan başkanlık değişikliğinden sonra gerekli finansal kaynaklar bulundu.W 1975 roku w wyniku reformy administracyjnej zniesione zostały powiaty.
Ocak Ayaklanması'nı açıkça destekledi ve mülteciler için finans sağlıyordu.Po wybuchu powstania styczniowego wspierał je finansowo, a później pomagał popowstaniowym uchodźcom.
Finansal sıkıntılar bazı takımları Formula 1’i bırakmaya zorladı.Była to próba ograniczenia kosztów poprzez umożliwienie zespołom zakupu silników Formuły 1.
İşletim giderleri özel bağışçıların yanı sıra çeşitli vakıflar ve sponsorlar tarafından finanse edilir.Do pozyskiwana funduszy zmuszeni są sami lekarze pozyskujący specjalne granty i sponsorów.
Veronica'nın finansal problemleri vardır.Maude popada w kłopoty finansowe.
Ama şirket finansal nedenlerden ötürü grup dağılmıştır.Cukrownia jednak zrezygnowała z budowy obu linii z powodów finansowych.
1965 yılında kurulan kulüp, finansal sıkıntılar nedeniyle 2010 yılının Ağustos ayında feshedildi.W 1965 roku wskutek problemów finansowych klub rozwiązano.
Stüdyo finansal olarak oldukça zayıftı.Cały projekt okazał się wadliwy pod względem finansowym.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod