Ana içeriğe geç
Sözlük

final ile cümle

final kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Final sınavları yaklaşıyor.The final exams are approaching.
Oyunun final skoru üçe birdi.The final score of the game was 3 to 1.
Takım yarı finali kazandı ve finale yükseldi.The team won the semifinals and advanced to the finals.
Jim, finaller için sıkı çalışıyor.Jim is studying hard for his finals.
Final sınavları iki hafta sonra.Final exams are two weeks from now.
İki takım final maçında karşı karşıya geldi.The two teams competed in the final game.
Beş koşucu finale ulaştı.Five runners reached the finals.
Altın kupa final maçının galibine verildi.The gold cup was given to the winner of the final match.
Final maçı çok heyecan verici değildi.The final match was not so exciting.
Final oyunu yarına ertelendi.The final game was postponed to tomorrow.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.Mary is sitting up late this week to prepare for her finals.
Bu yılki final karşılaşmasın kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win this year's Super Bowl?
Final sınavları muhtemelen gelecek aya ertelenecek.The final exams will probably carry over into next month.
Final notuna gelince, bu senin final sınavına bağlı.As to your final grade, that depends on your final examination.
Geçen yıl, Tom final sınavlarının ikisinde başarısız oldu.Last year, he failed two of his final examinations.
Biz finale yükseldik.We advanced to the finals.
Katılımınız final derecenizi etkileyecektir.Your attendance will affect your final grade.
Öğrenciler final sınavını çok kolay buldu.The students found the final examination to be a breeze.
Öğrenciler için final sınavı çocuk oyuncağıydı.The students found the final examination to be a breeze.
Final maçındaki tek gol Andrés Iniesta tarafından atıldı.The only goal of the final match was scored by Andrés Iniesta.
Tom final sınavına giriyor.Tom is taking his final exam.
Tom final sınavını geçemedi.Tom failed to pass the final exam.
Tom şu an finaller için inekliyor.Tom is now cramming for the finals.
Şampiyonanın finalleri Meksika'da olacak.The finals of the championship will be in Mexico.
Final Fantasy bir film değil, video oyunudur.Final Fantasy is not a movie, but a videogame.
Final sınavları yaklaşıyor, bu yüzden meşgulüm.Final exams are coming up, so I'm busy.
Bu öğleden sonra final sınavına hazırlanacağım.I'm going to prepare for the final exams this afternoon.
Bu öğleden sonra final sınavlarına çalışacağım.I'm going to study for the final exams this afternoon.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar yatmıyor.Mary is staying up late this week to prepare for her finals.
Tom Mary ile final karşılaşmasını izleyecek.Tom will watch the Super Bowl with Mary.
Çoğu öğrenci final sınavları için hazırlanıyor.Most students are preparing for the final exams.
Senin için bir final sorum var.I have one final question for you.
Ben bugün sadece final sınavıma girdim.I just had my final exam today.
Final sınavında birkaç hata yaptım.I made several mistakes on the final exam.
Finallerinde nasıl yaptın?How did you do on your finals?
Tom finallere yükselemeden elendi.Tom was eliminated before he got to the finals.
Ben final sınavıma giriyorum.I am taking my final exam.
Final sınavına giriyorsunuz, değil mi?You are taking your final exam, aren't you?
O, final sınavına giriyor.He is taking his final exam.
Mary final sınavına giriyor.Mary is taking her final exam.
Biz final sınavımıza giriyoruz.We are taking our final exam.
Onlar final sınavlarına giriyorlar.They are taking their final exam.
Final Fantasy film değil bir video oyunudur.Final Fantasy is not a film, but a videogame.
Takımım hiç çeyrek finalden öteye gidemedi.My team has never advanced beyond the quarter-finals.
Türkiye bu yılki Dünya Kupası'nda finale çıkmadı.Turkey did not qualify in this year's World Cup.
Tom final sınavları için hazırlanırken çok çalıştı.Tom burnt the candle at both ends preparing for his final exams.
Oyun beraberlikle sona erdi ve final skoru 2-2'ydiThe game ended in a draw, and the final score was 2-2.
Dünya Kupası finalinin hakemliğini bir Meksikalı doktor yapacak.The World Cup final wil be refereed by a Mexican doctor.
Arapça seviye 5'ten başarısız olacağım, finalden en az C almazsam.I will fail Arabic Level 5 if I don't get at least a C in the final exam.
Tom Dünya Kupası finali sırasında TV'sine yapıştı.Tom was glued to his TV during the World Cup final.
Tom finalleri için sıkı çalışıyor.Tom is studying hard for his finals.
O, final basketbolunu izlemeyi sever.He loves to watch playoff basketball.
Devler sonunda finale kaldı.The Giants finally made it to the playoffs.
Tom, takımı büyük finali kaybedince yumruğuyla duvarı deldi.Tom punched a hole in the wall after his team lost the grand final.
Final o kadar iyiydi ki onu defalarca yeniden izledim.The finale was so good, that I rewatched it many times.
O final sınavlarında dikkat çekici notlar kazandı.She earned remarkable grades at the final exams.
Tom finalistlerden biri mi?Is Tom one of the finalists?
Finaller yaklaşırken neredeyse sinir krizi geçirecektim.As finals approached, I nearly had a nervous breakdown.
Tom'un finalist olacağını düşünüyorum.I imagine Tom will be a finalist.
Tom'un bir finalist olacağını düşünüyorum.I expect Tom will be a finalist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
final ile cümle - final kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App